Pages

18 Kas 2021

Niyet Ettim Frida Blanket Modelini Açıklamaya :)


Selamlar
Bu işlere merakı olan olmayan, seven sevmeyen, blogumu ziyaret eden herkes biliyor artık Fridanın Çiçekleri adlı battaniyeyi. Sevgili Özlem yani Yüreğimin İklimi motiflerden birer tane örmemi isteyince, (model olması hasebiyle...) Neden açıklamıyorum bu motifleri diye düşündüm. Biz sevgili grubumla, geçen sene bu battaniyeyi ördük. Fakat o kadar zevkli bir model ki, ben üç tane ördüm. Bir tane daha örmekte de hiç beis görmüyorum. 

Yukardaki foti, sevgili Neslihan'ın battaniyesine ait. Bir TV battaniyesi kıvamında. Nette gezerseniz çok farklı şekillerde yapılıp kullanıldığını görürsünüz. Hatta bizim Hatice kazak yapıp giydi bile :)) 


Fridanın çiçeklerini örmek için, biz,coton içerikli ipler kullandık. Ama ip ve renk konusunda yüreğiniz nereye istiyorsa oraya gitmek serbest :))) Ben ekibimle ördüğüm iplerin renk kodlarını paylaşayım. fikir olsun. 


Tablo için sevgili Nilgün'e teşekkür etmek şart. grubumuzun sevimli patronu. hep sistematiktir. Saat gibi işler :) 


Tasarımcının orjinal renklerine en yakın renkler bunlar. Tablodaki renklerle örüldü. Böyle, düz motifleri iki renk yapacaksanız, her renkten bir tane almak yetiyor. Ama düz motifleri tek renk yapmak isterseniz o zaman işler değişir tabi. 
Renk konusuna çok takılmadan evdeki ipleri de değerlendirmek isterseniz o da mümkün. 


Benim evdeki ipleri değerlendirerek ördüğüm ilk battaniyem işte bu. 

Şimdi gelelim benim planıma. Şimdilik konuşup karar verdiğimiz sevgili Derya, sevgili Ece ve fikrin mimarı Özlem var kadroda. Özlem'le yaptığımız konuşmada yılbaşından sonra başlayalım dedi. Bu kadar önce duyurmamın amacı, bizimle örmek isteyenler çıkabilir. Süreçte iplerini tığlarını hazır etsinler. Malum teferruatı bol bir iş. Amacım detaylı fotoğraflar çekmek. Ben teknoloji özürlü biriyim. O fotoları nasıl düzenlerim bilmiyorum ama bir çaresi bulunur elbet. :)

Süreci şöyle yönetmeyi düşünüyorum. 1 Ocak itibariyle her hafta bir motifin açıklamasını vereceğim. Aynı motiften belli sayıda lazım bize malum. O hafta, katılan arkadaşlar açıklama verilen motiften istenilen sayıda örecek. Bu şekilde hepimiz aynı anda battaniyelerimize kavuşmuş olacağız. 
Ben çok heyecanlıyım açıkcası. İnşallah yüzümün akıyla çıkabilirim bu işim içinden. 
Selametle...

8 Kas 2021

Etkinlik Yazısıdır ( Ekim)




 Selamlar
Yazılı yoğunluğum nedeniyle sizden izin istemiştim. Son sınıfın yazılısını az önce E Okula girdim ve ilk yazılı ile ilgili işleri bitirdim. Aklım tabi hep eksik kalan ekim ayı yazısındaydı. Daha fazla ertelemeden hemen yazmak istedim.

Ekim ayı için yazarımız, Alev Alatlı. Aslında elimde başka kitapları da vardı ama bu seriyi okumadığım için merakıma yenik düşüp, satın aldım. İnşallah en kısa sürede 5 kitabı da bitirmek kısmet olur. 

Yaşasın Ölüm, serinin ilk kitabı. Günay Rodoplu ile tanıştık. Hayatı algılayışı, Türkiye'yi ve dünyayı okuma biçimi gerçekten etkileyici. Okurken üstüne çokça tefekkür etmek gerekiyor. Seri bitince ne hissederim bilemem ama şu anda benim için çok ufuk açıcı olduğunu söylemeliyim. 

Örneğin; fedakarlık konusunda, benim yeni yeni ulaşabildiğim bir noktaya denk düşen, bir cümlesi var. "Günah, kişinin kendi varlığına kayıtsız kalmasıdır," diyor. "Bütünlüklü kişilik, ben-feragati ya da ben- seviciliği ile değil, ben- muhabbeti, ben- dostluğu ile kazanılır" diyor. Bence, çok etkileyici bir ifade. 

Sosyal sınıf kavramı ile ilgili tespitleri de çok güzel. Sosyal sınıf, aslında bir "bilgi, birliğidir", diyor. "yoksulluk bilgisi" "kadınlık bilgisi", "erdem bilgisi" gibi.....

Serinin tamamını okumadığım için size bütünlüklü bir yorum yapmam imkansız ama okumakta çok fayda olan bir yazar ve ilk kitaptan anladığım, okumakta büyük fayda olacak bir seri. Bitirince elbette daha kapsamlı bir yorumla çıkarım karşınıza. 


Bir kaç kere başlayıp, yarım bırakmak zorunda kalmıştım filmi. fırsat bu fırsat dedim. açtım seyrettim. Aslında ben severim aksiyon filmlerini ama bu kadar kavga gürültü, ne bileyim ruhum sıkıldı sanki :) Bir de ben kişisel olarak Amerikan filmlerinin duygusunu sevemiyorum. Fastfood yemek gibi. Görsele tıka basa doyuyorsun ama duygusu yavan. 

Kasım ayında; İskender Pala okuyup, Morgan Freman seyredeceğiz, inşallah. 
Selametle 

31 Eki 2021

31.10.2021


 Selamlar
Madem ekim ayı boyunca yazacaktık. Son günde fire vermeye hacet yok değil mi :) 
Günün konusu, önerebileceğin 5 tane blog. 

Ben, İngiliz bir hanım var Lucy. Onun blogunu, google çeviri ile bile olsa okumaktan keyif alıyorum. Attick24
Ayrıca sevgili Buket'i okumak çok zevkli. Pelin Pembesi
Sevgili Derya'yı okumak ve takip etmekte çok güzel. Derya Kuzusu
Sevgili Deep, unutur muyum. Onu da okumaktan büyük keyif alıyorum. Sade ve Derin.
Son olarak, rahmetli Banu. Ara ara açar bloguna bakar, hayırla yâd ederim onu. Mekanı cennet olsun. Banuca Birşeyler 

Bunların dışında keşke yazsa da okusak dediğim, Ruşyena ve Ezgi var 💕

Biliyorum ay sonu. Biliyorum benim etkinlik yazımı yazmam lazım. Fakat salı günü iki okulda birden yazılılarım var. Şu an soru hazırlama telaşındayım. Yarın fotokopi işlerini halletmem lazım sonra dişçi randevum var. Etkinlik yazısını bu hafta içinde halledeceğime söz verip, sizden biraz ruhsat istiyorum. Görüşmek üzere. 
Selametle....

30 Eki 2021

30.10.2021


 Selamlar
Sevgili Özlem, namı diğer, Yüreğimin İkliminin, ekim ayı boyunca sürecek, bir yazı planı çıkardığını biliyorsunuz. Ayın sonunda bir değerlendirme yazısı istemiş, doğal olarak. 

Bu benim uzun süreli ilk yazı etkinliğim. Daha önce hiç bir ay boyunca her gün yazmamıştım. Bir yazı planı olduğu iyi olmuş.  31 gün boyunca doğaçlama yaz deseydi, benim işim çok zor olurdu sanırım :))  Ana konu önceden belli olunca, yazma motivasyonu oldu benim için. 
Her gün yazmak kolay değil. İnsanın hem zaman, hem enerji harcaması gerekiyor. Fakat diğer yandan, yazdıkça yazası geliyor insanın. Kişinin yazma davranışını tetikleyen, zihnini hep canlı ve dinamik tutmasına neden olan bir çalışma. Kısacası ben büyük bir keyif alarak yazdım. 
Benim de aklımda bir proje var. Onu olgunlaştırmaya çalışıyorum. Yakın zamanda düzenleyip açıklama yazarım diye umuyorum. 
Yarın görüşmek üzere, selametle... 

29 Eki 2021

29.10.2021


Selamlar
Öncelikle, Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Nihal Atsız'ın Bozkurtlar romanında dediği gibi, bu millet gerekirse Kürşad olur, 40 kişi ile Çin sarayını basar. Esareti yine de kabul etmez. Bağımsızlık, milletçe karakterimizin ilk özelliği. Kadın, erkek demeden, gerektiğinde gözümüzü budaktan sakınmayacağımızı en son 15 Temmuzda dosta düşmana gösterdik diye düşünüyorum. Oğuzhan'dan başlayarak, milletimize hizmet vermiş tüm atalarımızın ruhu şâd olsun. 

Oy bu kadar güzel bir güne nasıl denk geldi bilmem ama bugün konu, birini üzdünüz mü? 

Bizim kuşak biraz şövalye ruhludur. İnsanları bile isteye üzmeyi geç, başka sebeplerden bile üzülmesine, becerebiliyorsanız engel olun, bunun için mücadele edin, şiârı ile büyütüldük biz. Üstüne efendimizin, "elinden ve dilinden komşusunun emin olmadığı kişi bizden değildir" sözü, beni her daim iliklerime kadar titretir. becerebildiğim ölçüde hassasiyet geliştirdiğim bir konu, "kimse benden sebep üzülmesin."

Fakat bir anım var ki, ne zaman hatırlasam yüzüm kızarır. Şüheda dördüncü sınıfa gidiyordu. Tatvan'dayız. Bağlama kursuna başladı. Özel bir müzik kursu. Nasıl tatlı genç bir grup açmış. Neyse, Şüheda bir kaç hafta gitti kursa. Zaten benim kızın doğal bir yeteneği var bu işe. Şimdilerde çok ilgilenemiyor ama iki haftalık kursa giderken, notası elinde olmayan parçaları bağlamada çıkarabiliyordu, sadece dinlediğiyle. Biz mutlu mesut gidip geliyoruz.  Bir arkadaşım var, Şükran. Benim kızın yaşıtı bir kızı var. Şüheda'yı görünce, o da göndermeyi düşünmeye başladı kursa. Biz beraber kursa görüşmek için gittik. Sohbet sırasında ben bir laf ettim, maksadını o kadar aştı anlatamam. Diyorum ya, hala hatırlayınca yüzüm kızarır. Hatta şu anda buraya yazmayı bile geciktirme telaşındayım. o kadar mahcup oluyorum. Bu kadar laf kalabalığı o nedenle 🙈

İtiraf ettik o kadar, çaresiz yazacağız 😒 Bir enstrüman çalmayı öğrenmenin çocukların gelişimleri açısından ne kadar önemli olduğunu konuşuyoruz. Kursun sahibi gençlerde orada tabi. Enstrüman çalmanın pek çok faydasından bahsettikten sonra, hem olur da akademik olarak başarısız olurlarsa, ellerinde bir avantaj daha olur dedim. Bu lafı ederken düşündüğüm tek şey, bizim kızlardı ama kurs sahibi gençlere "başarısız" demiş oldum. 🙈 Laf ağzımdan çıktığı an pişman oldum ama açıklama getirmek daha da kırıcı olacaktı. O yüzden "af edersiniz" de diyemedim. Hatırladıkça utanırım. Umarım o gençler için, sözüne kırılacak kadar önemli biri değilimdir. Tek umudum bu. 

Blogcum ya, sır kalmadı döktüm sana. Allah sonumuzu hayır etsin :)
Yarın görüşürüz, Selametle... 


 

28 Eki 2021

28.10.2021


Selamlar
Günün konusu ünlü bir aşkınız var mı?

Konunun, bir kaç açıdan sorgulanmaya ihtiyacı var bence. "Aşk nedir," diye sormalı onca. Ona cevabımızı iyi kötü verdik, iki gün öncesinde. Peki "ünlü kimdir", " neye göre kime göre ünlüdür" bunlar üzerine konuşulası konular. Sorudan maksat, popüler kültürün, bize lanse ettiği isimler üzerinden konuşacaksak, işim çok zor. Tepkim, öğretmenim sorular çalışmadığım yerden geldi olur :)) Popüler olan şeyler genelde benim ilgi alanıma girdiklerinde çoktan modaları geçmiş oluyor çünkü. Bu anlamda ünlü tanıdığım yok ki aşkım olsun. :)) 

Soruyu revize edip, hayran olduğunuz ünlüler kimdir, şekline dönüştürürsek, söyleyecek bir kaç isim bulabilirim. Nazan Bekiroğlu, kadına aşk derecesinde hayranım. Hayranlığım tanıştıktan sonra iki kat daha arttı. İskender Pala'nın yazı diline hayranım. Sezen Aksu ve Nilüferi, her daim büyük keyifle dinlerim. Türkan Şoray, çok büyük hayranım kadına. Malum benim akran grubunun zevkleri işte :))) 
 
Yarın görüşürüz efendim, selametle
 

27 Eki 2021

27.10.2021


Selamlar 
Ay bitiyor şaka gibi. Günün konusu, en yakın arkadaşım....

Benim en yakın arkadaşım, uzun zamandır. Nimetciğim. 2009 da tanıştık. Benim görevlendirme gittiğim okulun, Edebiyat öğretmeniydi. Bir yıl sonra, benim okuluma tayini çıktı Nimet'in. Ortak paydamız çok olunca, ahbaplığın ilerlemesi zor olmadı. 2009 dan bu yana, yükselen bir grafikle hep birbirimize çekildik :)) 

Nimet'i anlatan en güzel tabir şu olur sanırım. Nimet tertemiz bir insandır. Güvenilir, düşersen elinden tutar, mutluluğunu da, acını da paylaşabileceğin insanlardandır. Kendiyle ve hayatla barışık bir insandır. O nedenle çözüm odaklıdır. Onca zaman bir kere bile sorunun tarafı olduğunu görmedim, hep çözüm üretir, yada çözümün yanındadır. 

Etrafındaki herkesin özel anlarını bilir. Asla es geçmez o özel anları. Nimet etraftaysa, kendinizi güvende hissedebilirsiniz. Pek çok sorumluluk yüklenmiştir, hepsini hakkıyla yerine getirir. 

Ben bir polis eşi olarak, pek çok dostluğumu geride bırakmak zorunda kaldım malesef. Tayin çıkınca araya önce mecburi ayrılıklar sonrada mesafeler girdi dostluklarımla. Ortak paylaşım azalınca, ister istemez sohbet konunuzda kalmıyor. Öyle olunca sağlıklı iletişim devam edemiyor. Karacaoğlan diyor ya;
"Çağır Karacaoğlan, çağır
Taş düştüğü yerde ağır
Yiğit sevdiğinden soğur,
Sarılmaya, sarılmaya"
 İşte eski ve güzel dostluklar gurbete yenik düşebiliyor. Nimet, son durakta karşıma çıktığı için kendimi şanslı sayıyorum. Onu kaybetme riskim çok düşük. Bu beni mutlu ediyor.

 Ayrıca, ben ilk defa Nimet'le hissettiğim bir duyguyu da paylaşayım sizinle. Nimet'le tanışana kadar, grupların arasında iletişim kuran, organizasyonlar yapan bendim. Yani gruplar ayakta kalıyorsa, işler yürüyorsa bu benim enerjimle oluyordu. Nimet benim üstümden bu misyonu aldı, omuzlarım rahatladı onunla tanışınca, bir şeyleri çok fazla düşünmemeye, öyle mi olur böyle mi olur diye kafa yormaya gerek kalmadı. Nimet bu işi hem de hakkıyla yaptığı için :) Bu bazen beni zihinsel tembelliğe sürüklüyor ama yarattığı konfor alanı müthiş :)) 

Cancağızım, hep benimle ol, birlikte mutlu ve sağlıklı yaşlanalım inşallah.
Selametle...