Pages

16 Haz 2026

Edirne- Selimiye Cami







Selamlar
Yurtdışına çıktığımız dönemlerde Edirne'den geçmiş ama Edirne2yi hiç gezmemiştik. Selimiye Cami'sini hiç görmemiştim. Allah Cuma Namazı kılmayı nasip etti. Şükürler olsun. 






Edirne; İstanbul'un fethine kadar Osmanlı Devletine başkentlik yapmış bir şehir. Malesef saray yıkılmış, restore edilmeye çalışılıyor ama Beyazıt Külliyesi ayakta. Özellikle sağlık alanıyla ilgili bölümleri şaşırtıcı bilgilerle doluydu. Ameliyat yapan bir kadından bahsediliyor mesela. Bize öğretilen, Osmanlı döneminde sosyal hayatın dışında kalmış bir kadın profili. Bu bilgiyle büyütüldük. Sanırım kandırıldık. Gerçek oldukça farklı gibi. 
Biz Edirne'den sonra İstanbul'a gittik ama ben hayatımdaki daha köklü bir değişime geçeceğim müsadenizle. İstanbul' daha sonra paylaşırım :) 
Şimdilik selametle 


 

13 May 2026

Karaağaç


Selamlar
Edirne, Karaağaç. Lozan Antlaşmasında Yunanistan'dan savaş tazminatı olarak aldığımız bölge. Türkiye'nin en batı noktalarından biri. Bu sene Gezi İnceleme Kulübü Ersin Teacher ve ben de. Aldık gençleri sınıra götürdük. Bizim içinde farklı ve güzel bir deneyim oldu. Eskiden Meriç Nehri'nin doğal sınır olduğu dönemlerde gümrük binası olarak kullanılıyormuş. Ptt binası olarak da değerlendirilmiş. Şimdi de belediye tesisinin yanında gelenlerin uğrak noktası olan bir yer. Ardında Meriç Nehri var. 


Hemen karşısında Hacı Adil Bey Çeşmesi var. Ecdadın dokunuşları ne kadar da estetik. 


Paytona Burdur'da binmiştim. Çok farklı bir deneyimdi. o zaman atın ayağı asfaltta kayıyordu. Burada taş yolda daha mı iyi olur acaba. Karaağaç'a ailemle gelirsem deneyimlemeyi düşündüm. :))


Nehrin kenarında belediyenin tesisi var. henüz açılmamıştı ama gençler gezip, foto çekerken, dinlenip, kitap okuyacak vakit bile buldum. :)) 


Edirne'nin ciğeri meşhur malum. Bu da Karaağaç'ta yer alan, dünyanın en büyük tavası. Festivaller sırasında kullanıldığını söyledi rehber. İşlevsel de yani :)


Meriç Nehri üstündeki eski köprü. Rehber, dünyanın en güzel gün batımlarından biri de buradan izlenir dedi. Google da aynı şeyi söyledi. görselleri gerçekten muhteşem. Umarım aile ile gelip, o manzarayı seyretme şansına sahip oluruz. 


Köprü üzerindeki sultan mahfili. Edirne, İstanbul'un fethine kadar Osmanlı'nın başkenti. Sultanlar da manzaranın tadını çıkarmış yani :) 



Karaağaç'ın tren istasyonu. Şimdi Lozan Meydanı olarak anılıyor. Osmanlı'dan kalma binalar, şimdi üniversitenin kullanımına sunulmuş. Deniz hayvanları müzesini de ziyaret ettik. 





Karaağaç, küçük şirin bir kent. Evleri.... Sokakları....
İnsan şöyle küçük şirin bir evim olsun, arada kafa dinlemeye geleyim istiyor. Ah keşke...




İyi ki gördük dediğimiz bir yer oldu Karaağaç. Umarım Edirne'yi de yazabileceğim. Umarım dedim, çünkü hayat çok hızlı akıyor. Ardından yetişmek zor.
Selametle...

4 May 2026

Hayatın Başka Bir Evresinin Eşiğindeyim




Selamlar
Beni tanıyanlar bir kızım oluğunu da biliyor. Yetişkin bir kız evladı olan her anne gibi benim de artık kuşu yuvadan uçurma vaktim geldi. Bu ayın sonunda nişan, ağustos ayında da düğün yapılacak kısmetse. Ritüeller sırasıyla gerçekleşiyor.


Aile büyüklerinin tanışması için küçük çaplı bir organizasyon yapıldı. Bizim ailenin büyükleri, Dünür ailenin büyükleri geldi. Bilin bakalım kim yoktu. Evlenecek çift hahahaha
Biri Şıtnak'ta diğeri İstanbul'da olunca, Şırnak'takinin de gelmesi büyük problem olunca evlenecek çift olmadan tanışma faslını yapmak durumunda kaldık. :)



Hazırlıklar konusunda halamız ve teyzemiz yardım etti. Ben de o günü kotaracak ne enerji ne de zaman vardı normalde. İyi ki varlar.


Bizimkiler Sivas'tan gelince ve epey de yorulunca kahvaltı için yeniden mutfağa girmesinler dedik. Yolcu etmeden önce benim en sevdiğim kahvaltı mekanına götürdük. Kahvaltıdan sonra da yolcu ettik. 

Şöyle anlatınca çok hızlı bir geçit töreni gibi olmuş. Aslında olan da aynen buydu. Açık söylemek gerekirse ben evlilik konusunda kafası karışık bir insanım. Aile elbette güzel. Fakat çok yıpratıcı bir kurum. Bir kere dahil olunca sisteme, çıkışta yok gibi. Boşansan bile kopmaz bağların oluyor. Özellikle çocuğun varsa. "Hayırlı iş" diyorlar adına. Umarım hayırlıdır deyip, susayım. Yoksa dediğim gibi benim kafam çok karışık evlilik ve aile kurumu konusunda. :))) 
Selametle...

17 Nis 2026

Yozgat'a İadeiziyaret


Selamlar
Geçen sene ve bu sene Sayın Mustafa Çiftçi'nin okulumuza yaptığı ziyaretlerden bahsetmiştim. Mustafa Hoca'nın Yozgat'ta bir grupla roman okuma ve incelemesi yaptığını, on beş günde bir toplandıklarını öğrenince biz de onun programına katılalım istedik. Okuldan, öğretmen, öğrenci ve velilerden oluşan bir grupla Yozgat'a gittik. 


Sizde var mı bilmem ama Orta Anadolu'da insanların bazı şehirleri hor görme tavrı var maalesef. Yozgat'ta bu anlamda insanların burun kıvırdığı bir şehir. Ben geçen seneye kadar Yozgat'a hiç gitmemiştim. Nasip oldu bu süreçte üç defa gittim. Her seferinde de dolu dolu entelektüel bir ortam karşıladı beni. şöyle bir meclis Sivas'ta var mı bilmiyorum ama Kayseri'de hiç görmedim. Yetişkin insanlar, çoğunluğu erkek, ama sadece erkek grubu değil. Kadınlarda var. iki haftada bir roman okuyup, tahlil yapmak için bir araya geliyorlar. Hüzni Baba isimli bir zatın eski konağı, Edebiyat ve Musiki Cemiyeti olarak faaliyet gösteriyor. 



Bu gençler Mustafa Hoca'yla röportaj yaptılar. Okul dergisinde yayınlanmak üzere...


Konağın tam karşısında Fatih Cami vardı. Kiliseden camiye çevrilmiş. Tarihi bir cami. Vakit namazlarını burada kıldık.




Yozgat çok soğuktu. Sanırım biz Kayseri'nin havasına aldanıp, ince giymişiz. biraz üşüdük ama bu "cadde yapmamıza" engel olmadı. Kiraz Çiçeği Kolonyası kitabını okuyanlar tırnak işaretinin nedenini anladı bile :)) 


Bu da Servet'in okuduğu Yozgat Lisesi :))


Hasibe'yle İshak 💗


Bu pazar benim evde bir cemiyet var. yakında nedenini de yazarım. O nedenle evde bazı eşyalar değişti. Emektar masa da emekli oldu. yerine bu minnoşu getirdik. Perde yetişmedi ama hazır sayılırım :)
Selametle....

16 Nis 2026

Hayatın Akışına Yetişmek Zor


Selamlar
TRT'nin dijital platformu tabii'den haberi olmayan kalmamıştır diye düşünüyorum. İçeriği hem çok temiz hem de dolu diziler var. Fırsat buldukça seyretmeye çalışıyorum. Gazali'nin hayatını anlatan dizi de onlardan biri. Birinci sezonunu bitirdik. Filozofları Tutarsızlığı isimli eserin yazılma sürecini seyrettik. Emeği geçen herkesin eline, emeğine sağlık. Gerçekten çok iyi bir çalışma. seyretmeyenlere öneririm.


Bu ara evde değişiklik yapma perileri geldi bana :)) Oturma odamızdaki koltuk takımları epey yıpranmıştı. Bir çılgınlık ettik ve yeniledik. Şimdi de perdeler gözüme batmaya başladı:)) Biz kadınların ne çok derdi var hahahahaha 


Bizim evde koltuğun keyfini en çok kim çıkarır sorusdunun cevabı görseldedir. :)))) Şişko göbek, pek tatlı minnoşum. 


Hoca, okulda işler nasıl gidiyor derseniz, bildiğiniz gibi :) Yine kitap okuyoruz, yine değerlendirme yazıları yazıyoruz. Göğü Delen Adam isimli kitabı okuduk. Okumadıysanız öneririm. 
Afrika'da bir kabileye beyaz adam gemiyle geliyor. Ufuk çizgisinden geldikleri için, beyaz adamın göğü yırtıp geldiğini düşünürler. Bu nedenle beyaz adama papagali derler. 
Papagali ile tanışan kabilenin reisi belli bir zaman sonra Avrupa'ya seyahat eder. Avrupa'da gördüğü yaşam biçimini değerlendirmesi.... Medeniyet dediğimiz olguya farklı bir bakış açısı.... 


Bu gençler çok güzel yazılar çıkardılar. 


Tepeleme yığılmış bir ütü sepetim vardı. Ben de açtım tabii'den dizimi. Hem ütüledim, hem seyrettim. Bu dizinin adı, Onbeşliler. Çanakkale Savaşı öncesi Tokat ve çevresinde yaşanan olaylar anlatılıyor. Meşhur türküdeki onbeşlileri günlük hayatlarında görüyoruz. Milli duyguların tavan yaptığı, bu vatan için hizmet edenlerin hatırasına minnet duygunuzu ve asabiyetinizi kuvvetlendiriyor. aile ile seyredin lütfen. 


Sırf bu tarz yaka ve kol kesimini daha önce yapmadığım için denediğim bir örgü oldu. Ense kısmında bir problem oldu ama acemiliğimi de atmış oldum. İyi oldu :)) 


Kayıp Zamanın İzinde Serisine başladık bir grupla. Birinci kitabı bitti. Hatta dün toplantı yaptık. Böyle kitapları bir grupla okumak daha faydalı. Okuması zorlayan ama kafa açan kitaplardan biri. Seriyi tamamlayınca uzun bir yorum yazmayı düşünüyorum. Şimdilik böyle kalsın.


Afrika Menekşesi motifi, etkinlik grubu ile örülmüştü. Deneme yapmak için yaptığım motiflerle supla yaptım. Kahve sunumlarımda kullanmak nasip olsun :) 


Etkinlik motiflerini ise battaniyeye dönüştürmek istiyorum. Hatta motifler az olunca Sevgi'cim destek oldu. Büyük bir battaniye olacak inşallah süreç devam ediyor. :)





Her gün bir motif örme etkinliği yapıyorum. Mart motifleri ektedir.:)


Yıllarca kahve makinesine direndim. Fakat bayramda gelen misafire kahve yaparken, cezve başında bekleyince olması gerektiğine kanaat getirdim. İlk gün acemiliğim komikti. Suyu otomatik alan bir makinaymış. İyi ki You Tube var.


Son dönemlerin faydalı etkinliği Sinan Canan konferansı oldu. Kendi adıma yeni bilgiler yoktu. ama faydalı bilgiler vardı. 


Bu mikrop hareketliyken canımıza ot tıkıyor ama uyuyunca bu kadar sevimli oluyor işte.
Aslında uzun süredir yazmak istiyorum ama keyfimiz hiç yok. Siverek ve Kahramanmaraş'ta yaşanan olaylar enerjimizi çekti. Münferit olaylar olmadığını, gizli servis işi olduğunu düşünüyorum. Şimdilik sabırla bekliyorum. 
Güzel günler görebilmek umuduyla. 

2