Pages

4 Ağu 2022

Emekliliği Islatmak Lazım :)


Selamlar
Bayramları seviyorum demiştim daha önce, hatırlarsınız. Kardeşler olarak başka başka şehirlerde yaşayınca özlem hayatın ciddi bir parçası malesef. Bayramlar hasret gidermece tadında oluyor :) 
Daha önce bahsettiğim Ethem Bey'in Parkı burası. Ailecek vakit geçirmelik, keyifli mekan 

 

Eşim geçen sene bu zamanlarda emekli oldu. Bizim küçük damat evin küçük çocuğu kıvamında tam. Esprili, keyifli bir delikanlı. Eşime sürekli "abi emekliliği ıslatmadık" diyordu. Hazır beraberiz, hadi hep beraber piknik yapalım, ıslansın emeklilik dedik :)


Eşimin küçük kardeşi ile bizim küçük damat liseden arkadaşlarmış. Tevafuk işte. Hep istiyorduk birlikte bir aktivite yapalım diye kısmet olmamıştı. Bu defa onları da çağırdık. Kocaman bir grup olduk. Çoluk çocuk 15 kişi falan. Paşabahçe'ye gittik. Sabah kahvaltısından başlayan ve gün boyu devam eden çok keyifli bir aile zamanı etkinliği oldu hepimiz için. Neden gelenekselleştirmeyelim, diye düşünmeye başladık :) 


Annemin torunları bunlar. Kızım ve kuzenleri. 💓
Yeğenim liseye gidiyor. sporcu, çalışkan bir genç. Hadi teyze voleybol oynayalım dedi. Hayatımdaki eksikliği keşfettim resmen. Ben yaş icabı piknik ortamlarında daha sakin aktiviteler yapardım. Top oynamayı gençlere bırakırdım ama artık rakibim gençlere :)) 


Bu ekip, pikniğin genç tayfası :) 
Kızımın hem anne hem baba tarafından kuzenleri. Teyze çocukları ile amca çocukları bir arada. 
Küçük beyaz hırkalı beyefendinin yüzünün ifadesinden nasıl bir fırlama olduğu anlaşılıyordur sanırım. Burada biraz uyku mahmuru yoksa pek tatlış pek muzur bir küçük bey. 💓


Ekip kolay kolay bir araya gelmeyecek kadar renkliydi. Boy boy fotoğraf çekmek şarttı. :) 


Kız halaya çeker demişler ama bence benim yeğenim teyzeye çekmiş. :) Fotoğraftaki tek kız yeğenim Hiranur kuşu. Çocuğa baktıkça kendi küçüklüğümü görüyorum. ilgisi, merakı, bir şeyleri anlatırken heyecanı, yürürken zıp zıp zıplaması :)) 


Çorum'da yaşıyorlar. Annesine demiş ki, "anne bana tığ işi öğret". Annesi pek anlamaz. Hevesli değildi. Annemin kızlarının farklı farklı ilgi alanları vardır. Ben severim örgü işlerini malum. Benim küçüğüm mutfakta bir harikadır. Ayrıca şimdilerde uğraşmıyor ama makina nakışı konusunda da çok iyidir. Onun küçüğü zaten ultra yetenek, dikiş bilir, el nakışı bilir, benden sonra tığ işi konusunda en başarılı odur vs vs . Hiranur'un annesi daha gençken çok takılmazdı bu hobi işlerine. Düğmesi düşse bizden birine diktirirdi. Ama evlendikten sonra kız kendini keşfetti resmen. Keçeden etkinlik kitapları diken, kokulu taş çalışmaları yapan bir hanım oldu. Çocuklarının doğum günü konseptlerini hep kendisi hazırladı. Ama işte tığ tutmayı bilmez :) 


Yeğenim de "öğret bana" deyince. "Tatilde büyük teyzenin dizinin dibine otur" demiş annesi. Kuzum beni nerede bulsa," teyze öğretir misin bana" moduna geçiyor. Piknikte de oynamaktan sıkılınca, geldi yanıma. 
Kızım karşıda oturuyordu. Bizden habersiz anılarımızı belgelendirmeye başlamış. Hatta videomuz bile var. Son 3 foti anlaşılacağı üzere, en doğalından. 
Madem benim anı defterim burası, kalsın hatırası dedim. 

Bu arada doğum günüme doğru geliyoruz. Şimdilik selametle...

2 Ağu 2022

Hamidiye Kültür Bahçesi



Selamlar
Birikmiş anıları yazmaya devam... Savaş Atları Müzesinin de içinde olduğu Hamidiye Kültür Bahçesini gezelim bugün. 
Kocaman bir alan bir baştan bir başa sadece dikey yürüseniz 1,5 km. Kaldı ki geniş bir arazisi var. Gezi ekibi de çok yorgun olunca teferrüatlı gezebildiğimiz söylenemez. Mesela alanda Sivas'ın tarihi değeri olan, mimari eserlerinin minyatürleri var ama o tarafa hiç geçemedik. 


Bahçe iç açıcı. Birkaç seneye ağaçlar daha da büyür ve daha keyifli bir alana dönüşür eminim.
Ayrıca kendi memleketini övüyor demeyin ama Sivas'ta kurumların gayreti mi, insanların duyarlılığı mı yoksa her ikisi birlikte mi, neden oluyor bilemem ama bu tür yeşil alanlar, mesire alanları, park bahçeler tertemizdir. Mesela yaşadığım şehir Kayseri'de aynı gönül rahatlığı ile bunu söyleyemiyorum. Sivas'ta Paşabahçe'ye gitsek, Ethem Bey'in parkına gitsek ki ona ayrıca parantez açmak lazım bence. Şehrin en merkezi yerinde park. Vaktinde özel mülkmüş. Albay Ethem Allahverdi Bey'e ait bir araziymiş. 1934 yılında emekli olunca masraflarını bile kendisi karşılayarak halkın yararlanacağı bir parka dönüştürmüş. Şimdi belediye işletiyor. Şehrin ortasında nefes alınacak çoluk çocuk ailelerin gelip vakit geçirebildiği tertemiz bir alan. Ethem Bey günümüz insanından epeyce farklı bir vizyona sahipmiş beli ki. Aksi olsa o alanı iş merkezi ya da apartman yaptırmak istese yedi sülalesini 700 yıl ihya edecek bir yer. Allah hayrını kabul etsin. Neyse biz baştaki konuyu kaçırmayalım, böylesi mekanlar tertemizdir Sivas'ta. 
Konuyu yine dağıtacağım sanırım ama elimde Rasim Özdenören'in Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler kitabı var. Kitapta Rasim Hoca, "...müslüman tabiatı mahlukat olarak görür ve yaratılmış her şeye merhamet etmek müslümanın görevidir" diyor. Bu irfan dünyayı kurtaracak belli ki. 


Bu ara mütemadiyen çanta örüyorum :)) Birkaç tane daha denemem var. Onları da toplu post yapacağım. Hamidiye Kültür Bahçesine giderken bu çantayı takmıştım. Bu kadar çiçeği bir arada görmüşken Frida'nın çiçeklerinin de onlarla bir fotisi olsun istedim :) 



MinyaSivas'tan tek karemiz. At binmeye giderken karşımıza çıktı. Meşhur Eğri Köprü. Köprünün gerçeği Kızılırmak üzerinde. İpek Yolu güzergahında. Kitabesi yok ama Selçuklu eseri olarak tahmin ediliyor. Hala ayakta çok şükür. Biz küçükken kullanılıyordu ama artık alternatif köprü yapılıp korumaya alındı. 


Bahçenin dikey geçildiğinde 1.5 km olduğu bilgisine Şale Kitap Kahve'ye gelince anladık. Savaş Atları Müzesi bahçenin bir başında Şale Kitap Kahve diğer tarafında baştan sona yürüyünce ölçmek mümkün oldu :) 
Çok güzel bir mekan hem sade hem şık. Kitap alışverişi yapabiliyor. Ayrıca oturup çay kahve içebileceğiniz, entelektüel merakları olan kitap sever misafirlerinizi ağırlayabileceğiniz bir mekan. İsme özellikle dikkat lütfen Şale Kitapcafe değil, Şale Kitap Kahve 💓


Bu kısımda kitap satışı yapılıyor. Hatta epeydir takip ettiğim YKY Yayınlarından Bin bir gece masalları kitabını aldım hem de çok ucuza. 


Çok keyifli bir mekan değil mi sizce de...


Bu alan oturma alanı. Gençler cheesecake söyledi. taze ve güzeldi, sevdik. 
Hamidiye Kültür Bahçesi birkaç kere daha ziyaret edilmeli bence. Yolunuz Sivas'a düşerse sizde ziyaret edin ama geniş bir zaman ayırın. Hemen ceee deyip kaçılacak bir yer değil :)) 
Birikmiş anıların yenisi ile gelirim çok yakında.
Selametle...

30 Tem 2022

Savaş Atları Müzesi

Selamlar
Yine uzun bir ara verdim malesef. Uzman öğretmenlik seminerleri neredeyse bütün vaktimi alıyordu çünkü. Aslında epey vakit var ama ben tatile gitmeden önce bitirmeyi hedeflediğim için seminerlere odaklandım sanırım.
Eşimin ve benim aile büyüklerimiz Sivas'ta olunca bayramları memlekette geçiririz genelde. Birikmiş anılara bayram gezmeleri ile başlayalım dedim. 
Kurban bayramında, kurban ibadetini yerine getirdikten sonra memlekete gidiyoruz. O nedenle bayramın ikinci günü öğleden sonra yola çıktık. Hiç bahsettim mi bilmiyorum ama Vanilya Hanım'la yolculuk hiç kolay olmuyor malesef. Hayvan çok huzursuz oluyor ama onu bir hafta on gün evde yalnız bırakamayız. Burada bırakacak kimsemiz de yok. O yüzden bizimle beraber anneannenin evine gitmek zorunda kalıyor. :(
Bayramın üçüncü günü rutin ziyaretlerimizi yaptık elbette. Bayramları bu yüzden çok seviyorum. Gurbette olunca, ha deyince göremediğin herkesi görme ve hasret giderme şansına kavuşuyorsun. 
Son bayram gününde ise, Sivas'a yeni açılan ve çok merak ettiğim Hamidiye Kültür Bahçesine gittik. Giden valimiz Sayın Salih AYHAN beyefendinin Sivas'a kazandırdığı bir değer olmuş. Çok beğendim. Yayını görsele boğmamak adına bugün sadece Savaş Atları Müzesinden bahsedeceğim. 


Farklı cins atların gerçek boyutlarında heykellerinin olduğu, atlar üzerine pek çok bilgiye ulaşılabilecek güzel bir müze. 
Bütün atlar sakin uysal tasvir edilmişken, camekanına sığmayıp taşan Türkmen atı çok manidardı :)) 


At denilince malum Arap atlarının bir şöhreti var. O şöhrete hürmeten şaha kalkmış olarak tasvir edilmiş ama camekanından taşmadan :)) 


Dediğim gibi atlar hakkında çok fazla bilgi var müzede. Müzenin girişinde sizi  bir tarafında kas yapısı diğer tarafında iskelet yapısının tasvir edildiği at heykeli karşılıyor. 


Atların alınlarındaki ve ayaklarındaki beyazlıklar hakkında verilen bilgiler de dikkat çekici. Alın kısımlarında ki beyazlığa "akıtma", bileklerindeki beyazlığa "seki" denildiğini daha önceden biliyordum ama kendi içinde bu kadar sınıflanıp tasnif edildiğini bilmiyordum açıkcası :) 
Köroğlu ve Kıratı meşhur malum. Atının akıtmasına şiir söylemeyi ihmal etmemiş beyimiz. :) 

Yokuşa yukarı tavşan sekişlim
Bayıra aşağı ceylan büküşlüm
Alnı akıtmalı, göğsü nakışlım


Tabiata salınan hayvanlar sonuçta, karışmaması lazım başka sürülerle. İnsan aklı buna da çare üretmiş. Damgalamak, bana ait, benim demek, insan doğasında var sanki. Ondan sebep bu komün yaşam felsefesi, bana hep fıtrat dışı gelir. Sorun bence sahiplenme duygusunda değil, sorun bencillikte. Varlığın da yokluğun da bir imtihan olduğunu unutmakta. 


Bu bilgi bana çok ilginç geldi. O yüzden paylaşmak istedim. İnsan beyninden sonra en girintili çıkıntılı beyin atlardaymış. Tarihin ilk zamanlarından beri gelen bir kankalık durumu boşuna değil yani :))) 


Atların vücutlarındaki tüylerin rengine göre farklı isimler aldığını da duymuştum daha önce. Doru at, kır at, yağız at vs. şiirlerde, türkülerde sıklıkla karşımıza çıkıyor malum. İşte size atlarını donları. 








Müzede çektiğim tüm fotoğrafları paylaşmam imkansız. Kısaca fikir olsun istedim. Yolunuz Sivas'a düşerse mutlaka uğrayın derim. 
Hamidiye Kültür Bahçesinde atların sadece heykelleri yok. Cirit müsabakalarının yapıldığı bir alan ve ziyaretçilerin isterse at binebildikleri kapalı bir salonda var. Eşimin yeğeni de bizimle gelmişti. Küçük adamı ata bindirdik ona bakıyordum ki, bu minnoş benimle tanışmaya geldi. Sevimli bir tay. Yeni öğrendiğimiz bilgilerin ışığında yağız bir at olacak diyebiliriz.:)) 


 Tabiri caizse burnumun dibine kadar girip beni bir güzel inceledi. Kokladı. Merakını giderince de usul usul uzaklaştı. Çocuklarla adını Meraklı koyduk. :))) 


Son olarak atlarla ilgili söylenmiş güzel sözlerden oluşan bu duvarı da paylaşmak istedim.
Sonuçta "akıllı insan atını, ahmak insan kendini över" demişler :))


Selametle...

4 Tem 2022

Frida Blanket 6. Motif Açıklaması

Selamlar
Evdeki hesap çarşıya uymadı. Epey geç kaldım ama Frida battaniye bayrama kadar bitecek  inşallah.  Renkli motifler bitmişti. Düz renk motifleri ben bu defa siyah yapmaya karar verdim. Orijinalinde bu motifler koyu mavi tonlarında tonlarda. Hadi başlayalım...


 Diğer motiflerde açıkladığımız gibi popcornlu motifi yaparak başlıyoruz. Orijinalinde bu motif sarı krem. :) 

  3 zincirlere 5 tane tekli trabzan yapıyoruz. Aralarında 1 zincir var.

   Artık ikili trabzanla devam edeceğiz. 5 tane tekli trabzanın başında ve sonunda artırma yaparak 7 tane ikili trabzan yapıyoruz. Aralarda yine 1 zincir var.

 Yine ikili trabzan devam edecek. Başta ve sonda artırarak 9 tane ikili trabzan yapıyoruz. Aralarda 1 zincir olacak.

  Bu sıra model değişecek. Artırma yaptığımız kısımlarda yani başta ve sonda eksiltme yapmaya başlıyoruz. Dolayısıyla alt sıradaki 9 trabzan,  7 trabzana düşecek. 1 zincirle geçtiğimiz kısımla geldik. 3 zincir çekip, sık iğne yapıyoruz. Yeniden 3 zincir çekip eksiltme yaparak devam ediyoruz.  Sıra sonuna kadar devam ediyoruz. 


Eksiltmeler devam edecek, Yani 7 trabzanı 5 trabzana düşüreceğiz. Aralarda 3 zincir çek ilk bölüme sık iğne yap, 3 zincir çek diğer bölüme sık iğne yap.  3 zincir çek eksiltmeye devam et.  Sıra sonuna kadar. 


  Eksiltmeye devam ederek sırayı tamamlıyoruz. Trabzanlı kısım 3 tane kalacak. 


Bu sırada köşeleri oluşturacağız. Sırayı yarım trabzan yaparak tamamlayacağız. Alt sırada 3 tane kalan trabzanların ortasına aynı yere 5 tane yarım trabzan yapıyoruz. 
Şimdi zincirli kısma geçiyoruz 3 yarım trabzan ilkine 3 yarım trabzan ikinciye yapıyoruz. Tam ortaya geldik. Alt sırada yaptığımız sık iğnenin üstüne 1 tane yarım trabzan yapıyoruz. Sonra yine zincirle geçilen kısımlara 3'er tane yarım trabzan yapıyoruz. İşlemleri tekrar ediyoruz. Fotoğrafı dikkatle inceleyiniz. 


Geldik son sıraya. Bu sıra ikili trabzanlardan oluşuyor. Alt sırada 5 tane yarım trabzan yaptığımız yerin tam ortasına aynı yere 3 tane ikili trabzan yapıyoruz. Geri kalan trabzanlar tek tek yapılacak. 17 trabzan yaptıktan sonra yine köşe gelmesi lazım, her şeyi doğru yaptıysanız :) 
Bu motiften 4 tane yapılacak. Yarın inşallah yarım motifi de örmeye çalışacağım. 
Selametle.

20 Haz 2022

Tatil Başladı


Selamlar
Anne babaların evlat sayısına göre yaşadığı, okulun ilk günü ya da mezuniyet heyecanı, biz öğretmenler için her yıl yaşanır. Peki her yıl yaşanıyor olması heyecanından bir şey eksiltir mi? Tabi ki hayır. Nasıl her sınıfın her dersin enerjisi farklıysa, her başlangıç ve her sonun da heyecanı farklıdır bizde :) 


Bu sene 12. sınıflara dersimin çok olması da mezuniyet heyecanımı ikiye katlamış olabilir. Bu hanım kızlar benim en tatlış sınıfım olan 12/A'nın öğrencileri....
Yeri gelmişken öğretmenin öğrencileri arasında ayrım yapması söz konusu değildir. Farkı yaratan tek şey, öğrencinin davranışlarıdır. Bazı öğrenciler sizinle daha yakın ilişki geliştirir. Etrafınızda döner, soru sorar, derse katılır ve ister istemez bu çocuklar hem sınıfta hem kalbinizde özel bir yer edinir :) Fotoğraftaki minnoşlarım gibi :) 


Sene sonu öğretmenler kurulu toplantısından sonra tatil öncesi son bir buluşma organize edelim dedik. Üzerine çok düşünmeden spontane gelişti. Kırk defa düşünüp plan yapsan tutmayacak işler kendiliğinden oluveriyor bazen. Bu buluşmayı bir hafta öncesinden ayarlasak bu kadar kalabalık olması imkansızdı :)) 
Toplantı sonrası hadi çıkalım dedik ve toplanmıştık bile :) Hatta erkek arkadaşlar fena halde kıskandı :))) 


Unesco'nun dünya mirası geçiçi listesine girmeye hak kazanan Koramaz Vadisinden söz ettim burada sıklıkla. Belediyenin Koramaz Vadisindeki tesisine gitmeye karar verdik. Vadi zaten harikadır. Tesis de çok başarılı. Kahvaltı programına yetiştik. Mis gibi temiz havada harika vakit geçirdik. 


Tatil enerjisi yüksek başladı. Sevgi'yi tanıyorsunuz zaten. Küçük bir burun ameliyatı geçirmişti iki hafta önce. Ziyarete gittim. Sevgi'nin motif denemeleri vardı. Parça parça. Bunları bir araya getirip battaniye yapalım demiştik ama Sevgi yoğun çalıştığından pek fırsatı olmadı. Gitmişken onları da alıp geldim. Düzeni bana bıraktı Sevgi. Motiflerin ve yüreğimin bizi götürdüğü yer aşağıdaki gibidir efendim :) 


Hem battaniyeyi teslim edeyim hem de ördüğüm çantaya renk takviyesi alayım diye Sevgi ile buluşma ayarladık. Sevgi sadece pazar günleri izinli. Madem hava mis gibi madem tatil günü dışarda vakit gerçirelim dedik ve Gültepe parkına gittik. Mütevazi bir sofra hazırladık. Sohbet muhabbet ve hobilerimiz ekseninde kaliteli zaman geçirdik :) Benim çanta mı? Bu ara Zara markası ile kapışma halindeyiz. Bitince paylaşırım tabisi :)) 


Sevgi kısır yapmıştı. Türk hatunlarının en sevdiği ikramlardan biridir malum. Ben patatesli ekmek yaptım. Bir televizyon kanalındaki yemek programından öğrenmiştim. Kendimce geliştirdiğim bir tarif. Şu an tarifini burada paylaşıp paylaşmadığımı hatırlayamadım. Geriye doğru bir arşiv taraması yapar, paylaşmadım .ise not düşerim mutlaka :) 
 

Gültepe parkı, şehrin içinde o hengamenin, trafiğin içinde aslında fakat resmen kurtarılmış bir ada gibi. Parka girince başka bir boyuta geçiyor gibisiniz. İki adım sonrasının AVM ve şehir kalabalığı olduğunu fark etmek neredeyse imkansız. sessiz, huzurlu ve dingin.
 Toprak insanın mayası. Tabiatla baş başa kaldığı, toprağa basabildiği ölçüde huzurlu insan. 


Nükhet Duru'nun, Mahmuresi gibi yedik, içtik, yere yaydık battaniyemizi çayımız, kitaplarımız, önümüzde renkler. pek keyifli vakitler geçirdik. 
 

Akşam eve dönünce, dünya dedi "dur orada, unuttun sen benim cilvelerimi, yeter bu kadar huzur. Al sana bir can ağrısı, hatırlatayım kendimi sana" 
Domates konservesinin kapağını açmak için bıçakla kenarından pırtlatayım dedim ve bıçak kayıp parmağı götürdü. Yaralı kuzu olduk anlayacağınız. 
Bu kesik aslında eğitimin bir parçası gibi. Hadi dön şükret sahip olduğun her şey için, dedi bana. Şükürler olsun Rabbim verdiğin ve vermediğin her şey için. 
Selametle...