Pages

14 Eyl 2022

Hayırlı Bir İş İçin.


Selamlar
Bu fotoğrafları bloğa yüklememin üstünde epeyce biz zaman geçti. Şüheda'nın günleri bizimle sayılı olunca, ayrıca Sümeyye'de bizimle kaldığı için gençlerle vakit geçirmek daha cazip oldu. Bu fotoğrafları çektiğim zamanın heyecanını şu an neredeyse hissedemiyorum ama yine de yazacağım. :) 
 

Bu sene ayda bir kere Sivas'a gittik neredeyse. Son gidişimiz, hayırlı bir iş için. Alta doğru sırası gelince onu da yazacağım. 
Sivas'a her gittiğimde en az bir kere Paşabahçe Mesire alanına gitmeyi seviyorum. Her ne kadar mangalcı kitle yoğunlukta olsa bile yine de küçük bir yürüyüş bana iyi geliyor. 


Bu defa da kardeşcanla kısa bir tur attık. 
Güneş ışıklarının ağaçlarla dansı her zaman görülmeye değerdir zaten. 


Diğer seferlerde müsait olmadığı için annemle Hamidiye Kültür Bahçesine gidememiştik. Malum şu meşhur Savaş Atları Müzesinin olduğu alana. Bu defa daha sakin bir tur olunca annemi de alıp, gittik. Yorgunluğu Şale Kitap Kafede attık. Annem çok sevdi. Keyifli ve güzel bir gündü. 


Hayırlı işin sebebi hikmeti bu güzel çift. Delikanlı, görümcemin oğlu. 6 yıldır görüştüğü hanım kızla nişanı olacaktı. Dayısıyla gençlerin mutlu günlerinde yanında olmak için son Sivas turumuzu yaptık :) 



Nişanın yapıldığı mekan eşimin çocukluğunun geçtiği semt. Mekanın balkon kısmında durup, mahallenin eski hali ile ilgili uzun bir brifing aldım :))) 
İnsanın en değerli zamanı çocukluğu zannederim. O döneme ait anı, koku, mekan bile insana o coşkuyu ve heyecanı yeniden yüklüyor. Eşim, o uzun konuşmayı yaparken,  mahallede top koşturan küçük çocuğu gördüm gözlerinde. :) 


Eski fotoğraflarla duygu aktarımı ancak bu kadar oldu, idare edin :) Fakat bu aralar hayatım da çok farklı değişimler yaşıyorum. Mesela bu yazıyı, ilk pansiyon nöbetimde, çocukların etüt saatinde yazıyorum. Yeni okulumun pansiyon kısmı var ve artık ayda en az iki kere yurt nöbetim olacak. 
Şu an yemekhanede 12. sınıf öğrencilerimle beraber kütüphane konforunda blog yazıyorum. :)) 
Bu sene sıklıkla pansiyondan yazarım gibi duruyor. Şimdilik selametle. 

24 Ağu 2022

Amasya'dan Kareler


Selamlar
Boraboy Gölü, Amasya'nın Taşova ilçesine yakın bir çevrede. Amasya'ya bu kadar yakınken es geçmeyelim, gezelim dedik. 
Amasya, şehazadeler şehri olarak bilindiği kadar, Ferhat ve Şirin'in de şehri olarak biliniyor. 


Elinde balyoz, aşkı için dağ delen Ferhat'ın dağının dibinde aşka ve aşıklara özel bir müze açılmış. 


Delinen dağın dibinde bir müze ama sadece Ferhat ve Şirin değil, tarihteki diğer büyük aşklar için de bölümler açılmış durumda. Malum acıklı hikayelerden biridir Kerem ve Aslı. Aşktan tutuşup küle dönen Kerem'in küllerinin başında Aslı....


Bu da onların cennet buluşmasından bir tasvir.  


Leyla^dan geçip Mevla^yı bulan Mecnun'un aşkından bir kare. 



Müze aşıklara özel. Öyle olunca sadece doğu kültürünün değil, Batının en büyük aşıkları Romeo ve Jüliet'de müzede yerini almış. 


Aşk ve aşıklık bizde bir kültür. Anadolu'da bu kültürün köşe taşlarından unsurlarda tasvir edilmiş. Çeşme başı buluşmalarından bir kare :) 
Ayrıca ilahi aşk için de bir bölüm var müzede ama küçük pencerelerden seyirlik alanlar var. Biraz kişiye özel yani. 


Amasya, Yeşilırmak'ın kenarında, son derece şirin bir şehir. Irmak kenarındaki eski konaklar korunmuş durumda. Hatta biri de Öğretmenevi. 


Bizim tatil bu sene biraz sekteye uğradı. Vanilya Hanım'ı anneme bırakmıştık. Evdeyken bir kere kusmuştu. Veterinere götürmüştük. iğne ilaç toparlanmıştı. Sonra 2 saat bir yolculuk yaptı. Biz yanında olmayınca, ev de değişti, hayvan strese girmiş. Yemek yememeye başlamış. Birkaç defa kusmuş. Kardeşimin eşi veterinere götürdü. Damar yolu açılmış. 3 gün serumla beslenmiş. 
Kusması durdu ama yemek yemiyordu. Şırınga ile sıvılaştırılmış mamalarla besliyorlardı. Öyle olunca biz tatili erken bitirip döndük. Biz dönene kadar toparlanmıştı biraz ama hala normal yemiyordu. Kayseri'ye döndük apar topar. Kendi alanına gelince rahatladı hayvan. İlaçlar ve serumlarda toparlamıştı. ama 350 gr. zayıflamıştı. Sırtındaki kemikler ele gelmeye başlamıştı. Şimdi çok şükür toparladı keyfi yerine geldi. 
Çok korktuk, ölecek diye. Çok şükür, şimdi bizim bildiğimiz Vanilya Hanım. :)


Amasya'dan ayrılmadan şehzadenin kamerasına poz vermemek olmazdı. :))




Bunlarda iç şehirden görüntüler.
 Aslında Kral Kaya mezarlarına da çıkmak istedik ama hava çok sıcak grup çok yorgundu. Bir daha ki sefere inşallah.
Selametle...

18 Ağu 2022

Yeniden Boraboy Gölündeyiz.


Selamlar
Boraboy Gölü, benim en sevdiğim tatil mekanlarından biri sanırım. Mis gibi temiz ve dingin havası beni hep cezbediyor. Bu sene tatil planı yaparken ev halkı beni kırmayıp yeniden gitmeye razı oldu. :))


Bizim tatil anlayışımızda bir otele kapanıp, sabah akşam oraya bağlı bir rutine ayak uydurmak yok. Biz gezen tatili seviyoruz :)) 
Boraboy'a ilk geldiğimizde, yol üstü uğrayalım diye düşünmüştük. Kütük evleri görünce, yer varsa kalalım dedik. Şansımıza göl kenarındaki evlerden biri boştu ve benim hayran olduğum o Boraboy sabahını yaşadık. 
Bu defa daha planlı gittik. Önceden yerimizi ayarladık. Orman evlerinin birinde kalmaya karar verdik. Çünkü o evler 2+1 ve bizim yanımızda misafirimiz vardı. Merdivenleri çıkan hatunlardan yeşilli benim tatlış kızım öndeki morlu da onun arkadaşı Sümeyye. Sümeyye'de bizim evin kızı oldu sayılır. Onsuz tatil düşünemedik. 


Bu defa evimiz ormanın içindeydi. Eve yerleştikten sonra göl kenarında kısa bir yürüyüş yaptık. Dönüşte bu bey bize mangalda köfte yaptı :) 


İlk geldiğimizde gün içinde daha kalabalıktı sanki. Şimdi çok sakin. sadece konaklamaya gelenler var gibiydi. 


Gölün karşı kıyısı sık ormanlık bir alan. Gölün kenarında devam eden sırta doğru tırmanan, patika bir yürüyüş yolu var. 


Yolda rahat yürümek için spor ayakkabılar şart. Bazı insanlar sandalet ve terlikle yürümeye çalışıyordu. Benim ayaklarım acıdı onları öyle görünce :)) 


Patika bir sırtın kenarında dediğim gibi. En tepe noktasında bir seyir terası yapmışlar. Manzaraya kuş bakışı seyir imkanı veriyor. 


Patikanın kenarında tahta korkuluklar var. Aksi halde çok korkutucu olabilir.


Boraboy'u benim için çekici kılan şey sabahı. Sabah gün doğmadan 4.30 ya da en geç 05.00 da kaldığınız evin kapısını açmalı ve o havayı içinize çekmelisiniz. Bizde racona uyduk ve kızlarla çektik eşafmanları o saatte gölün etrafında sabah yürüyüşüne çıktık.


Göl o kadar dingin ve güzeldi ki, ayna gibi. Henüz insan ayağı ve nefesi ile kirlenmemiş mis gibi hava. Geçen sefer de dikkatimi çekmişti, orada kalan insanlar arasında bunu yapan tek kişi yine bendim. İnsanlar oraya kadar gelip bu güzelliği niye kaçırır hiç anlamam. 


Keşke kuş seslerinin senfonisini de ekleyebilsem fotoğrafa ve etraftaki çam kokusunu. 


Göle girmek yasak ama minik bir sahili var. Kızlarla manzaranın tadını çıkardık. Ben bir ara patika yola girdim. Önce korkarım zannettim ama sonra havanın güzelliği, ağaçların kokusu ve kuşların sesi beni cezbetti epeyce yürüdüm :))


Saat 6.30'a geliyordu yavaş yavaş kulübeye dönmeye karar verdik. Gençler aldıkları oksijenin de etkisiyle yeniden uyumaya geçtiler. Ben bu temiz havayı kaçıramazdım. Kulübenin önünde kitabımı okudum. Yine kuş sesleri ve çam kokuları arasında. 
..

Boraboy Gölünün bir güzelliği de ne hat ne de net çekmiyor. Hele de iç kesimlerde hiç yok. Tam kafa dinlemelik yer. Allah yeniden nasip eder mi bilmem ama işleri ayarlayıp dört beş gün kalmak istediğim bir yer. Belli mi olur belki roman yazarım bu dinginlikte :)) 

Öğle üzeri ayrılıp Amasya Merkeze geçtik. Onlar da diğer postun konusu olsun.
Şimdilik selametle.

10 Ağu 2022

Üretkenlik Ruhumuzda Var 😄


Selamlar 
Katıldığım bir seminerde, tatilin kelime anlamı, bir insanı işe yaramaz hale getirmektir demişti hoca :) 
O yüzden tatil yapmıyoruz, dinleniyoruz dedi.

 Eskiler, bir işten yorulunca diğer işe geçerek dinlenirmiş. Bizde tatil yapmayalım, dinlenelim dedik. :) 

Bu çantayı ördüğümde henüz okul açıktı. Çanakkale gezisi öncesinde ördüm. Tasarım çantalardan biri. Orijinal adını hatırlayamadım ama Türkçe kuş kanadı anlamına gelen bir adı vardı. Kocaman kullanışlı bir çanta oldu. 
 


Lif ipi diye tabir ettiğimiz iplerden bir dolu varmış evde. Malzeme dolabını düzenlerken gündemime aldım. İlk işim bu bandana. 


Bu çantaları siz de görmüşsünüzdür. 4 motiften oluşan dünyanın en kolay, en hızlı örülen çantası. Ayrıca çok da işlevsel. 😄


Bu kadar kolay olunca bir tane ile yetinemedim tabiki 😁


Lif ipi rezervini eritme çalışmalarının sonucu olan yastığım 😍


Son günlerin acı kaybı Rasim Özdenören 😔 Söylediklerini hatırlamanın tam zamanıydı  


İlk defa okudum. Bakış açısı, yazı dili, olanı biteni yorumlama şekli..... ? 
Çok çok beğendim. 


Yozgat dolaylarından gelen  güzellik. Tarık Tufan, okumayı en sevdiğim yazar. Evde bir dolu kitabı varken, "bu ara Tarık Tufan okumak istiyorum"  deyince, Hasibe can paket yapıp göndermiş. Tabiki hepsinden önce bunu okumalıydım 💖


Lif iplerinden küçük parçalar örerek kurtulamayacağımı anlayınca ben.... 😁😁😁


Yaz geliyorken Zara markası tığ işi çantaları piyasaya sürer. Üstüne rekabeti kızıştıracak fiyatlar koyar. Eli tığ tutan hanımlar bu resti görüp, karşı hamleyi hazırlar. 😁
Bu gördüğünüz çanta Zara'da en son 430 liraydı. Benim için, zemin rengine kullandığım 3 yumak ihraç fazlası doğal pamuk ip, tanesi 8 lira. 😄😄 
Üstündeki renkler evde olanlar, ayrıca hobisever dayanışması 💖


Ben kendime tığ işi çantalar örüp takınca, teyzem de istedi. Bu da pamuk teyzeme ördüğüm çanta. Sevgili Derya, bu çantadan hala  kendime yapamadım 😁


Adını hiç yoktan Frida çanta koydum. Çünkü hiç yoktan nette karşıma çıktı ve evde motifler hazır olunca iki saatte bitti 😁



Bizde durumlar, sıcaktan bayılma halleri. 😄


Bazen de meraklı ve öğrenme aşkıyla dolu geçiyor.
Tatil öncesi son birikmiş anıları yazdım. Şimdi yenilerini biriktirmeye gidiyorum  görüşürüz.🤩😍