Pages

5 Ağu 2022

Doğum Günüsü Kutlaması


Selamlar 
20 Temmuz doğum günüm benim. 50 yaşına son 1 kaldı :))) 
Benim kutlama yaptığım tek gün. Yok o günü yok bu günü diye yapılan kutlamalar, (buna öğretmenler günü ve annler günü de dahil) beni pek enterese etmez. En kişisel ve kutladığım tek özel gün. Öyle olduğu için sanırım bitmiyor kutlamalar :))
 

Her sene en az iki pasta üflüyorum :)) Ailem dostlarım sağ olsunlar günümü özelleştirmek için ellerinden geleni yapar. 


Aslında bu foto ikinci kutlamadan ama bu kadar pastaya bir üfleyen lazımdı :))) 


İlk kutlama ailemle. eşim ve kızım, açık havada kutlama planlamış. Yeni kamp malzemelerini de test etme şansımız oldu bu şekilde. Ayağımdaki sandalet doğum günü hediyem :)) 


İkinci kutlama, arkadaş ortamında. Hep bahsederim ben motif grubundan. Yakınlığın fiziksel bir konu olmadığının ispatı gibiyiz maşallah. 
Hatunlar vatzapta örgütlenip, ekibin Kayseri ayağı ile birlikte organizasyon yapmışlar. :))
Kayseri'de kale içi restore edildi. Güzel de bir müze açıldı. Etrafında şık işletmeler var. Orada bir mekan ayarlanmış. 


Hediyelerim çok ince düşüncenin ürünüydü. Duygusallaştım o nedenle. Gruptan Hatice filografi yapıyor. Grup bana hediye işini ona paslamış. Birlikte Mavi Lale'ye mavi lale konseptli bir doğum günü hediyesi tasarlanmış. 
Herhangi bir dükkana gidip, beğendikleri bir şeyi almamışlar. Düşünüp, tasarlayıp üstüne üstlük içlerinden birinin el emeği olan tabloyu hediye ettiler.
 Evimin boya sonrası fotolarında oturma odamda, henüz ne yapacağımı bilmiyorum dediğim çıta çalışması için düşünülmüş. 
Bu kadar ince düşünce ancak benim grubumda olur :))) 


Ekibin Kayseri ayağı, Azize ve Sevgi. Bu mavi lale onların güzel kalbi. Broşun hikayesi en az tablo kadar ince bir düşüncenin ürünü. 
Bu iğne oyası aksesuarları, benim okuldan arkadaşım, Ülkü Hoca yapıyor. Ben bir kaç kere ortak hediye aldığımız da ya da onlardan birine hediye alacağım zaman Ülkü Hocaya sipariş verirdim. Azize ve Sevgi, Ülkü Hoca ile irtibata geçmişler. Bu arada kızlar Ülkü Hoca ile tanışmış değiller. Bana hediye işini organize etmek için irtibata geçmişler. Ve birbirlerini çok sevmişler. Yani bana hediye işi iki tarafa da "dünyada iyi insanlar var" mesajı vermiş. Bu arada, bu onların ifadesi... Bu durum beni hediyeden bile daha çok memnun etti. :)


Şu an çok ilginç bir şeyi keşfediyorum. İlk defa başıma geliyor. Evde misafirim vardı. ilk defa postu baştan sonra okumadan bloğu kapattım, işlem tamam diye. Ve nasıl olduysa yazının yarısı yok. Hayret verici bir şey. 
Sabah şoku atlattığıma göre yazalım devamını. Nasip akşam ki cümleler değilmiş demek ki. 
Tablonun orijinal yeri burası değil. Ama oturma odasında ki yerinde çivi yok. Matkaplı arkadaş tatilde. dönüşte halledeceğiz inşallah. Perşembenin gelişi çarşambadan belli olur. çok yakıştı evime. Ellerine sağlık Hatice'nin. gönlüne sağlık kızlarımın. 💝



Bu sene doğum günü değil, doğum haftası oldu maşallah. Eskişehir'den Gonca, bu ara kendinden kaynaklanmayan fakat uğraşmak zorunda olduğu saçma sapan bir şeyle mücadele ediyor. O yoğunluğunun arasında beni atlamadan bu paketi hazırlamış ya.... Hepsi çok kıymetli. eline sağlık kesene bereket cankuşum.


Ben artık bitti. hayat rutine dönsün dediğim bir akşam, iş güç bitmiş, yemekler yenmiş, ortalık toplanmış, ayağımı uzatıp yeğenime crop örüyordum ki o da ne Sevgi ve Azize ellerinde bir paket kapıdalar. 
Motifçi kızlar bu defteri şehir şehir dolaştırıp, kendi el yazıları ile bana doğum günü mesajlarını iletmişler. 
Aldığım en en en en güzel hediye bu oldu. Yazılanları bazen gülerek bazen ağlayarak okudum. 
Ne zaman enerjim düşse hayat beni yorsa açıp okuyacağım ve moral motivasyon kazanacağım doping gibi bir hediye oldu. 


Mavi Lale'nin hikayesini anlatmıştım bir ara. işte bu isme kaynak olan kitap. Paketten o da çıktı hem de Sevgi'nin el emeği mavi lale kitap ayracı ile. Gruptan herkes almış kitabı. Hep birlikte yeniden okuyacağız. 😍


Resimdeki küçük hanım Tomris. Grubun Yozgat ayağından Hasibe'nin yeğeni. O da bana hatıra bırakmak istemiş. Halası yetişmese epey uzun bir mektup yazacakmış bana ama bununla yetineceğiz artık :))) 


Minnoş defterimin içindeki onlarca hatıradan sadece biri. Hepsini paylaşmam imkansız :)
 Bu sene doğum günümde, halden hale, duygudan duyguya koştum resmen.  50 yaşına bu kadar yaklaşmışken bana yeni yetme genç bir kız heyecanı ve coşkusu yaşattılar.
 İyi ki ailem , iyi ki arkadaşlarım dedim yeniden. 💓 

Okuduğum kitaplar, ördüğüm örgülerden oluşan bir post daha paylaştık mı, birikmiş anılar serisi bitiyor :)) 
Selametle 

4 Ağu 2022

Emekliliği Islatmak Lazım :)


Selamlar
Bayramları seviyorum demiştim daha önce, hatırlarsınız. Kardeşler olarak başka başka şehirlerde yaşayınca özlem hayatın ciddi bir parçası malesef. Bayramlar hasret gidermece tadında oluyor :) 
Daha önce bahsettiğim Ethem Bey'in Parkı burası. Ailecek vakit geçirmelik, keyifli mekan 

 

Eşim geçen sene bu zamanlarda emekli oldu. Bizim küçük damat evin küçük çocuğu kıvamında tam. Esprili, keyifli bir delikanlı. Eşime sürekli "abi emekliliği ıslatmadık" diyordu. Hazır beraberiz, hadi hep beraber piknik yapalım, ıslansın emeklilik dedik :)


Eşimin küçük kardeşi ile bizim küçük damat liseden arkadaşlarmış. Tevafuk işte. Hep istiyorduk birlikte bir aktivite yapalım diye kısmet olmamıştı. Bu defa onları da çağırdık. Kocaman bir grup olduk. Çoluk çocuk 15 kişi falan. Paşabahçe'ye gittik. Sabah kahvaltısından başlayan ve gün boyu devam eden çok keyifli bir aile zamanı etkinliği oldu hepimiz için. Neden gelenekselleştirmeyelim, diye düşünmeye başladık :) 


Annemin torunları bunlar. Kızım ve kuzenleri. 💓
Yeğenim liseye gidiyor. sporcu, çalışkan bir genç. Hadi teyze voleybol oynayalım dedi. Hayatımdaki eksikliği keşfettim resmen. Ben yaş icabı piknik ortamlarında daha sakin aktiviteler yapardım. Top oynamayı gençlere bırakırdım ama artık rakibim gençlere :)) 


Bu ekip, pikniğin genç tayfası :) 
Kızımın hem anne hem baba tarafından kuzenleri. Teyze çocukları ile amca çocukları bir arada. 
Küçük beyaz hırkalı beyefendinin yüzünün ifadesinden nasıl bir fırlama olduğu anlaşılıyordur sanırım. Burada biraz uyku mahmuru yoksa pek tatlış pek muzur bir küçük bey. 💓


Ekip kolay kolay bir araya gelmeyecek kadar renkliydi. Boy boy fotoğraf çekmek şarttı. :) 


Kız halaya çeker demişler ama bence benim yeğenim teyzeye çekmiş. :) Fotoğraftaki tek kız yeğenim Hiranur kuşu. Çocuğa baktıkça kendi küçüklüğümü görüyorum. ilgisi, merakı, bir şeyleri anlatırken heyecanı, yürürken zıp zıp zıplaması :)) 


Çorum'da yaşıyorlar. Annesine demiş ki, "anne bana tığ işi öğret". Annesi pek anlamaz. Hevesli değildi. Annemin kızlarının farklı farklı ilgi alanları vardır. Ben severim örgü işlerini malum. Benim küçüğüm mutfakta bir harikadır. Ayrıca şimdilerde uğraşmıyor ama makina nakışı konusunda da çok iyidir. Onun küçüğü zaten ultra yetenek, dikiş bilir, el nakışı bilir, benden sonra tığ işi konusunda en başarılı odur vs vs . Hiranur'un annesi daha gençken çok takılmazdı bu hobi işlerine. Düğmesi düşse bizden birine diktirirdi. Ama evlendikten sonra kız kendini keşfetti resmen. Keçeden etkinlik kitapları diken, kokulu taş çalışmaları yapan bir hanım oldu. Çocuklarının doğum günü konseptlerini hep kendisi hazırladı. Ama işte tığ tutmayı bilmez :) 


Yeğenim de "öğret bana" deyince. "Tatilde büyük teyzenin dizinin dibine otur" demiş annesi. Kuzum beni nerede bulsa," teyze öğretir misin bana" moduna geçiyor. Piknikte de oynamaktan sıkılınca, geldi yanıma. 
Kızım karşıda oturuyordu. Bizden habersiz anılarımızı belgelendirmeye başlamış. Hatta videomuz bile var. Son 3 foti anlaşılacağı üzere, en doğalından. 
Madem benim anı defterim burası, kalsın hatırası dedim. 

Bu arada doğum günüme doğru geliyoruz. Şimdilik selametle...

2 Ağu 2022

Hamidiye Kültür Bahçesi



Selamlar
Birikmiş anıları yazmaya devam... Savaş Atları Müzesinin de içinde olduğu Hamidiye Kültür Bahçesini gezelim bugün. 
Kocaman bir alan bir baştan bir başa sadece dikey yürüseniz 1,5 km. Kaldı ki geniş bir arazisi var. Gezi ekibi de çok yorgun olunca teferrüatlı gezebildiğimiz söylenemez. Mesela alanda Sivas'ın tarihi değeri olan, mimari eserlerinin minyatürleri var ama o tarafa hiç geçemedik. 


Bahçe iç açıcı. Birkaç seneye ağaçlar daha da büyür ve daha keyifli bir alana dönüşür eminim.
Ayrıca kendi memleketini övüyor demeyin ama Sivas'ta kurumların gayreti mi, insanların duyarlılığı mı yoksa her ikisi birlikte mi, neden oluyor bilemem ama bu tür yeşil alanlar, mesire alanları, park bahçeler tertemizdir. Mesela yaşadığım şehir Kayseri'de aynı gönül rahatlığı ile bunu söyleyemiyorum. Sivas'ta Paşabahçe'ye gitsek, Ethem Bey'in parkına gitsek ki ona ayrıca parantez açmak lazım bence. Şehrin en merkezi yerinde park. Vaktinde özel mülkmüş. Albay Ethem Allahverdi Bey'e ait bir araziymiş. 1934 yılında emekli olunca masraflarını bile kendisi karşılayarak halkın yararlanacağı bir parka dönüştürmüş. Şimdi belediye işletiyor. Şehrin ortasında nefes alınacak çoluk çocuk ailelerin gelip vakit geçirebildiği tertemiz bir alan. Ethem Bey günümüz insanından epeyce farklı bir vizyona sahipmiş beli ki. Aksi olsa o alanı iş merkezi ya da apartman yaptırmak istese yedi sülalesini 700 yıl ihya edecek bir yer. Allah hayrını kabul etsin. Neyse biz baştaki konuyu kaçırmayalım, böylesi mekanlar tertemizdir Sivas'ta. 
Konuyu yine dağıtacağım sanırım ama elimde Rasim Özdenören'in Müslümanca Düşünme Üzerine Denemeler kitabı var. Kitapta Rasim Hoca, "...müslüman tabiatı mahlukat olarak görür ve yaratılmış her şeye merhamet etmek müslümanın görevidir" diyor. Bu irfan dünyayı kurtaracak belli ki. 


Bu ara mütemadiyen çanta örüyorum :)) Birkaç tane daha denemem var. Onları da toplu post yapacağım. Hamidiye Kültür Bahçesine giderken bu çantayı takmıştım. Bu kadar çiçeği bir arada görmüşken Frida'nın çiçeklerinin de onlarla bir fotisi olsun istedim :) 



MinyaSivas'tan tek karemiz. At binmeye giderken karşımıza çıktı. Meşhur Eğri Köprü. Köprünün gerçeği Kızılırmak üzerinde. İpek Yolu güzergahında. Kitabesi yok ama Selçuklu eseri olarak tahmin ediliyor. Hala ayakta çok şükür. Biz küçükken kullanılıyordu ama artık alternatif köprü yapılıp korumaya alındı. 


Bahçenin dikey geçildiğinde 1.5 km olduğu bilgisine Şale Kitap Kahve'ye gelince anladık. Savaş Atları Müzesi bahçenin bir başında Şale Kitap Kahve diğer tarafında baştan sona yürüyünce ölçmek mümkün oldu :) 
Çok güzel bir mekan hem sade hem şık. Kitap alışverişi yapabiliyor. Ayrıca oturup çay kahve içebileceğiniz, entelektüel merakları olan kitap sever misafirlerinizi ağırlayabileceğiniz bir mekan. İsme özellikle dikkat lütfen Şale Kitapcafe değil, Şale Kitap Kahve 💓


Bu kısımda kitap satışı yapılıyor. Hatta epeydir takip ettiğim YKY Yayınlarından Bin bir gece masalları kitabını aldım hem de çok ucuza. 


Çok keyifli bir mekan değil mi sizce de...


Bu alan oturma alanı. Gençler cheesecake söyledi. taze ve güzeldi, sevdik. 
Hamidiye Kültür Bahçesi birkaç kere daha ziyaret edilmeli bence. Yolunuz Sivas'a düşerse sizde ziyaret edin ama geniş bir zaman ayırın. Hemen ceee deyip kaçılacak bir yer değil :)) 
Birikmiş anıların yenisi ile gelirim çok yakında.
Selametle...

30 Tem 2022

Savaş Atları Müzesi

Selamlar
Yine uzun bir ara verdim malesef. Uzman öğretmenlik seminerleri neredeyse bütün vaktimi alıyordu çünkü. Aslında epey vakit var ama ben tatile gitmeden önce bitirmeyi hedeflediğim için seminerlere odaklandım sanırım.
Eşimin ve benim aile büyüklerimiz Sivas'ta olunca bayramları memlekette geçiririz genelde. Birikmiş anılara bayram gezmeleri ile başlayalım dedim. 
Kurban bayramında, kurban ibadetini yerine getirdikten sonra memlekete gidiyoruz. O nedenle bayramın ikinci günü öğleden sonra yola çıktık. Hiç bahsettim mi bilmiyorum ama Vanilya Hanım'la yolculuk hiç kolay olmuyor malesef. Hayvan çok huzursuz oluyor ama onu bir hafta on gün evde yalnız bırakamayız. Burada bırakacak kimsemiz de yok. O yüzden bizimle beraber anneannenin evine gitmek zorunda kalıyor. :(
Bayramın üçüncü günü rutin ziyaretlerimizi yaptık elbette. Bayramları bu yüzden çok seviyorum. Gurbette olunca, ha deyince göremediğin herkesi görme ve hasret giderme şansına kavuşuyorsun. 
Son bayram gününde ise, Sivas'a yeni açılan ve çok merak ettiğim Hamidiye Kültür Bahçesine gittik. Giden valimiz Sayın Salih AYHAN beyefendinin Sivas'a kazandırdığı bir değer olmuş. Çok beğendim. Yayını görsele boğmamak adına bugün sadece Savaş Atları Müzesinden bahsedeceğim. 


Farklı cins atların gerçek boyutlarında heykellerinin olduğu, atlar üzerine pek çok bilgiye ulaşılabilecek güzel bir müze. 
Bütün atlar sakin uysal tasvir edilmişken, camekanına sığmayıp taşan Türkmen atı çok manidardı :)) 


At denilince malum Arap atlarının bir şöhreti var. O şöhrete hürmeten şaha kalkmış olarak tasvir edilmiş ama camekanından taşmadan :)) 


Dediğim gibi atlar hakkında çok fazla bilgi var müzede. Müzenin girişinde sizi  bir tarafında kas yapısı diğer tarafında iskelet yapısının tasvir edildiği at heykeli karşılıyor. 


Atların alınlarındaki ve ayaklarındaki beyazlıklar hakkında verilen bilgiler de dikkat çekici. Alın kısımlarında ki beyazlığa "akıtma", bileklerindeki beyazlığa "seki" denildiğini daha önceden biliyordum ama kendi içinde bu kadar sınıflanıp tasnif edildiğini bilmiyordum açıkcası :) 
Köroğlu ve Kıratı meşhur malum. Atının akıtmasına şiir söylemeyi ihmal etmemiş beyimiz. :) 

Yokuşa yukarı tavşan sekişlim
Bayıra aşağı ceylan büküşlüm
Alnı akıtmalı, göğsü nakışlım


Tabiata salınan hayvanlar sonuçta, karışmaması lazım başka sürülerle. İnsan aklı buna da çare üretmiş. Damgalamak, bana ait, benim demek, insan doğasında var sanki. Ondan sebep bu komün yaşam felsefesi, bana hep fıtrat dışı gelir. Sorun bence sahiplenme duygusunda değil, sorun bencillikte. Varlığın da yokluğun da bir imtihan olduğunu unutmakta. 


Bu bilgi bana çok ilginç geldi. O yüzden paylaşmak istedim. İnsan beyninden sonra en girintili çıkıntılı beyin atlardaymış. Tarihin ilk zamanlarından beri gelen bir kankalık durumu boşuna değil yani :))) 


Atların vücutlarındaki tüylerin rengine göre farklı isimler aldığını da duymuştum daha önce. Doru at, kır at, yağız at vs. şiirlerde, türkülerde sıklıkla karşımıza çıkıyor malum. İşte size atlarını donları. 








Müzede çektiğim tüm fotoğrafları paylaşmam imkansız. Kısaca fikir olsun istedim. Yolunuz Sivas'a düşerse mutlaka uğrayın derim. 
Hamidiye Kültür Bahçesinde atların sadece heykelleri yok. Cirit müsabakalarının yapıldığı bir alan ve ziyaretçilerin isterse at binebildikleri kapalı bir salonda var. Eşimin yeğeni de bizimle gelmişti. Küçük adamı ata bindirdik ona bakıyordum ki, bu minnoş benimle tanışmaya geldi. Sevimli bir tay. Yeni öğrendiğimiz bilgilerin ışığında yağız bir at olacak diyebiliriz.:)) 


 Tabiri caizse burnumun dibine kadar girip beni bir güzel inceledi. Kokladı. Merakını giderince de usul usul uzaklaştı. Çocuklarla adını Meraklı koyduk. :))) 


Son olarak atlarla ilgili söylenmiş güzel sözlerden oluşan bu duvarı da paylaşmak istedim.
Sonuçta "akıllı insan atını, ahmak insan kendini över" demişler :))


Selametle...

4 Tem 2022

Frida Blanket 6. Motif Açıklaması

Selamlar
Evdeki hesap çarşıya uymadı. Epey geç kaldım ama Frida battaniye bayrama kadar bitecek  inşallah.  Renkli motifler bitmişti. Düz renk motifleri ben bu defa siyah yapmaya karar verdim. Orijinalinde bu motifler koyu mavi tonlarında tonlarda. Hadi başlayalım...


 Diğer motiflerde açıkladığımız gibi popcornlu motifi yaparak başlıyoruz. Orijinalinde bu motif sarı krem. :) 

  3 zincirlere 5 tane tekli trabzan yapıyoruz. Aralarında 1 zincir var.

   Artık ikili trabzanla devam edeceğiz. 5 tane tekli trabzanın başında ve sonunda artırma yaparak 7 tane ikili trabzan yapıyoruz. Aralarda yine 1 zincir var.

 Yine ikili trabzan devam edecek. Başta ve sonda artırarak 9 tane ikili trabzan yapıyoruz. Aralarda 1 zincir olacak.

  Bu sıra model değişecek. Artırma yaptığımız kısımlarda yani başta ve sonda eksiltme yapmaya başlıyoruz. Dolayısıyla alt sıradaki 9 trabzan,  7 trabzana düşecek. 1 zincirle geçtiğimiz kısımla geldik. 3 zincir çekip, sık iğne yapıyoruz. Yeniden 3 zincir çekip eksiltme yaparak devam ediyoruz.  Sıra sonuna kadar devam ediyoruz. 


Eksiltmeler devam edecek, Yani 7 trabzanı 5 trabzana düşüreceğiz. Aralarda 3 zincir çek ilk bölüme sık iğne yap, 3 zincir çek diğer bölüme sık iğne yap.  3 zincir çek eksiltmeye devam et.  Sıra sonuna kadar. 


  Eksiltmeye devam ederek sırayı tamamlıyoruz. Trabzanlı kısım 3 tane kalacak. 


Bu sırada köşeleri oluşturacağız. Sırayı yarım trabzan yaparak tamamlayacağız. Alt sırada 3 tane kalan trabzanların ortasına aynı yere 5 tane yarım trabzan yapıyoruz. 
Şimdi zincirli kısma geçiyoruz 3 yarım trabzan ilkine 3 yarım trabzan ikinciye yapıyoruz. Tam ortaya geldik. Alt sırada yaptığımız sık iğnenin üstüne 1 tane yarım trabzan yapıyoruz. Sonra yine zincirle geçilen kısımlara 3'er tane yarım trabzan yapıyoruz. İşlemleri tekrar ediyoruz. Fotoğrafı dikkatle inceleyiniz. 


Geldik son sıraya. Bu sıra ikili trabzanlardan oluşuyor. Alt sırada 5 tane yarım trabzan yaptığımız yerin tam ortasına aynı yere 3 tane ikili trabzan yapıyoruz. Geri kalan trabzanlar tek tek yapılacak. 17 trabzan yaptıktan sonra yine köşe gelmesi lazım, her şeyi doğru yaptıysanız :) 
Bu motiften 4 tane yapılacak. Yarın inşallah yarım motifi de örmeye çalışacağım. 
Selametle.