Pages

4 Oca 2026

Kudüs seferi 1. Gün


Selamlar
Gittik geldik, bugün olmuş hala nasıl cesaret ettiniz diyenler çıkıyor :) Konunun cesaretle ilgisi yok ama malesef içinde yaşadığımız düzel zihin kodlarıma Kudüs'e gidilmez diye işlemiş. Günün birinde kalkıp, Kudüs'e gitmeyi aklıma bile getirmiyordum. Utanarak söylüyorum ama durum tam da buydu. Bu yolculuk Rabbimin bir ikramı. En başta bunu söylemem lazım.


Bir şubesi de Kudüs'te olan Mirasımız Kudüs Derneği ile geçen eğitim döneminde işbirliği yapmıştık. Gençlere, Kudüs ve Mescidi Aksa hakkında bilgi verilmişti. O dönemde derneğin kadınlar grubunun başkanı Özlem Hanım'la aramızda bir ünsiyet kuruldu. İletişim numaralarımızı almıştık. Bu sene de dönem başlarken, Sumud Filosu bir umut olarak yola çıkmışken, biz ne yapabiliriz diye Özlem Hanım'la istişare etmek için aradım, kendisini. Sohbetin bir yerinde Özlem Hanım, ara tatilde öğretmenler oluşan bir grupla Kudüs'e gitmeyi düşünüp, düşünmeyeceğimi sordu. Ne kadar şaşırdığımı anlatamam. Hiç beklemediğim bir teklifti. Başta olmaz gibi geldi. Sonrasında dünya gözü ile Mescidi Aksa'yı görme teklifini reddetmemin imkansız olduğunu anladım. :) 


Eşim, çok yolculuk sever bir insan değil. Buna rağmen, ben gidiyorum, sen de geliyorsun dedim. Sağ olsun beni kırmadı. Birlikte en uzun Uçak yolculuğunu yaptık :)



Türk Hava Yollar'ı, direk Kudüs'e uçmuyor. O lanetli devletle aramızdaki ilişkiler askıda malum. Ürdün'ün başkenti Amman üzerinden geçildi Filistin'e. Bu tesis, henüz sınırı geçmeden mola verdiğimiz noktalardan biri.




Çok büyük aksesuarlar ve mozaik sanırım buralarda bir kültür. 


Filistin'de ilk durak noktamız Eriha. Tarihin ilk dönemlerinden beri yeryüzünde kesintisiz insan yaşamının devam ettiği bir merkez. Araplar çoğunlukta. Buranın hurması meşhurmuş. Hurma alışverişini buradan yaptık. Çok lezzetli hurmalardı. Hala yiyoruz. henüz bitmedi :)




Güzel iklimi ve bereketli toprakları ile meşhur bir belde. Hristiyanlar için kutsal sayılan bir mekan var ama çok ilerde, dağların arasında. O nedenle gitmedik oraya. 


Eriha'da ve Filistin şehirlerinin hepsinde, meydanlarda anahtar heykelini görüyorsunuz. Yerinden yurdundan edilmiş, sürgüne gönderilmiş bir milletin yurdundan vazgeçmeyişini temsil eden heykeller. "Bir gün mutlaka döneceğiz" anlamında. Aklıma Radva Aşur'un Tanturalı Kadın kitabı geldi. Çıkmak zorunda kaldıkları evlerinin anahtarlarını boynunda taşıyan kadınların hikayesi. Ah ah!!! Zalimin sonu mutlaka gelecek. İmanım tam. Tek ricam, Rabbim dünya gözü ile görmeyi nasip etsin. 
Yazmaya devam edeceğim. Görüşürüz. Selametle  

Hiç yorum yok: