Pages

31 Ara 2021

Etkinlik Yazısıdır (Aralık Ayı)


Selamlar
Garip bir duygu var içimde. Geçen sene Aralık ayında bir etkinlik düzenlemeyi hayal ederken, bu yazıyı yazacağım günü hiç hesap etmediğimi anladım. Tabi ki Allah ömür verirse bugünün geleceğini teknik olarak biliyordum. Fakat duygusuna hiç hazır olmadığımı fark ettim.
8 saat dersim vardı okulda. Bir yandan da etkinlik yazısı yazmam lazım diyordum gün boyu ama etkinliğin son yazısına yazacağımın bilincine ancak şimdi vakıf oldum. :) 

Kemal Tahir Devlet Ana, yıllar önce başlayıp, bazı nedenlerle başlarda bırakmak zorunda kaldığım bir hikayeydi. Esir Şehrin İnsanlarını okuduğum zaman diline kalemine aşık olmuştum. Etkinliğe Kemal Tahir'i almamın ilk nedeni Devlet Ana'yı okumaktı. Yani önceki aylarda yazar belliyken kitap belli değildi ama Kemal Tahir seçimim kitaptan dolayıydı. Bu kadar netken niye son ay; inanın bilmiyorum. Her nasip vaktine gebe derler ya, sanırım bundan sebep.

Devlet Ana, kült eserlerden biri. Kendine okur diyen herkesin okuması gerektiğini düşündüğüm bir kitap. Anadolu Selçuklunun, Moğol istilasına uğradığı ve çöküşünün başladığı bir dönem. Ertuğrul Bey'in son zamanları ve Osman Bey'in mücadelesinin anlatıldığı toplumsal gerçekçi bir dönem romanı. Ara ara Dede Korkut söylemleri ile destansı hava katılmış. 615 sayfa. Kitap bitince, Kerimcan'dan, Mavro'dan, Orhan Bey'den, Aslıhan kızdan ayrılmak hiç kolay olmadı. 
okumadıysanız, durmayın okuyun derim.


Daniel Aunteil; oyuncumuzdu. Kimsesiz çocuk Remi'yi seyrettim. Böyle küçük çocukların yaşadığı dramlar ve mücadeleleri beni bir şekilde içine almayı başarıyor. Sevdim o nedenle. 

Yılın bitmesine 6 dakika kalmışken vaktinde yazıyı bloga gönderme telaşına kapıldım. Zamanla yarışıyorum şu an :))) Yarın Frida blanketin ilk motifinin açıklaması gelecek. İpler tığlar hazırdır inşallah. Hala 2021 deyken yazıyı göndereyim ben. Seneye görüşürüz. hahahahah 
Selametle.....
 

29 Ara 2021

Geliyor Gelmekte Olan

 


Selamlar
Frida blanket için, kimler örer bakalım diye sormuştum. Sevgili Özlem, sevgili Derya ve sevgili Ece ben varım dedi. Özlem'in ricası üzerine yeni yılın ilk gününde başlama kararı almıştık. Bugün okulda dersim yok. Çalıştım biraz. sizin için fotoğraflar çektim. Açıklamalar yazdım. Benim için heyecanlı olacak. Umarım başarabilirim. 

2021 için yaptığım planlama da son ayı bitirmemize çok az kaldı. O da başka bir heyecan. Cuma günü etkinliğin son yazısı ile karşınıza çıkmayı umuyorum. 


Motifin açıklamasını hazırlarken Vanilya Hanım'ın ne kadar yaramaz olabileceğini hesaba katmadığım için zor anlar yaşamış olabilirim. :)) 


Aşırı güneş alan bir evde oturmanın dezavantajlarını da yaşamış olabilirim. Son tahlilde yaptım bir şeyler. umarım açıklayıcı olabildim. 

"Ce" yapıp kaçmış gibi olacak ama devamı 1 Ocak'ta inşallah. 
Selametle 



13 Ara 2021

Şimdilerde Ben.....


Selamlar
Hep diyorum, evimiz güney batı cephe. Balkonda kapalı olunca gündüz güneşin olduğu vakitlerde kışın ortasında bile balkon keyfi yapılabiliyor. Hatta yazdan daha güzel oluyor diyebilirim. Kasımın son haftası havaların daha güzel olduğu zamanlardan kalma bir fotoğraf. Koramaz Vadisine gittiğimiz gün kapı çelengi yaptığımı ama silikon tabancasının azizliğine uğradığımı söylemiştim. Sevgi sağ olsun halletti benim için. Onun zevkine bırakmıştım tasarımını, güvenimin hakkını vermiş. 


Sizce de güzel olmamış mı. Kızımın yurt odası tek kişilik. Keyfine göre düzenleyebiliyor yani. Yurt odasının kapısını süsleyecek. Ördüğüm yastıklardan iki tanesi de odasında. Elimizden geldiği kadar yurt havasından çıkarıp daha sıcak bir mekan haline getirme telaşındayız. :)) 


Geçen bir arkadaşa ziyarete gidince hayatımdaki bir eksikliği fark ettim. Ben ki, o kadar örgüler örmüşüm. Adım ören bayana çıkmış ama gezmeye giderken, terliğimi ve örgümü aldığım çanta bez çantalardan. Ben neden bu çantayı kişiselleştirmiyorum dedim. Önüme aldım pamuk ipleri, başladım motifleri örmeye. 

Bu arada okuma grubum kalabalıklaştı. Çocukların isteği üzerine yeniden okumaya başladım. Jack London, kalemini beğendiğim bir yazar. 


Füme rengi ile birleştirmeye karar verdim. Hatta epey yol da aldım. 


Astarladık mı işlem tamam. Güzel oldu sanki. :)) 


Hibrit eğitimin nimetlerini görmeye başladık. Şüheda'nın laboratuvar dersleri iki haftada bir yüz yüze. Diğer derslere online katılma şansı var. İstanbul'dayken derslere yüz yüze katılıyor ama vizelerden sonra iki laboratuvar dersi arasında bir kaçamak yaptı ve eve geldi. Zaman çok hızlı geçiyor. Bu çarşamba dönecek bile malesef. Gelmişken yeni keşfettiğimiz mekanda kahvaltıya götürelim dedik, babasıyla. Koramaz Vadisine gittik. 





Yine çok güzeldi hava. Biraz yürüyüş yaptık. Hatta eşim haftada bir gün buraya gelip yürüyüş yapalım dedi. Bakalım istikrar sağlayabilecek miyiz. 


Şüheda tatile geldiyse en az bir tane oyuncak örer. Bu defa en az oyuncak kadar sevimli bir küçüğü sevindirecek. :)) 


Pazartesiyi kaçırmayayım, yeni bir iş başlayayım dedim. hahahahah Haruni şal başladım. Elimdeki ip değerlensin. Hem belli mi olur, birini mutlu etmeme vesile olur :)) 


Şüheda'yı gönderdikten sonra, Frida Blanket için çalışmaya başlayacağım. 1 Ocak tarihine az kaldı malum. Ama onun öncesinde bu yastığı öresim var. :)) Eski komşum, eskimeyen dostum Nazile ile güçlerimizi birleştirip, zamanın ruhunu yakalayalım diye düşünüyoruz, ya nasip....

Bana şans dileyin, Frida'yı hakkıyla açıklayabileyim. 

5 Ara 2021

Motifli Kazak


Selamlar
Annemin meşhur sözüdür. "Papuca çok güzelsin demişler, tezgaha çıkana kadar ne muştalar yedim demiş" :) Bir kişi ya da durumun son halini görüp, özendiğimizde, sonuca değil süreçteki emeğe vurgu yapmak için söylerdi. 
Bu kazakta bu pozu verdi ama süreç öyle çokta kolay olmadı. Sevgili Ezgi yaptı kazağı. sosyal medyada görenleriniz vardır. Hexagon Hırka. Altıgen motiflerden oluşan bir kazak. Motifler bitince verilen şemaya göre dikmek gerekiyor. 
Pandemi sürecinde Şüheda'da online eğitime geçmişti. Eve kapandığımız dönemlerde kendimizi oyalayacak bir şeyler bulmak şart. Şüheda'da "anne motifleri ben öreyim sen diker misin" dedi. Cevap belli :) 


Çocuk motifleri ördü. Biraz eksik motifimiz vardı. Sınav gündemi yoğunlaştığı bir dönemde motiflerle irtibatımız koptu. Küçük sepette bekleyip duruyordu. Bu ara evdeki iplere çeki düzen verme telaşına düştüm. Yarım işlere el atmanın zamanı gelmişti.  Aldık önümüze motifleri. Ezgi'den şemayı istedik. Sağ olsun Ezgi gönderdi. 


Çok bilen çok yanılır diye güzel bir sözümüz var malum. Bende usta örgücüyüm ya başladım robadan dikmeye. Diktim, diktim diktim....


Konu robadan kolları ve gövdeyi ayırmaya gelince işler hiçte olması gerektiği gibi gitmedi. :)))) Meğer ben çok büyük hata yapmışım. Meğer bu kazağı dikmeye beden kısmından başlamam gerekiyormuş. 😐


Bir yerde robayı oturtabilirim umuduyla sökmeden bedeni dikmeye başladım. 


Bu arada Cumhuriyet Bayramımız geldi. Vanilya Hanım'ın ilgisi o kadar tatlıydı ki. Burada hatırası kalsın istedim. :)


Kızımla başladık, ablanın hırkasını dikmeye. Israrla robayı sökmüyoruz bir yerde oturacak diye. Nasıl ham bir hayal 😖


Diktikçe aslında robayı sökmekten başka şansımız kalmadığını görmeye başladık tabi. Vanilya'nın ruh halinden anlayacağınız üzere, üstümüzde bir bıkkınlık peyda oldu. :) 


Motivasyon Vanilya'dan geldi. El ele verir çözeriz anniş dedi. Sıvadık kolları. 


Eksik motiflerimiz vardı. Bir yandan örüp, bir yandan diktiğimiz bir döneme girdik. İşin kötüsü, ilk aşamada diktiğim her motifi sökmek zorunda kaldım. Diktiğim hiç bir motif doğru yerde değildi. 😨
Kazak deyip geçmemek lazım. Bana bu yaşımda yeniden hayat dersi verdi. "Bin biliyorsan da bir bilene danış" derdi, annem. Ezgi'ye sorsam ya da daha önce diken Hatice'ye sorsam bu travmatik hali yaşamayacağım. Ama o kadar eminim ki doğru yolda olduğumdan :))) 
Bir ara korkmadım değil, işin içinden çıkamayacağım, karizmayı çizdireceğim diye :))) Neyse ki, başardım. 


Öyle uzun yoldan geldi ki, karşısına geçip bir kahve içip, balkon keyfi yapmadan kaldıramazdım. :)) 


Elimdeki angora iplerle motif örüp atmıştım kenara. Kazakta iki ipi birlikte kullanma projesinde elimde patlayan motifler oldu. Atıl kalmasına gönlüm razı olmadı. dediğim gibi evdeki ipleri, hızaya sokma planına da uygun olarak, yaptım bir atkı. Bakalım kime kısmet olacak. 

Selametle...

30 Kas 2021

Etkinlik Yazısıdır ( Kasım Ayı)


Selamlar
Etkinlikte bir ayı daha geride bıraktık. Böyle diye diye yılı bitiriyorum :)) İskender Pala en sevdiğim yazarlardan biridir. Yıllık planımda mutlaka olmalıydı. Okumadığım çok eski kitaplarından vardı elimde. Onlardan birini okumayı hayal ederken, o bir kitap daha çıkardı. Sevgili Özge; kendileri benim İskender Pala kitaplarımın sponsoru olur hahahahaha. yine bana sürpriz bir şekilde kitabı gönderdi. Özellikle bekletmeyi tercih ettim. Aylardır kasım gelsin diye bekliyorum resmen :)) Etkinlikte sevgili Özge'den bahsetmeliydim. Onun güzel kalbinden bana özel bu alanda hatıra kalmalıydı. Teşekkür ederim Özgecim. İyi ki hayatımdasın. 


Kitap dün bitti. 3 günde okudum, tüm yoğunluğuma rağmen. Bir solukta okunabilecek, kopamadığınız hikayelerden. Sultan 2. Mahmut zamanında geçiyor. Vehhabi isyancı çeteleri nedeniyle 5 yıl boyunca hac ibadeti için sürre alayı çıkarılamamış, İstanbul'dan. Sultan bunu bir hakimiyet sorunu olarak algılıyor. Askeri tedbirlerle de desteklenen bir kervan yola çıkıyor, hac ibadetini yapmak maksadıyla. Kervan boylara ayrılıyor. her boyda hücrelere. Bizim hikayemiz yirmi yedinci boyun dördüncü hücresinde geçiyor. Bir alim, bir celep, bir berber, bir kuşbaz, bir vakanüvis iki mucit kardeş ve hücreye son anda katılan bir meczuptan oluşuyor hücre. Yolda başlarına gelenler çok heyecanlı. Özellikle peygamber efendimizin ravzasına kavuşan hacıların yaşadığı duygu seli insanı ağlatan cinsten. Çok güzeldi yine. Kalemine sağlık üstadın. 


Sevgili Deep tavsiye etmişti. Morgan Freeman filmlerinden; Adanın Büyüsünü seyrettim. Filme bizim evde eşlik etmiş bu fotoğrafta, o yüzden paylaşmak istedim :)) Eşim ve Vanilya Hanım'la beraber seyrettik. Vanilya sehpadaki o boşluğa kıvrılıp oturmayı seviyordu küçükken ama bu ara artık oraya sığamıyor. Kızım totoyu büyüttün oraya sığmıyorsun diyorum ama kendim söyleyip kendim dinliyorum hahahahah. 
Film seansına eşlik eden koca kişisinin de hatırası var ekranda :)) Bu kadar anı bir karede, hak etti paylaşılmayı. 
Gelelim filme. Deep beni çözmüş. Neyi seveceğimi kestirmiş. Kaçıp kovalama olmadan, kavga kıyamet kopmadan, ortalığı kan revan götürmeden de film yapılabiliyor ve seyirlik oluyormuş demek ki. İnsana dair sıcacık bir hikaye. Teşekkür ederim Deep önerin için. çok beğendim. 


Kitabın son cümlesi ve bugün seyrettiğim film, tevafuk sanırım. Yumuşacık, ipek hissi uyandırdı bende. İnsan ipeği olmak, bu ifadenin üstüne ne metaforlar yapılır değil mi. Kıymetli insan olabilmek, her zaman zormuş belli ki ama artık daha zor sanki. Yolumuz insanlığı ipek kıvamında yumuşak ve ipek pahasında kıymetli insanlara denk gelsin inşallah. Selametle...




 

22 Kas 2021

Güzel Hafta Sonundan Kareler


Selamlar
Hafta sonu, cumartesileri eşimle devam ettiğimiz Şehir Akademisinin dersiyle başladı. Marmara Üniversitesinden geldi bu hafta konuk hocamız. Akademinin genel konusu "zihniyet okumaları" Altıncı dersimizi gördük. Bu hafta, ahlak ve zihniyetti ders konumuz. Ömer TÜRKER hoca gerçekten çok verimli bir ders anlattı. Çok faydalandım kendi adıma. 


Koramaz Vadisi, Unesco'nun dünya mirası geçici listesine de girmiş muhteşem bir mekan. Baharda ayrı, yazın ayrı, kışın ayrı güzel. Artık daha fazla insanın dikkatini çekiyor. Doğa yürüyüşleri yapılan bir bölge. Belediyenin potansiyeli görüp, işletme açması özel girişimcilerinde dikkatini çekti. Hafta sonu arkadaşlarla vadide ki mekanlardan birinde kahvaltı ettik. yürüyüş yaptık. Gerçekten çok güzel zaman geçirdik. 


Vadi epey uzun. Birkaç köyü içine alıyor. Hatta Mimar Sinan'ın köyü Ağırnas'ta Koramaz Vadisinde. Bu ince dere bir kenarda yaz kış akar. yürüyüşünüze güzel sesi ile eşlik eder. Hatta baharda, yaza doğru etrafını otlar sarar kendi görünmez olur ama sesi ben buradayım demeye devam eder. 


Tabiat her mevsim ayrı güzel. 


Günümü biraz baştan biraz sondan anlatmış gibi olacağım ama fotoğrafların devamlılığını bölmek istemedim. 


Koramaz Vadisi, dediğim gibi kısa bir parkur değil, oldukça uzun. Hangi köyden giriş yaptığın önemli yolculuk sırasında. Biz bu defa Veske Köyü tarafından giriş yaptık. Yolları biraz sarptı açıkcası ama bir o kadarda güzel.


Arkadaşımın arabasıyla gittik yani bu defa arabayı ben kullanmıyordum ama gideceğimiz mekanı bulmak için navigasyonu takip etme görevi bendeydi. Bir noktadan sonra hatta, nette çekmemeye başladı. Bunun yarattığı stres yoldan fotoğraf çekmeme engel oldu malesef. İnşallah bir daha ki sefere. 


Mekan, aile işletmesi. çok salaş ve keyifli bir yer. dışarda üşüyüp gelince çıtır çıtır sobanın yanı cazip oldu :)) 


Konya macerasına eşlik eden Sevgi'yi tanıyor, beni takip edenler zaten. Tabi ki yine beraberdik. Allah ayırmasın :) 


Bu defa yalnız değildik, Ortak arkadaşımız Azize'de bize eşlik etti. 


Sobaya en yakın masada, sonbahar manzarası eşliğinde güzel bir kahvaltı ettik. 


Kahvaltımız hazır olana kadar, aksesuarlarını bitirdiğim kapı süsünü tamamlayalım dedik ama silikon tabancasının azizliğine uğradık. Malesef işimiz bitmedi. Daha profesyonel bir makinası olan arkadaşa havale ettik işi :)) Sevgi halledecek inşallah. :) 


Hem sobanın hem kahvaltının etkisi ile ısınınca kendimizi dışarı attık. İşletmenin dış mekanları daha geniş bir alana sahip. İlkbahar ve yazın şehrin sıcağı bunaltınca çıkıp gelmek lazım. 





İşletmenin baktığı kediler köpekler var. Hatta biz bahçede masada örgü işlerini çıkarınca kediciğin birinin epey dikkatini çektik :)) 


Şu tipin tatlılığına bakar mısınız. Bizim Vanilya böyle tosidik olur mu acaba günün birinde. :)) 

Sevgi ve kedicik arasında o ip benim münakaşası yaşandı da azıcık, hahahahaha


Kısa günün kârı bu kese. Sevgili Nilgün grupta hafta sonu etkinlikleri yapmayı sever. Keseyi epey zamandır istiyordu. Örgücü arkadaşlarla gezince ip tığ her daim tam tekmil bizde. Evde değiliz ama katıldık etkinliğe. 

Kese bitince, çay ve kahveye doyunca biraz yürüyüş yaptık. Şimdi o yürüyüşten gözlemlerimi getirdim size. Biliyorum görsele boğduğum bir yazı oldu ama benden çok fotoğrafların konuşması gerekiyordu bence.  








Ara tatil sonrası okulun ilk günü ama ben bütün gün doping almış gibiydim. Keyifli hafta sonun etkisi sanırım. Aslında sevgili Ezgi'nin destekleri ile kızımın başlayıp benim bitirdiğim bir kazağın hikayesini anlatacaktım size ama bu hatıra henüz sıcakken atlamayayım dedim.
 Selametle...