Pages

5 Nis 2020

bir hafta daha....


Selamlar
Bugün bizim okuldan bir arkadaş paylaşmıştı. Zamanla ilgili algımızı anlatan en net resim. Zamanın anlamını yitirdiği demlerdeyiz. "İki günü aynı olan ziyandadır" demiş, Sevgili peygamberimiz. Biz kaç günü farksız yaşadıkta, bu hale geldik, böyle bir ziyana düştük bilmem. Ama elimden geldiğince, günlere anlam katmaya, yeni bir şey öğrenip, yeni bir şey üretmeye çalışıyorum. umarım sağlıklı verimli geçer bu kuluçka dönemi. 


Son paylaşımdan sonra neler mi yaptım.
İki gün oluyor sanırım, sevgili Nilgün'le, digital ortamda buluşup, bugünlerin anısına ev ördük. Bez bir çantaya aplike yapıp, gezmek nasip olsun :))
Kitapları Goncacan gönderdi. serinin eksik parçalarını. Bir halk türküsü, "iki gönül bir olsa, üç günlük yolsa ne var" diyor. O hesap, Goncacan Eskişehir'den yetişti, imdada:)


Stokçu bir insanım ama ip konusunda:)) Sevdiğim bir ip varsa, aklımda o iple yapılacak bir proje varsa, ötelemeden alıyorum. İyi ki öyle yapmışım. Dedri Uys'ın tasarımı, Ubuntu isimli battaniyeyi örmeye niyet etmiştim. Daha önce ördüm ama kardeşime hediye etmiştim. Bir tanede kızım için örmeyi düşünüyordum. Aylar önce bu ipleri o yüzden almıştım. Her şey normal olsaydı, kim bilir ne zaman sıra gelecekti, ne kadar sürede bitecekti. Vakit bu vakittir dedim ve bismillah çekip başladım.


Hüseyin Nihl Atsız, lisede okuduğum yazarlardan, zaten öğrencilerimle oluşturduğumuz okuma grubunun tercihi, Her ne kadar milliyetçilik anlayışımız çok fazla denk düşmese bile, gençlerin okumasını tavsiye ettiğim yazarlardan. Çünkü niyeti halis. Bu arada ben bitirdim kitabı. Gelecek hafta Yüzüklerin Efendisi serisinden devam edeceğim.




 Ubuntunun üçgen motiflerinin bir videosu daha var. o da bitti. Ama henüz resimlemedim. Bir dahaki sefere inşallah. Ubuntunun çok hoş bir anlamı var. İlk Ubuntu battaniye paylaşımında yazmıştım. merak edenler için işte burada.


Kalan ipleri ardarda örüp, ip kalabalığını fonksiyonel hale getirmeye çalışıyorum. Bu da ikinci ürün. Ben başladım, kızım tamam etti. Arada böyle temizlik hem rahatlatıcı hem işlevsel. sevdim bu işi.


Evde kalıp, hareketi neredeyse sıfıra indirdik. Ama evde kalan insan, her günü pazar kahvaltısı modunda yaşamaya başlayınca, pasta börek muhabbeti aldı yürüdü. Önlem almak şart. farklı denemeler peşindeyim. Yeşil mercimekle unsuz ekmek yaptım. Tarifi aşağıda. Kahvaltıda ekmek yerine yenilebiliyor. Sağlıklı ama lezzetsiz değil :))
Bakalım haftaya neler getirecek zaman. Hepinize sağlık diliyorum canlar.
Selametle....

MALZEMELER
28×28 cm lik tepsi için
2 su bardağı yeşil mercimek ( bir akşam öncesinde sıcak su ile ıslatalım) 
3 yumurta
1 su bardağı yoğurt
Yarım veya 1 çay bardağı sıvıyağ
3_4 yemek kaşığı lor peyniri
Kıyılmış dereotu ve maydanoz
Peyniriniz tuzsuzsa 1 çay kaşığı dolusu tuz
1 yemek kaşığı çörek otu
1 paket kabartma tozu 
1 çay kaşığı karbonat 
En sonunda 
Üzerine susam serpebilirsiniz. 

200 derece fırında pişiriyoruz. biraz soğusun, sonra kesin. 

8 yorum:

Yüreğimin İklimi dedi ki...

ekmeği deneyeceğim tarif için sağol.

Gonca dedi ki...

Ahhh örgüler pastalar börekler *-* *-* ne kadar güzel yahuuu :)

mavilale dedi ki...

yüreğimin iklimi afiyet olsun şimdiden sevgiler :))

mavilale dedi ki...

gonca çok teşekkür ederim. sevgiler

Derya dedi ki...

Ubuntuyu çok merak ettim izlemedeyim, kolay gelsin, bizde de pasta börek çok yapılır oldu, evde sürekli aç bir çocuk var başa çıkamıyorum, araya bunlardan eklemek şart oluyor, ev de çok güzel olmuş inşallah o çantanızla keyifli gezmeler olsun, kalan iplerde değerlenmiş süpersin, sağlıkla kal Zeynepcim, bol üretimli ve okumalı günler dilerim ;)

deeptone dedi ki...

maşallah maşallah sanaaa :) bu kez de ubuntuyu öğrendiik :) feriha hanım da geldii yeni bölüüüm :)

Mert (Kafa Dergi) dedi ki...

el emekleri pek hoş :)

Can Uzunyol dedi ki...

Selamlar blogunuzu takipteyim sizde blogumu takip edip son yazıma yorum yazarsanız çok ama çok mutlu olurum :)