Pages

planlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
planlama etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

1 Oca 2023

01.01.2023


Selamlar
2023. Büyülü bir tarih gibi. Reis yıllar önce Türkiye Cumhuriyeti'nin 100. yılına vurgu yaparak, 2023 vizyonundan bahsede bahsede, zihnimize kazımış. Belli ki çok şeye karar verilecek ve gerek mutlu gerek kaygılı büyük kararlar verilip yol yürünecek bir yıl olacak. Seçim yılı olunca bunu tahmin ediyordum zaten ama özel hayatımda da bu kadar derin ve köşeli bir yer işgal edeceğini bilmiyordum tabi. 
Bende en az memleket kadar zor ve çetin kararlar alacağım, kırılmalar yaşayacağım bir yıla adım attım gibi duruyor. Rabbim her zorumuzu kolaya tevdi etsin. Sadece duaya gücüm yeter. 
En büyük silahım. 


Kayseri Belediyesi ve bazı pilot okulların desteği ile yürütülen #erdemlerimizlevarız projesi yani ERVA etkinliklerine katılmayı seviyorum. Kasım ayının erdemi, EDEP'ti. Nurullah Genç'in katıldığı bir seminer olacaktı. Hoca rahatsızlandığı için ertelenmişti. Ertelenen o sohbet yılın son haftası yapıldı. 


Çarşamba günü eve çok yorgun gelmeme rağmen içimden güçlü bir ses gitmem gerektiğini söyledi. İyi ki de gitmişim. Yağmur'un şairi çok hasta. 😟
 Edep konusu ekseninde çok hoş bir sohbetti. Bu ara denk gelirseniz mutlaka katılın sohbetine. Çok hasta ve bitkin görünüyor. Sohbetlere devam etme ihtimali düşük malesef. 😟 
Allah şifasını versin. 


Sevgili grubumla yeni yıl için çekiliş yapalım dedik. Patron bu defa konuya renk katmak istedi. :) Kime hediye aldığımız bilmeden renk çektik ve o renkte hediyeler aldık. Paket hazır olunca öğrendik hediyeyi kime aldığımızı :)
Benim nasibime mor çıkmış. Nilgün'ün gayretleri ile Elif'ten gelen paketim mosmordu :))
 Bu arada ben çok severim moru :) 
Mor kupam okul hayatıma renk katacak yeni yılda. :)
Elif'in kesesine bereket, Nilgün'ün emeğine 💜


Sevgili Buket, görmeden sevdiklerimden. Meşhur Pelin Pembemiz. 💙
Bu sene de beni unutmamış. Çok mutlu oldum. Hazırladığı özel paket elinin ve kalbinin güzellikleri ile dolu. Yastık tam istediğim ölçüde. Oturma odamdaki koltuklara yastık örmem gerekiyordu ve hep erteliyordum. Yastık tam bize göre. İşaret fişeği olur diğer yastıkları da ben örerim diye düşünüyorum. 
Okumadığım yazarlara tanışmama sebep olduğu için daha çok seviyorum Buket'in tercihlerini. Bakalım bu melankolik hatun benim melankolime nasıl gelecek. 
Çok teşekkür ederim Buketciğim. 


Geçen sene niyet etmiştim ama başaramadım kış konseptli balkon dekorum. 
Yastıklar baharda bitti :)) Öyle olunca beklettim. Demir bile tavında dövülür değil mi. Vakitsiz paylaşmak istemedim. :)


Pazen kışa en çok yakışan kumaş. Diğer yastıklar da pazen olsun istedim. Tığ işi minderlerim, sevgili Yıldız'ın hediyesi ahşap fenerim bile tam bir kış köşesi oldu 😻


Tığ işi aşkı nelere kadir. :) Normalde ne işim olur benim çam ağacı çorap ve çelenk üçlüsü ile :)) 
Ama sempatilerine karşı koyamadım. Kış dekoruna eşlik etsin bir zaman. :) 


Yılın son cuması pansiyon nöbetim vardı. Sevgi geldi nöbete eşlik etmek için. Ona da çam ağacı ördük beraber. Gece odama çekilince netten dizimi seyrettim. Başka yerde uyumak kolay olmuyor tabi. Sabahı da hafta sonu olunca yatakta boş boş dönmek yerine oturdum ve nette sörf yapmanın keyfini çıkardım. :)


Gelelim 2023 planlarına. Sevgili Çiğdem ve ben, geçen sene okumaya İskender Pala'dan A71 ile başlamıştık. Bu sene de İskender Pala ile okumaya başlayalım dedik. Son kitabını aldık. Kaç zamandır bugünü bekliyorduk. Besmele ile başlayacağım az sonra. :)


Niyetim tüm yılı planlamaktı yeniden ama işler o kadar yoğunlaştı ki son günlerde kendime ayıracak zamanı bulamadım. Bende bu defa aylık planlar yapmaya karar verdim. 

İşte 2023 Ocak ayı hedeflerim. Bana eşlik etmek isteyenleri beklerim.

KİTAPLAR 

Surnâme- İskender Pala

Dünyasızlar- Kaan Murat Yanık
Mucize- R.J. Palacio

Aslında Mucize'yi daha önce okudum ama gençlerle yaptığımız çalışmada sıradaki kitap Mucize olsun istedik. O nedenle yeniden okumaya karar verdim. Şu an öğrencilerimde kitap. O nedenle fotoğrafa ekleyemedim. 

FİLMLER

Online bir eğitime katılmaya karar verdim. 12 hafta sürecek. Her hafta bir film ve bir hikaye üzerinden devam edecek dersler.
 Filmlerimi o eğitim belirleyecek bu ara. 
Yazılar bitince gençlerle AVATAR'a gitmek istiyorum. 
Eğitimin ilk filmi ÇİKOLATA. Diğer haftanın filmini hoca ekleyince yazarım yeniden. 
3 film iyidir bence. Benim gibi seyir insanı olmayan biri için. :) 

ÖRGÜLERİM

Haruni şal serisi paylaştım instagramda beni takip edenler biliyor. 2 tane daha Haruni şal örmem lazım en az. Yarım Frida Blanket motiflerini tamamlayıp, battaniyeyi bitirmek istiyorum. 

Hayatım için aldığım en önemli kararlardan biri de diyet ve spor iklimine geri dönmek. Hava şartlarına göre ya dışarda ya spor salonunda günde 1 saat yürüyüş ve sağlıklı beslenme ritmine dönmek. Yarın itibariyle kaç zamandır kaçtığım basküle çıkmak ve ay sonunda minimum 3 maksimum 5 kilo vermek. 
VEEEEE

Ay sonunda tüm bu hedefleri tutturmuş bir Mavi Lale olarak gelmek :)) 

Yıl bende, "hayat devam ediyor, dağılma sakın, daha zoru kapıda. Psikolojini sağlam tut" motivasyonu ile geldi ama çıkmadık candan umut kesilmez hesabı, beni tepetaklak eden hayal kırıklığıma şifa olsun. Hiç beklemiyorum o şifayı ama bana sürpriz yapsın inşallah. 
Selametle...
 

1 May 2021

Nisan Ayı Etkinlik Yazısıdır.

Selamlar 

Bahar gelmiş neyime modundayım malesef. Hafta içi canlı dersler, hafta sonu kısıtlamalar derken. nisanda geldi geçti a dostlar. Bugün diyetisyen kontrolüne giderken, bu güzelliği görünce bari bu baharın bir anısı kalsın dedim, alacele çektim bir foto. 



 Nisan ayında Azra Kohen, okumaya karar vermiştim malum. Daha önce hiç okumadığım bir yazardı. Benim için farklı bir deneyim oldu. İyi bir aşk hikayesi kurgulamıştı. Keşle sadece o şekilde kalsaydı. O zaman çok beğendim diyebilirdim. Çünkü kalemi gerçekten iyi. Fakat malesef, ideolojik taasublarından kurtulamamış bir ruh. Uzun yıllar tesettürle eğitim görebilmek, mesleğini icra edebilmekle ilgili sıkıntılar yaşamış biri olarak, örtüsünden kurtulan bir kadının yaşadığını özgürlük olarak tanımlaması bana bağnazca geldi. Bunu bir tercih olarak aktarsa hiçbir sorun yok ama özgürlük olarak adlandırması açıkcası rahatsız ediciydi. Ayrıca, "dini daha iyi anlamak için ezanı bile Türkçeye çevirdiler" deyip, bunu olumlayan bir cümle okuduğumda, gözlerime inanamadım. Yanlış anlaşılmasın, yazarın İslamla bir sorunu var diyemem. Çok belli böyle bir derdi aslında yok. Ama geri kalmışlığı, müslümanca tercihleri olan insanlar üzerinden anlatmak, bunların dini doğru yorumlamadığını iddia edip, toptancı bir bakış açısıyla, her türlü dini yapıyı yargılaması insafsızcaydı açıkcası. İyi niyetine inanmak istiyorum, güzel bir kalem, umarım karşısına tıpkı Ayşe Şasa'ya olduğu gibi onu taasublarından kurtaracak birileri çıkar. 

Ben kitap okurken, cümle avına çıkarım. Kitapta altını çizdiğim yerler oldu tabi. Şimdi birini paylaşacağım sizinle ama tamamen spontane. Yani şu an sayfayı açtım ve karşıma çıkan altı çizili ilk cümleyi yazıyorum, alıntı vermek adına. :)) 

......bu çıktığı yolculuktan hiçbir şeyi öğrenmediyse bile hayat ona, kalbini duymayı öğretmişti. Dinleyip dinlememek sadece bir seçimdi. Kalbini duymayan, kalbinin bir sesi olduğunu bile bilmeyen milyonlarcasının arasında kalple konuşabilmek ne büyük bir ayrıcalıktı. Kendini bilmek kalbini duyabilmekle başlardı. 

Bu ay oyuncumuz Tilda Swinton. Ayın başında Ramazan'ın başlaması ve Ramazan'ın kendine has ritmi olması nedeniyle bu ay sadece tek film seyredebildim. Kevin hakkında konuşmalıyız. Uzun zamandır beni böyle sarsan bir film seyretmemiştim. Lohusa depresyonuna giren bir anne, oğluyla ilk andan itibaren sağlıklı bir iletişim kuramamıştır. Bebeklik döneminde, anne ile sağlıklı bir şekilde kurulamayan güvenli bağlanma duygusunun yarattığı yıkıcı etki Kevin ve annesi arasında uçurumu her geçen gün daha da artırmıştır. Belli bir zaman sonra durumun farkın varan anne, babayla bu durumu sağlıklı bir şekilde asla değerlendirememektedir. Çünkü Kevin babasıyla ilişkisinde hiçbir sorun yaşamamaktadır ama tabiki görünüşte. Sonuç Kevin'in neden olduğu çok ağır bir trajedi. 
Bütün ebeveynler mutlaka seyretmeli derim. Film boyunca anne ve baba arasında bir kere bile dile gelemeyen cümlenin filme isim olması da iyi bir ironi. 

Mayıs ayı yazarımız, Jose Saramago
oyuncumuz, Julia Roberts 

Selametle....





10 Kas 2020

İlk Hafta Başarılı :)

 


Selamlar 
Yarımlar yarım kalmamalı dedik, gayrete geldik. Durumu bir iddiaya, bir meydan okumaya çevirmenin motivasyona etkisi malum. Bizde Goncacan'la öyle yaptık ve geçtiğimiz pazar gününe kadar, o tatlı kızı Elif'e ördüğü hırkayı bitirecekti. bende bu şalla, teki örülmüş bir çorabı bitirecektim. Sonuç ortada....


Bende işlem tamam. Goncada bitirdi. instagram sayfasında paylaştı. Kısacası bu hafta için görevler tamamlandı. Bitti mi tabi ki hayır. 


Bu haftanın rakibi Sevgi, benim iddiam ise fotoğrafta, inşallah yazılı mevsimi işimi sekteye uğratmaz ve mahçup olmam. 


Kendimi uzun süredir ihmal etmemim sonucu, epeyce kilo aldım malesef. Arada denemelerim oldu fakat istikrarı yakalayamadık. Bu defa Allah izin verirse, niyeti sağlam aldım. Bugün üçüncü gün, inşallah devam edip başaracağım. 

Okul işlerim yoğunlaştı bu ara. Birinci yazılıları yapıyoruz. uzaktan ve yüz yüze eğitim alan herkes, yüz yüze sınava geliyor. Aslında bu postu dün yazacaktım, hatta sevgili Deep'te gördüğüm kış mimini yazmak istiyordum ama yazılı hazırlığı beni bayağ oyaladı  ama en kısa zamanda yazacağım, çok sevimli bir mim çünkü. Ayrıca biten şalda tek başına bir postu hak ediyor. Bir Haruni şal hikayesi ile gelmeyi düşünüyorum. bekle beni bloğum. :)) 

Bu arada günün anlam ve önemine değinmeden geçmeyeyim, malum Atatürk'ün seneyi devriyesi. Onun nezdinde, bu millete hizmet eden tüm büyüklerimizi rahmetle anıyorum. Mekanları cennet olsun. 
Selametle....







1 Ağu 2020

İyi Bayramlar ( Etkinlik duyurusu içerir)



Selamlar
Çok şükür, bir bayrama daha kavuştuk. Rabbim sağlıkla sıhhatle, daha nice bayramlara ulaşmayı nasip etsin. Kurban bayramının ilk günü, genelde kurban kesim yerlerinde geçer malum. Biz her sene kurbanı, dayım, dayımın çocukları ve iş ortağı ile beraber keseriz. Dayımın organize sanayiide, mermer işledikleri bir fabrikası var. Vinç, temiz mekan, su, yemekhane, ve güzel bahçesi ile çok konforlu bir ortam sağlıyor bize. Erkekler, etlerin paylaşımı konusunda çalışırken, bizde yengemle, gelinlerle ve kuzenimle bahçede keyif yapıyoruz 😁


Eski komşum, eskimeyen dostum Nazile, runner dikmek istiyormuş kendine. Evde motifleri örecek, uygun ip yoktur dedi. Bende dostluk bunu gerektirir dedim ve motifleri ördüm. Nazile dikince yine paylaşırım sizinle.

 
Dediğim gibi, fabrikanın güzel bir bahçesi var. Genç anneler, bebelerin peşinde koştururken, ben örgü örüp, kitap okudum. Kurban payı işiyle uğraşanlara çay kahve yemek servisi yaptık. Adamları katıksız çalıştırmadık yani 😀 İşimiz öğleden sonra 5 gibi bitti. Keyifli, güzel bir gündü. 


Diğer paylaşımımda bahsetmiştim, Julia Roberts filmleri seyrediyoruz kızımla. Sonra neden blogcanlarla beraber seyretmeyelim dedim. Benim daha önce böyle etkinlik düzenleme tecrübem yoktur. Kusurum olursa, şimdiden affola. 
1 Ağustos- 1 Ekim arasında, haftada en az bir tane seyredelim diye düşünüyorum. Ben seyredip beğendiğim, seyretmeyip merak ettiğim filmlerinden bir liste hazırlıyorum. Listeye eklemek istedikleriniz olursa, fikirlere açığım. 

  • 01 Ağustos-8 Ağustos: Mona Lisa'nın gülüşü ( seyredip sevdiklerimden)     
  •  09 Ağustos-15 Ağustos: Mucize ( seyredip sevdiklerimden)
  • 16 Ağustos-22 Ağustos: Ye dua et sev ( merak ettiklerimden)
  • 23 Ağustos-29 Ağustos:  Çelik manolyalar ( merak ettiklerimden)
  • 30 Ağustos- 03 Eylül: Omuz omuza
  •  04 Eylül- 10 Eylül: Aşk engel tanımaz
  • 11 Eylül-17 Eylül: En iyi arkadaşım evleniyor. 
  • 18 Eylül- 24 Eylül: Yatağımdaki düşman 
  • 25 Eylül- 31 Eylül: Özel bir kadın 

Seçmek zor oldu. Ama çok uzatmadan tadında bırakmak istedim 😌
Katılmak isteyenler belirtirse sevinirim. 😍
Bayramımız mübarek olsun.  
Selametle...

28 Tem 2020

Ağaç Ev Sohbetleri 49



Selamlar 
Ağaç ev sohbeti, yazmayı sevdiğim bir seri. Kurban bayramı anılarımızdan bahsedelim dedi sevgili deep. 

Kurban bayramı anılarımdan en komiği, fıkra gibi. Kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum, ama sanırım epey çocuğum. Bahçeli evimizdeyiz. Bir arefe günü, demek ki o sene kurban bizim bahçede kesilecek, dedemler hayvanı bize getirdiler. Kocaman bir tosun. Evde dedem, annem ve ben varız. Diğerleri nerede hatırlamıyorum. Hayvana yem ve su verdi dedem. Ben evin önündeki verandadayım. Bütün dikkatim hayvanda. Annem ve dedem, "yorulacak hayvan keşke yatsa"deyip, ayakta durduğu için üzülüyorlar. duyuyorum, kim hayvanın yanından gelse diğerine "yattı mı" diye soruyor. Aradan ne kadar geçti hatırlamıyorum, hayvan ayaklarını topladı ve "oturdu". Ben heyecanla seslendim, "dede dede, hayvan oturdu, yatar birazdan" diye. Dedem şaşkın, "nasıl oturdu yani" diye yanıma geldi. Meğer, büyükbaş hayvanlar öyle yatarmış. 😁😁 Annemle dedeme iyi malzeme olmuştum. "Demek hayvan oturdu yani" deyip güldüler bana uzun süre.

Ailem bu konuda çok özenliydi. Konuyu trajedi haline getirmeden, ibadet kısmı hakkında, şuur verdiler bize şükürler olsun. Dedem, Hz. İbrahim'in kıssasını anlatırdı bize. Dünyada Allah'tan gayri, hiçbir şeye bel bağlamamanın adıdır kurban. Hz. İbrahim'in fedakarlığının, Hz. İsmail'in teslimiyetinin hediyesidir, kurban. O yüzden çok kıymetlidir. 

Çocuksun işte, yediğimiz etler sanki, ağaçta yetişiyormuş gibi, "ama hayvanlara yazık değil mi dede" demiştim bir gün. "Yavrum, onların kısmeti sana besin olmak, zaten normal zamanda kesip, yiyoruz hayvanları, ama hayvanların şanslı olanları, kurban olur" demişti.

  Fotoğraftaki yastık, başka hayaller, başka planlar kurarken, nasipte bu varmış dedirtti. Sonuç beklediğmden farklı ama güzel oldu sanki. 
Birde bu ara kızımla eski filmlere sardık. Ben çok severim, Julia Roberts filmleri seyrediyoruz. Bir etkinlik planlamayı düşündüm, bunu üstüne. Birlikte Julia Roberts, filmleri seyredelim mi, her hafta bir tane. Var mısınız. 

15 May 2020

Hoşgeldin Bebek

Selamlar 
İki gündür kısıtlanmanın, koronadan kaynaklı değişen yaşamlarımızın etkilerini sonuna kadar hissettim. Benim en küçük kardeşimi ikinci defa anne olmaya hazırlanıyordu. Bebeğimizin doğumu daha haziran ortası gibi bekleniyordu. İki gün önce gece yarısı bir telefon, kardeşim gebelik zehirlenmesi geçiriyormuş, tansiyonu 17/9  ve hastaneye yatırmışlar. Daha önce hiç tecrübe etmediğimiz yeni bir durum. Tabi netten baktım, nedir ne değildir diye. Aman Allah'ım nasıl korkunç şeyler yazıyor. Hem anne, hem bebeğin hayati risklerinden bahsediyor. Doğal olarak endişe tavan yaptı. Çorum'da yaşıyorlar. Aslında çok uzak değil ama bu kısıtlamalar nedeniyle izin almadan yola çıkmak imkansız. Sonra o gece damat beyin kardeşi asker olunca izin konusunu çok düşünmeden eşiyle yola çıktı. Ankara'da yaşıyorlar. bizden daha yakın. Yalnız kalmadılar şükürler olsun. O gece tansiyonuda düştü kardeşimin. Biraz rahatladık. Ertesi gün damat beyin kardeşi annemi, kendi annesini, diğer kardeşimi Sivas'tan alıp, Çorum'a gitti. Bir anda evde nüfus kalabalıklaştı. Öyle olunca ben izin alıp gitme işini ertelemek zorunda kaldım. Annem ve dünürümüz yaşlı insanlar ve ev yeterince kalabalık. Kısacası "salgın nedeniyle hayatlarımız değişti" cümlesinin ne anlama geldiğini iliklerimize kadar hissettik. 
En son gelişme, dün sabah bizim küçük adam birazda mecburen dünyaya geldi. Şu an 33 haftalık, 1.400 gr. O minicik canıyla, düştüğü dünya yurdunda imtihanını vermeye başladı. Genel durumu iyi. Ama yenidoğan yoğun bakımında tabii. Hemşire ablası bu geceyi atlatırsa daha umutlu olacağız dedi. Gece bitmiyor.

Yanına bile gidemediğim ama endişesini yüreğimin en derininde hissettiğim küçük adam, hoşgeldin, bizimle kal. Bu küçük adamın bir ablası var. Adı Hiranur. İki gündür duam "Allah'ım, annesini ve kardeşini Hiranur'a bağışlasın" Amin.


Baktım ki, sadece oturup düşünmek beni depresif yapacak, hobilerime sarılmak en iyisi. Balkondaki takımın minderlerini değiştirmeyi düşündüğümü yazmıştım. Onları yeniledik. Bende balkon dekorunu yenilemek adına, yastık örmeyi planlamıştım. Daha önce ördüğüm sofi karelerini, balkonda kullanmayı düşünüyordum zaten. Teklilere onu kullanınca, ikili koltuk için yastık örmeyi planladım.


Koltuğun ortasına böyle dikdörgen bir yastık düşündüm.


Bu modeli de acayip beğeniyordum. köşelere kare yastık düşününce denemeye karar verdim. Bu işler böyle olmasa bu kadar çabuk bitmezdi. Şimdi bu modelden, bir tane daha öreceğim. 
Yastıkların arkasını örgü yapmamaya karar verdim. İpler bu kadar kıymetliyken :) Yastıkların arkasını uygun kumaşlarla kombin yaptıracağım. Malesef benim bir dikiş makinam yok. Bu süreçte en büyük pişmanlığım oldu. O nedenle terzi bir arkadaşa yaptıracağım. Bakalım bayrama yeni dekorumuz yetişecek mi?


Bu arada sehpa içinde yeni bir örtü öresim var. Alternatifleri değerlendirmeye çalışıyorum. 

Ayrıca bugünlerde, Nurettin Topçu'nun Yarınki Türkiye isimli kitabını okuyorum. Eğitim sendikalarından biri, lise çağındaki çocuklar için hazırladığı bir proje kapsamında , öğrencilere okutuyordu bu kitabı. Çoğu kişi kitabı ağır bulmuştu, öğrencinin düzeyi için. Ama biz bu gençleri zorlamadıkça gerçek kapasitelerini ne biz ne de onlar göremeyecek gibi. Kitap tamam biraz ağır ama emek olmadan yemek olmuyor değil mi. Özetle bir 100 sayfa okudum ama hayran kaldım. Gerçekten her Türk genci okumalı bu kitabı, sağlam ve milli bir ufuk kazanabilmek adına. Daha sonra kitaptan birkaç alıntıyı da paylaşırım inşallah 

Duanıza talibiz. Hayırlı cumalar. Selametle  

18 Kas 2019

toparlanmak lazım




selamlar
bir garip ruh hali içindeyim. aslında tembellik etmiyorum. sürekli bir şeylerle uğraşıyorum ama sanki hiçbir işim bitmiyor. normalde iş yükü beni olumsuz etkilemez. hatta motive eder. ama bu defa ne oldu bilemem. tükenmişlik sendromu dedikleri böyle bir şey mi acaba. ben öyle melankolik depresif bir ruh haline sahip değilim. pek bilmem bu duyguları. ilk defa, yapıyorum, yapıyorum ama iş bitmiyor gibi hissediyorum. hayrolsun. 
bu hırkadan geçen sene kendime örmüştüm. kızım "anne benim başım kel mi" dedi. :)) 
"elbette değil evladım" dedim ve ortaya bu sevimli hırka çıktı. alize midi ile ördüm. 4,5mm tığla. artık Şüheda İstanbul havasında kaban niyetine giyer.
dip not: bu fotoğraftan anladığım, çocuğumun yurt odası derli toplu ve temiz. aferin benim kızıma :)