Pages

14 Mar 2019

ince saz

selamlar
bir koşturmalı güzel günden kalanları buraya ekleyeyim istedim. :)) benim kaderim sanırım. bir şeyi çok ister plan yaparsam günler öncesinden, hemen hasta olmam lazım :)) çok istemiştim incesazı dinlemeyi. planladık. hatta arkadaş biletleri aldı. iyi ki aldı. çünkü biletler alınmamış olsa mesai dönüşü yorgunlu yüzünden vazgeçebilirdim.
birde aksi gibi bütün kış hasta olmayıp, bu süreçte antibiyotik kullanacak kadar boğazım fena. kulaklarım uğulduyor falan. ama iyi ki biletler alınmış iyi ki gitmişiz. çok güzel bir akşamdı.





10 Mar 2019

çarpı işi


selamlar
bugün verimli bir cumartesi geçirdim. şubatın sonunda kaydolduğum medeniyet ve kültür akademisinin ikinci dersine nihayet katılabildim. geçen hafta edebiyatımız ve biz konulu dersi kaçırdım malesef. evin ciddi temizliğe ihtiyacı vardı. temizliğe gelen kadın, hafta içi başka bir yerde çalışıyor. mecburen hafta sonları almam gerekiyor o yüzden. hasılı kelam ilk dersi kaçırdık. bugün tarih bölümünden bir hoca vardı. Abdülhamit dönemini anlattı. verimli bir dersti.bolca notlar aldım. onları düzenlemeyi düşünüyorum yarın. özlemişim öğrenci olmayı.



geçen sene onbeş tatilde yaptığım bir çalışma bu. yazıma vesile olsun istedim. kabul ediyorum, çılgınca bir işti. ama yaparken ve kullanırken büyük keyif aldım.
selametle...

8 Mar 2019

yazık edilmiş günler


selamlar
bir kaç gündür arkadaşların bloglarını gezip okumaya, yorum yazmaya başladım yeniden. blog gezmek eski heyecanına kavuşacak inşallah. sevgili sercanın iddiası 21 gün devam edersek alışkanlık kazanırız diyor. :) ben her gün yazamam orası kesin ama yeniden alışkanlık kazanmak için gayret edeceğim. 


modeli sercanın bloğunda görünce, ben bundan ördüm hadi koş paylaşıma dedim kendime hem yazmaya neden olsun. aslında dün yazacaktım ama yürüyüşten sonra canım ekran görmek istemedi nedense. bu modeli ben motif etkinliğinden kalan iplerimle yapmıştım. o yüzden biraz renkleri sınırlı kaldı. sevdiğim bir dostuma hediye edildi bile. ama örmesi muhteşem. sonuç çok tatmin edici. youtuberların popüler motiflerinden biri, yapılışını bulmak çok kolay yani. ben örgücü şirinden bakmıştım.


 fotoğraflara bakınca yaklaşan güzelliği hatırlayıp, motive oldum. hava ne kadar aydınlık ve ferahmış. bu güzel günlerin yaklaşıyor olması mutluluk verici. bu hafta hava malesef hala biraz soğuk bende hasta olacak gibiyim. ama haftaya inşallah saksılarımı, çiçeklerimi elden geçireceğim.balkonda bana eşik etmeleri ruhuma iyi geliyor çünkü.


gelelim yazık edilmiş günlere, malum bugün 8 Mart Dünya Kadınlar Günü. bir haftadır reklamlara bakınca insanın içi acıyor. Kapitalist sistemin ölümüne neden olduğu kadınları anmak adına, düşünülmüş bu güzel gün, kapitalist sistemin tüketim unsuru olarak kullandığı bir güne dönüşmüş durumda. piyasa ekonomisi denen şeyin ahlakı yok cidden.
üç aylardan Recebin ilk günü bugün. hayırlı güzel zamanlardayız. rabbim arınmamıza vesile kılsın. nefis hastalıklarımızla mücadele azmi kazanalım inşallah. iyi günler, hayırlı cumalar efendim
selametle....

6 Mar 2019

soficilik


selamlar 
bu ara her şeye geç kalıyorum sanki. sevgili  ezginin sophıe's unıverse battaniyesi için başlattığı etkinliği de geç duydum. gerçi vaktinde duysam bile başlayamazdım.  çünkü geçen sene yazın ayvalıktan aldığım muhteşem iplerle dantel perde örme hevesine kaptırmış durumdayım kendimi. elim ince ip ince tığa alışmışken elimin ayarı bozulmasın diye kalın tığdan uzak duruyorum bu ara :) 
ama vaktinde bende sofi ördüm yani :)

bu battaniye o kadar muhteşem bir şey ki, tığ işinde bir nirvana bence sevgili barbara gerçekten harikalar yaratmış. örmeyenler grift halinden çekiniyor ama videoları inanılmaz ayrıntılı ve açıklayıcı. düşünenler varsa hiç endişe etmesin başlasın bu güzelliğe derim.


sofi örmek bir kere renklerle dans etmek gibi sonraki sırada hangi rengi kullansam diye düşünürken, hiç ummadığınız renkler hiç ummadığınız şekilde yan yana gelip beklenmedik sürprizler yapabiliyor size


 bazen kendinizi o kadar kaptırırsınız ki bardak altlığı almak için bile zaman kaybetmek istemezsiniz. içinizdeki ev hanımı masa örtüsü kirlenmesin ama der sürekli. iplerin poşeti yardıma yetişir o esnada:))


her sırası başka ayrıntı her sırası başka güzeldir.


aklınızda sürekli bir sonraki sırada hangi rengi kullanacağınız vardır. sıralamayı kurgular sonra bozar sonra yeniden kurgularsınız. felsefe gibi refleksiftir yani :)))


son tahlilde bir çiçek bahçesi karşılar sizi. sofinin çiçek bahçesi :))


dantel perdemin son parçasına geldim. hiç belli olmaz belki geç bile olsa soficilik oynamaya bende gelirim. :))
selametle......

26 Ara 2018

madem kış geldi.

selamlar
madem kış geldi, kışlık bir post yazmalı değil mi. geçen seneden beri boş durmayıp üretmişim bakınca onu gördüm fotoğraflara. sevdiğim insanları fiziksel olarsak ısıtan el emeklerim, benimde ruhumu ısıtıyor. bu tadı başka şeyde bulmak epey zor.


 motif grubuyla ördüğümüz motifler büyüklü küçüklü kuzenlere hırka oldu. :)

 anne çok renk seviyor :) Allah'tan gencimiz giymem demiyor.:)

 bizim ponçik hırkamız olmasa mıydı.

 bu daha yeni bu senenin mahsulü. sevdik kendisini.

 zaten poz vermeyi beceremeyen insan birde aynada kendini çekerse karikatür tiplemesi olur işte böyle ahahahah

motif etkinliğinden büyük kuzene düşen :)




hadi nilüfer dinleyelim. her yerde kar var madem. selametle...



9 Ara 2018

pazar aşkına :)


hayırlı sabahlar
benim için pazar tembellik demek :)) o yüzden pazar gibi olmayan bir pazara uyandım aslında. ama yinde de mutluyum. sevdiğim arkadaşlarım akşama bana gelecek, hazırlık yapmak çok keyifli o yüzden. burada hiç bahsetmedim ama ben 6 aydır diyetteyim. kendimi boşlamam bana korkunç kilolar olarak dönmüştü. bu sorunla mücadele edip çok şükür bir noktaya getirdik. konu niye buraya geldi. sabah artık çok erken kalkıp kahvaltımı ediyorum. hayattaki en büyük yanlışımdan kurtulmak adına. bu sabahta erkenden uyanıp kahvaltımı ettim. kitabımın son 30 sayfası kalmıştı. onu bitirdim. akşamdan yapıp dondurucuya koyduğum kurabiyeleri pişirdim. aslında dediğim gibi bugün işim çok misafirim gelecek akşama ama bu kitabın düşündürdüklerini yazmadan geçmek istemedim.




bende gençken etkilenmiştim birkaç "izm"den itiraf ediyorum. ama 40 lı yaşlarım bana öğretti ki insan aklının ürettiği hiçbir "izm" insanın derdine çare değil. Mısırlı bir yazar Neval SEDDAVİ. ilk defa okudum. edebi olarak çok başarılı mı tabiki hayır. daha nitelikli kitaplar okudum. ama anlattığı hikaye biz steril hayatlar yaşayan insanlar için, birazda vicdan sahibiysek oldukça sarsıcı. ölüme mahkum edilmiş bir fahişenin yaşadıkları üzerine kurgulanmış bir kitap. konu daha çok okunsun diye tiksinç bir üslupla yazılabilirdi. bu basitliğe düşmemiş olması çok güzel. Ama kitabın bakış açısına katıldığım söylenemez. kahramanımız Firdevs'in yaşadıklarına bakınca, onu ölüme götüren davranışı çok anlaşılır. buna itirazım yok. benim itirazım yazarın, Firdevs'in seçimini kutsaması.
işte başta söylediğim insan aklının ürettiği izmlerin bize çare olamaması burada devreye giriyor bence. şiddete tacize tecavüze hayatı boyunca maruz kalan bir kadın, birini öldürmeyi seçebilir. biz üçüncü şahıslara burada düşen, onu bu hale getiren sistemin sorgulamasını yapmaktır. şiddet gören bir kadının şiddet uygulamasını kutsamak değil. işte insan aklı sadece bunu üretebiliyor. geçenlerde haberlerde seyrettim köpeğini döven adamı hayvan severler toplanıp dövmüş. davranış aynı. Taif''te taşlanıp yaralanan Peygamberimiz kendisini yaralayan insanlar için Rabbinden merhamet diledi. çünkü O nefsinden gelenle hiç konuşmadı. vahiyle desteklenen ruhuydu her zaman konuşan. bizimde kadın erkek hepimizin ihtiyaç duyduğu şey işte bu bence. köpeği döveni döven insanlar, evlerine mutlu mesut gittiler. köpeğin intikamını almışlardı çünkü. fakat aslında köpeği döven insandan zerre farkları yoktu. çünkü ikisi de nefsinin oyuncağı olmuştu. Rabbim bizi nefsimizn şerrinden korusun.
ikinci itirazım kitaptan çok, bu kafalarda insanlara. tarihin her devrinde ve her yerinde yaşanan kadını aşağılama, onu hor gören ve ona meta gibi davranan zihniyet, sanki sadece bir coğrafyaya ve sadece bir inanç biçimine has gibi sunulup sevis edilmesi artık mide bulandırıcı hale geldi. biraz tarih bilmek ve iyi niyetle yaklaşmak gerçeği görmek için yeterli zannımca.
selametle...

2 Ara 2018

huuuuu delular huuuu.....

selamlar
oyy hayat telaşı yine yoğunlaştı. bloğum yine garip kaldı ama kopmak yok, inşallah. bu ara malum yazılı mevsimi başladı. ben ilk sınavımı anam babam usulü klasik yapıyorum genelde. bence eğitimdeki en büyük problem test sorusunda doğru şıkkı işaretlemekten cümle kuramaz oldu gençler. o yüzden benim ilk sınavlarım mutlaka cümle kuracakları klasik sınav olur, yirmi yıldır. bu alışkanlık bana yazılı okumak için uzun zamanlar ayırmak olarak dönüyor tabi. o yüzden yazılı mevsimi yoğun geçer bende. pek kendime zaman ayıramam. neyse ki tek sınıfım kaldı. bitiriyoruz süreci. 
      gelelim delilerin hikayesine. film vizyona girmeden rastlamıştım sosyal medyada. önce kostümler dikkatimi çekti. aslında oyuncuları tanımama rağmen, ağır makyaj yüzünden kim olduklarını bilemedim başta. tanıtım videosunu nöbet sırasında sessiz seyretmiştim. o yüzden Türk filmi olduğunu anlamadım. aşağıda ismin devamının "fatih'in fermanı"olduğunu görünce dur bir dakika neyi kaçırıyorum dedim. ve Türk filmi olduğunu, daha önceden duyduğum Osmanlı ordusunun içindeki deliler birliğini anlattığını görünce, takibe aldım. aslında daha önce gidecektim, ama eşimle boş vakitlerimizi denkleştirmek biraz zaman aldı.



    bir net fenomeni der ki "ben anlatmıyorum, görüyorsunuz zaten " hahaha
 filme nasıl emek verildiği afişinden bile belli. tarihimizin en bilinmeyen yüzlerini, en minnettar olmamız gereken insanları, vefasızlık edip unuttuğumuz kahramanlarını, bize hatırlattıkları için emek veren herkese, teşekkür ederek başlayayım. film ciddi bir senaryo derinliğine sahip. görseller muhteşem, oyunculuklar çok iyi. birde tamamen gerçek insanları bize anlatıyor. ama biz malesef kendimizden olana çok acımasız olduğumuz için, bir dolu olumsuz yorumda okudum. mesela dindarlığı şekilcilikten ibaret olan insanlar, filmdeki bazı sahneleri ve rabıta hallerini şaman ayinlerine benzetmişler. aynı tören sarıklı cübbeli abiler tarafından yapılsa tasavvuf ehli olarak görecekleri sahneleri, şaman ayinlerine benzetmişler. dediğim gibi, dindarlıkları şekilden ibaret, kabuktan öze inemediği için bu yorumlar. filmin sonunda adsızın "isim almak için bir kahramanlık yapmaları gerekiyor çünkü" şehadeti sonrasında, ustasının gözyaşları içinde adını Hamza, koyması hiç dikkatlerini çekmemiş. çünkü bizim delular kılık kıyafet açısından, onların zihinindeki dindar insan profiline uymuyor. neyse çok takılmamak lazım. bazısına çare yok. ama ben bunları yazdım.çünkü bu yorumlara denk gelip, filme gitmekten vazgeçmeyin derim. biz bizim kahramanlarımızı, çocuklarımıza anlatmazsak, onlarda elin vampirine hayran olur.



  resimde görüldüğü gibi karı koca çok yorgunduk. ikimizde nöbetten çıkmıştık. ama iki saatin sonunda iyi ki ihmal etmedik iyi ki geldik dedik. gidin seyredin. kaçmaz bu film. selametle