Pages

29 Eyl 2010

derdi olan neylesin!


yavuz sultan selim hazretleri mısırı fethettiği zaman bir süre burada kalıp işleri bir düzene koymayı planlar. bu sürede çadırda kalır. çadırın işlerini yapan, yemekleri pişiren mısırlı cariye bir kız vardır. sultanı görür görmez aşık olur. fakat olacak iş vardır olmayacak iş vardır. bu ise tamda olmayacak bir iştir. bir yanda cihan padişahı yavuz sultan selim, diğer yanda cariye bir kız. ama gönül ferman dinlemez ve kız bir gün bütün cesaretini toplayıp sultana bir pusula yazar ve yatağın üzerine bırakır. pusulada sadece üç kelime vardır.
derdi olan neylesin!
padişah akşam çadıra gelir, pusulayı bulur. yazanı da tahmin eder tabi pusulanın arkasına cevabını yazar;
derdi neyse söylesin.!
sabah çadıra gelen cariye hem merak hem heyecan içinde yazdığı pusulayı alır. padişahın cevabı onu cesaretlendirir. bir not daha yazar.
korkuyorsa neylesin!
sultan akşam pusulayı okur ve arkasına şunu yazar.
hiç korkmasın söylesin!
sabah cevabı okuyan kızın kalbine cesaret gelmiştir. akşam temizliği bitirdiği halde gitmez sultanı bekler. akşam çadıra gelen yavuz, cariye kızı kendisini beklerken bulur.
kız saygıda kusur etmeden ayağa kalkar; titreyen ellerini saklamak için göğsünde kavuşturup selam verir.
yavuz selim ; buyurunuz sizi dinliyorum ; deyince cariye heyecandan titreyen ellerini saklamaya çalışır , yüzü kıpkırmızı olmuş, kalbi yerinden fırlayacak gibi atmakta iken
efendim... der. cariyeniz;
cümlesini tamamlamadan allah deyip yere yığılır ve oracıkda kalbi durur.
cihan padişahı bu temiz aşk karşısında gözyaşlarını tutamaz ve etrafındakilere
gerçek aşkı bu kızdan öğrenin der.
zira aşık maşukunun yolunda olur veya o yolda ölür.

1 yorum:

nesrin dedi ki...

çok güzelmış teşekkürler canım