6 Eki 2021
07.10.2021
5 Eki 2021
05.10.2021
Selamlar
Günün yazı konusu, "giyim ve makyaj tarzınızı tanımlar mısınız.
Ben dış görünüşüne pek takılmayan biriyim. Hiçbir zaman çok şık olmadım. İçinde kendimi rahat hissettiğim her şeyi giyebilirim :)) Ama yine de asla giyemediğim tarzlar var. Mesela asimetrik kesim bir kıyafeti asla giymedim. Önyargı değil benim ki, kardeşim çok sever o tarzı. Ara ara bana denetir. "Bak çok yakıştı" falan der ama ben kendimi içinde rahat hissedemem. O nedenle hiç giyinmedim.
Pantolon giyinmiyor değilim. Çoğu kere kurtarıcı oluyor. net ama tercihim etek ve elbiseden yana olur genelde.
Makyaj konusunda söyleyecek çok sözüm yok. Ben makyaj yapmam. En fazla, kendimi çok renksiz hissedersem, pembe bir ruj sürerim o kadar. Artık maske var onu da sürmüyorum :)))
İlk yazımda, hemen her konuda söyleyecek bir sözüm var, demiştim ya... Unutmuşum, bu konuda söyleyecek sözüm neredeyse yok. O nedenle burada keseyim :))
Proje okulu yani nitelikli okullardan. Öğreteceğim diye kendini telef etmene gerek kalmadan, öğrenmeye hazır gelen, gençlere ders anlatmayalı epey olmuştu. İnanılmaz mutlu gidip, mutlu geliyorum eve. Normalde 8 saat ders anlatınca eve turşu gibi gelirdim. Sosyal Bilimler Lisesinden geldiğim gün, bir 8 saat daha ders anlatacak enerjiyle dönüyorum eve.
Gençlerle okuma grubu oluşturduk. Thamas More'dan Ütopyayı okuyacağız. Benim diğer okullarda da ara ara bu tür gruplarım oldu ama hep benim ittirmemle. Bu okulda gençler çok hevesli. Cuma ilk toplantıyı yapacağız. Çok heyecanlıyım. Yazarım cuma günü gelişmeleri. şimdilik selametle...
4 Eki 2021
04.10.2021
3 Eki 2021
03.10.2021
2 Eki 2021
02.10.2021
Ekim ayı yazma planının ikinci gününde konu;
2) Sana ilham veren kimdir?
Buraya tek bir kişinin ismin yazmak çok zor. Hayatı algılayışımda, diğer insanlarla kurduğum ilişkinin dilinde ve tonunda, Peygamber efendimizin, hadisleri çok gösterici oluyor. Örneğin beni her seferinde sarsan bir hadis-i şerifinde; " elinden ve dilinden diğer insanların emin olmadığı kişi, bizden değildir" diyor efendimiz. Yani Ümmet-i Muhammed olmanın sırrı, güvenilir insan olmaktan geçiyor. Bu güvenilirliğin kriteri de "ben güvenilirim" demem değil, muhatap olduğum insanlar böyle hissedecek. Diğer insanlarla kurduğum ilişkilerde bana çok yol gösterici oluyor.
Öğretmenliğimde ilham aldığım kişi; mesleğin ilk yıllarında, kendi tarih öğretmenim, Bülent Hocamdı. Onun bize yaklaşımı, dersine yaklaşımı, bana rehber oldu. 24 yılın üstüne bu konuda artık kendi tarzım geliştirdiğimi düşünüyorum.
Annelik, en hazır olduğum şeymiş. Aslında hiç beklemediğim zamanda, evliliğimin erken bir döneminde, henüz kurulu düzenimizin oturmadığı bir dönemde anne baba olduk biz. Hep derim, kızımla beraber büyüdük. Yavrum, hayatımızın her iniş çıkışının şahidi. 3 aylıkken kucağımızda, tayinimizin çıktığı şehre bizimle geldi. Her zorluğu bizimle yaşadı. Ama hikmet-i ilahi, ben her dönemeçte, ne yapacağımı çok iyi biliyordum. Annem, kahraman bir kadındır. Farkına bile varmadan onu çok iyi gözlemişim.
Mutfak konusunda, kendimi çok geliştirdim. Yemeklerim aile içinde ünlüdür. Bu konuda temeli annem atmıştır tabi ama You tube, nefis yemekler tarifi uygulamaları, ayrıca benim mutfak konusunda denemekten korkmayan cesur tavırlarım yol gösterici oluyor :))
Hobilerim konusunda yine temel annem. Boş duranı Allah da sevmez, kulu da derdi. Hatta bir kıssa anlatırdı. " Bir gün iyilerden biri, yanında talebesi ile camiye gidiyormuş. Karşılaştığı insanlara selam vermeyi de ihmal etmiyormuş. Adamın biri duvarın dibinde boş boş oturuyormuş. Onun yanından geçmiş ama selam vermemiş. Neyse ibadetlerini yapmış, dönüş yoluna geçmişler. Bu defa az önceki adam, eline bir çöp almış, oturduğu duvarın dibini eşeliyormuş. Bu defa adama selam vererek geçmiş. Talebe şaşırmış. Efendim, az önce aynı adama selam vermediniz, şimdi ise selamsız geçmediniz. Nedir bunun hikmeti diye sormuş. Mübarek, -az önce hiçbir işle meşgul değildi. boş boş oturup, şeytan sevindiriyordu. Şimdi ise elinde çöp, yeri eşeliyor, boş durmuyor- demiş" İşte böyle böyle, üretkenliğin, öğrenmenin önemini bana aşılamış.
Anadolu irfanı diye bir şey var. Benim annem , okuma yazma bilmezdi, sonradan öğrendi. Babam ilkokul mezunu. Dedem askerde öğrenmiş okuma yazmayı. Babaannem, anneannem hiç okuma yazma bilmezdi. Fakat ben onlardan öğrendiğimi, üniversite hocalarımdan öğrenmemişimdir. Haklarını yemeyeyim, akademik olarak bana lazım olanı vermişlerdir, mutlaka. Fakat başımdaki örtüden duydukları tiksinti nedeniyle o kadar çok önyargıları vardı ki... "Koşulsuz sevgiyi" anlatanın, sevgisinin ilgisinin o kadar çok koşulu vardı maalesef. Öyle olunca da, bana onlardan kalan kuru bilgi. Allah razı olsun derim ama ilham aldım demem imkansız. Aile büyüklerim, benim için çok daha yol gösterici olmuştur. Şükür sebeplerimdir, her zaman.
Yarın görüşmek üzere canlar, selametle...
1 Eki 2021
01.10.2021
Sevgili Yüreğimin İklimi, ekim ayı boyunca sürecek bir yazma planı çıkardı bize. Bismillah deyip başlayalım.
1) Karakterini tanımlar mısın?
En zor soru bu sanırım. Allah'ın Zeynep kulu nasıl biri? İste resimdeki deyip, yazıyı bitirsem mi dedim, bir ara. hahahahahah O kadar gıcık olmaya gerek yok deyip, vazgeçtim :))))
Beni tanımak için biraz yaklaşmak gerekiyor. Yengeç burcuyum. Kabuğum serttir benim. Beni tanımanın formülü o kabuğu aşmaktan geçer. İnsanlara olabildiğince kibar davranırım ama herkesi özelime almam. Kolay değil o halkaya girmek. Yaş geçtikçe, halka da değil artık, daha köşeli bir koruma kalkanım oldu sanki. Kabuk sertleşti yani. Fakat bunu derken, asla ama asla insanlara bed bir tavır takınmam. Bana kendini açan herkesi dinler, anlamaya çalışırım ama kendimi herkese açamam. Hatta tam anlamıyla içimi açtığım biri var mı acaba diye soruyorum kendime, yok gibi. Peki mutlu musun bu halle diye soracak olursanız, değilim. Derdimi, kederimi, isteklerimi daha açık ortaya koyabilsem, keşke. İnsan anlaşılmak istiyor çünkü ama mizaç işte, değiştirmek kolay olmuyor.
İşimi seviyorum. gençlerle irtibatta olmak bana çok iyi geliyor. Onların yaşam enerjisi insanı cezbediyor. Fakat son yıllarda daha karamsar bir ruh halinde çocuklarım. Çok bunaltıyoruz çocukları. Rehberlik yapmamız gereken yerde, hiçbir desteğimiz yok. Hiç bulaşmamız gereken yerlerde müdahalemiz çok. Neyse neyse konu benim karakterim, bu dert sonraya kalsın .
Hobilerim var, malum. onlarla uğraşmayı seviyorum. 24 yıllık öğretmenliğin karakterime kattığı özellik, sanırım sistematik olmak. Eğer bir plan yapmadıysam, günüm haftam, hobilerim, okuma düzenimle ilgili; kendim, boşlukta sallanıyor gibi hissediyorum. Eskiden küçük not kağıtlarında yazılı planlarım olurdu, bir süredir ajanda tutuyorum. daha işlevsel oluyor.
Öyle maceracı bir tip değilimdir. Klasik gelenekçi bir yengeç burcuyum. İlk tanışanlar için kolay bir insan değilim. Çünkü, baştan anlatmaktan çok dinlemeyi seviyorum. sonrada çenem durmuyor :)) Mesleki dezenformasyon sanırım. Her konuda kuracak cümlem var. Ukala olarak algılanmak en büyük korkum o nedenle.
Huysuz olabiliyorum. Dinleniyor olmak benim için yaşamsal ihtiyaç. Hiç bir şeyi, laf olsun diye yapamam, yaptığım her işe tutkuyla sarılırım. Bu nedenle bazen sıkıcı olduğumu düşünenler çıkıyor.
Her olay ya da durumda şükredilecek bir yan bulurum. Hayatın bana getirdikleri ile didişmek yerine onları anlamaya çalışırım. baktım olmuyor, kabullenirim. Mutluluk benim için elzem çünkü. beni ayakta tutan, pozitif düşünceler. Bazı insanlar gerilimden beslenir, enerji yüklenir gerilim yüksekken. Ben tam tersi, mutsuzsam çekilmez olurum, Üretkenliğim düşer. Öğrenemem. Kısaca depresyona girerim. Bu da hiç bana göre bir şey değil. En büyük korkum, depresyon. Çünkü girersem çıkamam, oralarda kalırım. Benim gücüm, her olayı zihnimde olumlayabilmem. Aksi beni tüketir.
Bu kadar çok kendimden bahsettiğim bir an olmamıştı. İyi geldi. Özlemciğim, teşekkür ederim.
Düzenli yazmaya çalışacağım. Umarım başarılı olabilirim. şimdilik Selametle...








