selamlar
meydan okumanın üçüncü günündeyiz. Bugün renkli bir gün olacak, kesinn:)
Bugün kendini hangi renk hissediyorsun?
Bence tek bir renk, hangisi olursa olsun, tek başınayken ne duyguyu ne de hayatı yansıtmaya yetmiyor. Hayat bence renk cümbüşü. Hele kadın ruhunun bir günü tek bir renkle tamamlaması, çok zor. :))
Bugün gün, uykusunu almış keyifli bir ben için aydı. BEMBEYAZ ve aydınlık.
Evdeysem, kahvaltıdan hemen sonra yemeği ocağa koyarım. Annemden öyle gördüm. Yemek pişmeye başlayınca, Ubuntu'yu alıp köşeme çekilirken, akşama ne pişireceğim sorusuna cevap bulmuş olmanın iç huzuru ile YEŞİL ve dingin.
Günün kahvesini içerken, yediğim çifte kavrulmuş lokumun harika tadının verdiği enerji ile TURUNCU. Ama hemen arkasından gelen, kilo alıyorum endişesi ile GRİ. Dedim ya kadın ruhu, inişi çıkışı meşhur. :))
Çocuklarıma "ahlaki eylemin amacı nedir?" sorusuna verilen cevapların tartışıldığı ders notlarını gönderirken, biraz özlem, biraz anlayacaklar mı acaba endişesi ile GRİ hal devam etmekte.

Ubuntu sona yaklaşmakta o yüzden içimde SARI bir çoşkunluk ve heyecanlı bir bekleyiş.
Frudo ile kasvetli, SİYAH bir yolculuk yaptık. Ama attık yüzüğü hüküm dağına. Üzerimizde MAVİ bir bilgelik. :))
Biraz uzun olacak ama renk denince hatırladığım bir anımdan bahsetmesem olmaz. Liseye gidiyorum. Kendime kazak örmek istedim. Annemle yüncüye gittik. Fıstık yeşil fosforlu bir ip aldım. ruhum nasıl neşeliyse :)) Annem, hiç itiraz etmedi. Sen bilirsin dedi. Ben; şu konu komşu, herkesin birbirini tanıdığı, arkadaşlarıyla oturup, birlikte el işi yapılan bir mahallede büyüdüm. Karşı komşumuzun kızı, günün tabiriyle kankam Hüsne, ipleri görünce, şok geçirdi. Hiç doğru bir tercih değilmiş. Bu kadar cafcaflı bir rengi nasıl giyecek mişim. Bari siyahla kombin yapsaymışım. vıdı vıdı vıdı. Yedi beni, tabiri caizse. Ve ben malesef bu baskılara boyun eğdim ve ipi değiştirdim. Hala içimde bir pişmanlıktır bu. Kızıma anlatınca, anne alalım sana o renk örelim bir kazak dedi. Ama benim şu an ruhum o renk giymeyi istemiyor.
İstediğimiz, sevdiğimiz bir şey, helede başka insana zarar vermiyorsa, cesur davranıp, "istediğin şeyi yapabilme gücü." Bir insanın ulaşacağı zirve noktalardan biri bence. Tüm zirvelere olduğu gibi, bu zirveye ulaşmak için, yaralanmak gerekiyor sanırım.
Yarın görüşürüz. selametle



























