Pages

14 Oca 2026

Hala 2. Gün

 


Selamlar
Sevgili Bloğum benim seçtiğim fotoğrafları sondan başa doğru eklemeyi tercih etmiş :)) Yani günü geriye doğru saracağız. 




Kudüs sokaklarını gece gündüz demeden arşınladık. Mescid-i Aksa'ya giremesek bile kadim şehri sonuna kadar yaşadık. Fotoğraflardan ne kadar geçiyor bilmem ama surun içine girdiğinizde kesinlikle dünyanız değişiyor. 


Bu coğrafyanın kaderi bir derken boş konuşmuyoruz. Kaç Hakkari'li Kudüs'te bir sokağın adının Hakkari olduğunu biliyor. Malesef kendi coğrafyamıza çok yabancıyız. 


Zeytin Dağı'ndan Kudüs. 



Fotoğrafta ağaçların devamındaki taşlık görünen alan Yahudi Mezarlığı. Yahudilerin akla ziyan inanışlarından biri de bu alana gömülürlerse direk cennete gideceklerini zannediyorlar. O nedenle buraya çok deli paralar yatırıyorlar. Şaka gibi ama değil. 



Rabiatül Adeviye'nin kabri olduğu söylenen makam.


Hristiyan inancıma göre Hz İsa öldükten üç gün sonra dirilip, Zeytin Dağındaki bu noktadan göğe yükselmiş. 





Selman Farisi'nin makamının olduğu cami. Başta söylediğim gibi gün tersinden aktı bu paylaşımda. Önce El Halil'e gittik. Sonra Zeytin Dağı'ndaki ziyaret noktalarını gezdik. Denedik ama Mescidi Aksa'ya yine giremedik. Kutlu gün üçüncü gündü. geliyor gelmekte olan yani. Sevgiler 

11 Oca 2026

El Halil Gününden


Selamlar 
An itibariyle yazılılarını okumuş bir öğretmenim, oleeyyy :) Henüz performans notlarını vermedim ama işin en zor kısmı bitti. Bu sene için her gün bir tane büyükanne motifi örmeye başladım. İlk haftanın renkleri karşınızda :)) 


Ziyaretimize dönecek olursak; ikinci gün Kudüs'ten çıkıp, El Halil şehrine geçtik. Filistin peygamberlerin memleketi biliyorsunuz. Çok sayıda peygamberin makamı var bu topraklarda. Bugün gün boyu mübarekleri ziyaret ettik. Bu cami, Hz Yunus'un makamının olduğu cami. 

 
Hz Yunus'un makamı. Malum izinsiz kavmini terk ettiği için cezalandırılan, balığın karnında bir süre kalan peygamber. Aslında her olmuşta bize bir mesaj var. Nasıl tövbe edeceğimizi öğreniyoruz bu hikayeden. "La ilahe illa ente,Sübhaneke, inni küntu minaz-zalimin" Bir peygamber duası ve nasıl güzel bir rehber. Senden başka ilah yoktur. Sen yücesin, hatadan kusurdan münezzehsin. Şüphesiz ben zalimlerden oldum. 
Duadaki edep çizgisine bakar mısınız. Ah kalbim...


Ekibin hatun kişileri... Özledim hepsini. Kayseri'deki grupla buluşma mı ayarlasak acaba. 


Hz Yunus'un makamı El Halil Şehrine girmeden, yol üstü bir noktada. El Halil merkezinde ise Hz İbrahim ve ailesinin makamları var. Otobüsten indikten sonra gezdiğimiz sokaklar Çok güzeldi ve grubu gören çocuklar; I Love Türkiye diye bağırıyordu. :) Ben bu gezide öğrendim ki, Türk olduğum alnımda damga varmış gibi net. :)





Hz İbrahim ve ailesinin makamlarının olduğu camiye girmek için malesef işgal güçlerinin turnikelerinden geçmek zorunda kalıyorsunuz. 




Hz İbrahim 


Hz İshak





Bu bizim kafilemizin minnoşu. İnci Sena. 15 aylık. Annesi, dayısı, teyzesi ve yengesi ile gelmişti. Ama tüm grubun maskotu oldu. Bir çocuk hiç mi sıkıntı çıkarmaz. Maşallah, hiç yormadı grubu. Kuzucuk :) 



Gelelim bu caminin hikayesine. Caminin altında bir mağara var. Arkadaki kısım mağaranın yerini belirtmek için yapılmış. Mazgaldan bakınca aydınlatılmış mağarayı görüyorsunuz. Hz İbrahim, Hz İshak ve eşleri. Hz Yakup'un mezarları bu mağarada bulunmuş. Onların şerefine mağaranın üstüne bu cami ve makamlar yapılmış. Hz İbrahim, Hz İshak ve eşlerini ziyaret etmek mümkün ama Hz Yakup'un makamını her zaman ziyaret edemiyorsunuz. Çünkü işgalciler Hz Yakup üzerinde hak iddia edip, camiyi ikiye bölmüş ve Bir kısmına sinagog yapmışlar. Hz Yakup malesef diğer tarafta kalmış. ( Hz Yakup'un bir adı da İsrail, o nedenle hak iddia ediyorlar.)  




TİKA yine iş başında. El Halil'deki tarihi evlerin bakım ve tamirini yapmışlar. 



El Halil ile ilgili en üzücü nokta, malesef  işgalciler toplumsal yapıya zarar vermek adına gençleri ve çocukları uyuşturucu bağımlısı yapmaya çalışıyor. Alttan alta gençlerin uyuşturucu maddeye ulaşmasını sağlıyor. Ajanları marifetiyle halkın arasında bağımlılığın artmasına neden oluyor. Bir avuç insanın direnciyle baş edemeyen adiler, halkın ayarları ile oynayıp, kendilerine karşı mücadele edemez hale getirmeye çalışıyor. Grup lideri ve rehber, El Halil'den asla alışveriş  yapılmaması, asla kimseye sadaka verilmemesi için bizi uyardılar. Malesef uyuşturucu temininde kullanma ihtimalleri yüksekmiş. 
Rabbim bu mübarek beldelerin özgürlüğünü görmeyi nasip etsin. 
Şimdilik selametle...

10 Oca 2026

Hala 1. Gün. Eriha, Nebi Musa Makamı


Selamlar
Heyecandan olacak ilk günün gündüzünü anlatmadan, akşam ve geceye geçmişim. :) 
Ürdün'den otobüslerle sınıra geçtik. Sınırda saçma sapan bir şekilde, kendi yaptıkları bir hata nedeniyle 3 saat bekletildik. Son derece ilkel binalar ve işleyiş var sınırda. Hem Ürdün tarafında hem de, işgalci tarafta. Allah'tan ekip arkadaşları çok iyi insanlardı. Sohbet güzeldi, bunalmadık. 
İlk durak Eriha'ydı. İlk yayında Eriha'dan bahsettim. Eriha ve Kudüs arasında "Nebi Musa Makamı" var. Hz Musa'nın kabrinin burada olduğuna inanılıyor. Mübareği ziyaret ettik.




Nebi Musa Makamı bir külliye. Eskiden çok hareketli bir mekanmış. Ziyaretçileri çokmuş. Fakat bölgede yaşanan zulüm nedeniyle buraya olan ilgi malesef azalmış. Şimdi hem Eriha'ya hem de Kudüs'e uzak olunca ziyaretçileri az. Üstteki fotoğraafta uzaktan görünen abiye dikkat edin. Bir kaç karede daha karşınıza çıkacak. O abi ve kardeşi külliyenin bakımını üstlenmiş durumdalar. Ortam pırıl pırıldı. Mübareğin makamına çiçek gibi bakmışlardı. Allah razı olsun.



Kudüs Hristiyanlar için en önemli merkezlerden biri, biliyorsunuz. Kıyamet Kilisesi orada. Hz İsa'nın öldüğü ve tekrar dirilip, göğe yükseldiğine inandıkları yer. Bu nedenle Selahaddin Eyyübi Kudüs'ü fethettiği zaman görüyor ki, şehrin Hristiyan kimliği ve kültürü baskın bir şekilde hakim. Bu etkiyi kırabilmek, şehre Müslüman bir kimlik ve kültür kazandırmak adına "Nebi Musa Şenlikleri"ni başlatıyor. Hristiyanların Paskalya Gününde, Müslüman halkla, dualar, ilahiler eşliğinde. bir panayır havasında Kudüs'ten kalkıp, bu külliyeye geliyorlar ve burada üç gün süren şenlikler yapılıyormuş. 
7 Ekim öncesine kadar zaman zaman bu şenlikler düzenlemiş. Hatta son şenliği de TİKA düzenlemiş. 

Selahaddin Eyyübi'nin gayreti bana ışık oldu. Malesef, insanımız artık yeni yılı kutlamak ile bir Hristiyan geleneği olan Noel'i kutlamayı karıştırır hale geldi. Ve yaygın bir şekilde Hristiyan kültürünü benimsedi. Miladi takvimi kullanan insanların, yeni başlayan bir yılı heyecanla karşılaması, helal dairesinde sevinip, eğlenmesinde elbette bir kötülük yok. Ama bize ait olmayan kültür unsurlarının kapitalizm ve sosyal medya aracılığı ile bu kadar yayılması son derece sakıncalı. 
Kandiller var mı yok mu diye tartışıyoruz da bu kadar süslenmiş çam ağacının, Noel Baba figürlerinin aramızda ne işi var diye sormayı akıl etmiyoruz. Velev ki kandil günü olmasın, ne sakıncası var insanların o gün için sevinmesinin, birbirini kutlamasının ve ibadet etmesinin. Derdimiz nedir de bunu hararetli bir şekilde tartışıyoruz. Vakti gelince yazacağım; Hristiyanlar, Kıyamet Kilisesi'nde Hz İsa'nın cenazesinin yıkandığına inandıkları taşı, bildiğiniz yalıyor. Kimse de nedir sizin bu haliniz diye sorgulamıyor. 
Biz böyle saçma sapan işlerle uğraşırken nesiller elimizden kayıp gidiyor malesef.





Hz Musa'nın kabri....











Külliyeden görünen bu taşlık alan Türk Şehitliği. TİKA, tamir ve bakımını yapmak için başvurmuş ama işgalci devlet izin vermemiş malesef. 
Rabbim nasip etsin, yeniden Nebi Musa Şenlikleri yapılabilsin. Ecdat mezarları, hak ettikleri gibi düzenlenebilsin. O günleri görmek bizlere de nasip olsun inşallah.


Külliye ile ilgilenen abilerden biri. Dediğim gibi ortam tertemiz. Allah razı olsun. 

Dönem sonu işlemleri yoğun. O nedenle çok ara veriyorum. Son 3 sınıfın yazılısı kaldı okunacak. Bugün ve yarın bitirmem gerek. Döneceğim yeniden. Selametle.