Pages

örgü battaniye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
örgü battaniye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kas 2021

Niyet Ettim Frida Blanket Modelini Açıklamaya :)


Selamlar
Bu işlere merakı olan olmayan, seven sevmeyen, blogumu ziyaret eden herkes biliyor artık Fridanın Çiçekleri adlı battaniyeyi. Sevgili Özlem yani Yüreğimin İklimi motiflerden birer tane örmemi isteyince, (model olması hasebiyle...) Neden açıklamıyorum bu motifleri diye düşündüm. Biz sevgili grubumla, geçen sene bu battaniyeyi ördük. Fakat o kadar zevkli bir model ki, ben üç tane ördüm. Bir tane daha örmekte de hiç beis görmüyorum. 

Yukardaki foti, sevgili Neslihan'ın battaniyesine ait. Bir TV battaniyesi kıvamında. Nette gezerseniz çok farklı şekillerde yapılıp kullanıldığını görürsünüz. Hatta bizim Hatice kazak yapıp giydi bile :)) 


Fridanın çiçeklerini örmek için, biz,coton içerikli ipler kullandık. Ama ip ve renk konusunda yüreğiniz nereye istiyorsa oraya gitmek serbest :))) Ben ekibimle ördüğüm iplerin renk kodlarını paylaşayım. fikir olsun. 


Tablo için sevgili Nilgün'e teşekkür etmek şart. grubumuzun sevimli patronu. hep sistematiktir. Saat gibi işler :) 


Tasarımcının orjinal renklerine en yakın renkler bunlar. Tablodaki renklerle örüldü. Böyle, düz motifleri iki renk yapacaksanız, her renkten bir tane almak yetiyor. Ama düz motifleri tek renk yapmak isterseniz o zaman işler değişir tabi. 
Renk konusuna çok takılmadan evdeki ipleri de değerlendirmek isterseniz o da mümkün. 


Benim evdeki ipleri değerlendirerek ördüğüm ilk battaniyem işte bu. 

Şimdi gelelim benim planıma. Şimdilik konuşup karar verdiğimiz sevgili Derya, sevgili Ece ve fikrin mimarı Özlem var kadroda. Özlem'le yaptığımız konuşmada yılbaşından sonra başlayalım dedi. Bu kadar önce duyurmamın amacı, bizimle örmek isteyenler çıkabilir. Süreçte iplerini tığlarını hazır etsinler. Malum teferruatı bol bir iş. Amacım detaylı fotoğraflar çekmek. Ben teknoloji özürlü biriyim. O fotoları nasıl düzenlerim bilmiyorum ama bir çaresi bulunur elbet. :)

Süreci şöyle yönetmeyi düşünüyorum. 1 Ocak itibariyle her hafta bir motifin açıklamasını vereceğim. Aynı motiften belli sayıda lazım bize malum. O hafta, katılan arkadaşlar açıklama verilen motiften istenilen sayıda örecek. Bu şekilde hepimiz aynı anda battaniyelerimize kavuşmuş olacağız. 
Ben çok heyecanlıyım açıkcası. İnşallah yüzümün akıyla çıkabilirim bu işim içinden. 
Selametle...

22 Ara 2020

Şenlik +2 Yeşilin Kızı Anne


Selamlar 
Yeşilin kızı Anne; bu tutkulu, kızıl hatun ve enerjisi hepimizi içine çekti. Vahşi kapitalizm onun enerjisini fark edip, piyasasını oluşturdu çoktan ama şimdi bu konuya takılmayacağım. Bu durum sanırım çağın insanın entelektüel çaresizliği, kabul edip yol almak lazım 

Anne'ye az sonra tekrar döneceğim ama size önce, Fridanın çiçeklerinden bahsetmeliyim. Bu tasarımı ördüm daha önce, takipçilerim hatırlar. Bu defa daha büyük bir organizasyonun içinde örüyorum. Harika insanlardan oluşan, güzel bir vatzap 😏 grubum var. Ben malesef hepsine katılamadım ama ekip, 11 defadır birlikte motif örüp, birbirlerine sevimli paketler hazırlayıp gönderiyor. Rutine enerji ve heyecan katmak adına muhteşem bir organizasyon. Paket hazırlamak çok başka bir keyif, paket beklemek çok başka. Beş yılı geçti sanırım bu grupla beraberim. Daha önce ne yapıyordum, nasıl vakit geçiriyordum unuttum. Onlar olmadan yoluma devam edebilir miyim, artık çok zor. Türkiye'nin farklı yerlerinde kuzenlerim hatta kız kardeşlerim varmış gibi hissettiren harika bir duygu. Şimdiye kadar daha basit motiflerle yol aldık ama artık daha özel bir şey yapalım deyip, Fridaya niyet ettik. Birbirimizi video çekip destekliyoruz, anlaşılmayan sıralar konusunda. Daha güzel bir sinerji yakaladık. Bu motifler Konya yolcusu. Sevgili Neslihan'a gidecek. Hep mutlu günlerini ısıtsın inşallah. 

Gelelim bizim tatlı kızıl hatuna. Ben normalde, kelimelerle oynayan yazarları severim. Bir kelimeyi alıp, bir kaç farklı anlamını bir arada kullanıp, düşündüren yazarları. Mesela İskender Pala, mesela Nazan Bekiroğlu gibi. Zannederim bundan sebep, Kerkük hoyratlarını ayrıca sever dinlerim.

Fakat bu kitap gibi, bazı yazarlar ve kitapları bana basit bir dilin sade anlatımında derin manalar içerebileceğini gösterdi. Aslında olan, hepimizin malumu Kimsesiz ve bakımsız kalmış, küçük Anne'nin yolunun o yaşlı kardeşlerle kesişmesi. Ama o minik yürek, hayatı o kadar güzel anlıyor ve algılıyor ki, kendi büyürken, etrafını da değiştirip, dönüştürebiliyor. Ben, Anne olduğum yılları hatırlıyorum, aslında hepimizin Anne olduğu yılları var. Sanırım onun bizden farkı, tutkularının peşinden cesurca gitmeye devam etmesi. Ben kendi adıma, tutkumu canlı tutamadım, sanırım evcilleştirildim. 😔

 Öğretmen olunca, kırklı yaşları da yarılayınca, gördüğüm manzara şu, çocuk yetiştirirken, hep bizim onlara öğretecek bir şeyimiz var iddiasındayız. Aslında fıtrata en yakın, olan o yavru. Henüz kaynakla arasına yollar, yıllar girmemiş. Keşke evlatlarımızdan öğrenme şansını kaçırmasak, keşke biz onu büyütürken, onun da bizi değiştirmesine izin versek, onlara alan açsak, Anne'ler enerjilerini kaybetmese..

Yazıya başlarken niyetim, kitaptan alıntılar yapmaktı ama vazgeçtim. Okumayan dostlara tavsiyem, okusunlar. İnsan ruhuna iyi gelen bir yanı var ama kitabın sonundaki cümleyi farkındalık açısından önemli bulduğum için paylaşacağım. selametle...

"İçinden gelerek çalışmanın keyfine varabiliyordu, değerli hedeflere ve güzel arkadaşlıklara sahipti. Hiçbir şey hayallerindeki ideal dünyayı veya içindeki sevgiyi ondan çalamazdı. Nasılsa yol boyu her zaman dönemeçler olacaktı."




 

16 Eki 2020

Work Work Work.....


Selamlar, cumanız mübarek olsun. 

Mrs. Leslie'yi bilmeyenimiz yok sanki. Gayretle ve azimle bize adım attırmaya çalışıyor. Benim içimde de bir ses, dağıldığım zaman Leslie gibi "work work work" demeye başlıyor sanki. Niye böyle bilmiyorum, bilinçli bir tercih mi onu da bilmiyorum ama bu böyle oldu her zaman. Çalışmak, beni ayakta tutan bir şey. Yine öyle oldu. Mehmet'in cenazesinden dönünce, milyon tane iş başladım, kitaplara sardım. Allah'tan 12. sınıflarım var yani okulda başladı. Hatta stajyerlerim bile var. Rabbim yarattığı kulu, kendinden daha iyi tanıyor, neye ihtiyacı olduğunu biliyor, şükürler olsun. 


Tasarım battaniyelere ilgimi biliyorsunuz. Fakat Frida'nın çiçekleri gözümü hep korkuttu. Yapamam sandım. Motif grubumuzun sevgili patronu Nilgün, bizi gayrete getiren bir hamle yaptı. Bu sene motif etkinliğinde bu battaniyeyi öreceğiz. Ben kendimce bir iki deneme yapmıştım, bu haberin üstüne. Baktım motifler çok güzel, nerede kullanırım ben bunları diye düşünüyordum ki zihnimde ampül yandı. Evde bir dolu pamuk ip var, hepsi aynı renklerle olmak zorunda değil motiflerin, önden bir tane örmene ne engel dedim ve ortaya bu güzellik çıktı. Orjinal hali ve büyüklüğü bu. Hanımlar motifleri çok farklı şekillerde yerleştirip, ortaya çok çok güzel ürünler çıkarmış, nette gezince sizde görürsünüz ama ben bu diz battaniyesi büyüklüğünü sevdim. Etkinlikten gelecek motifleri de bu boyda yapacağım. Allah ömür verir, torun torbaya karışırsam, "çiçekli diz battaniyesi olan anneanne" olarak kalmak istiyorum zihinlerinde :) 

Sevdiyseniz, hiç çekinmeyin derim. you tube'da çiçekleri Türkçe açıklayan sayfalarda var. 

Fırfırlı yastık, Ubuntu battaniyeden kalan iplerle yapıldı. Bu ara bizim evde İspanyol esintileri var anlayacağınız. 


Tevafuk mu deniyor bu hallere bilmem, kötü haberi almadan bir önce başlamıştım. Malum onca yiğitliğine, onca korkusuzluğuna rağmen, arkadaşının ölümü karşısında dağılan ve ölümsüzlük peşine düşen, insanlık tarihinin ilk kahramanlarından Gılgamış...

"Gılgamış daha oturur oturmaz, uyku bir sis gibi çöktü üstüne. Ut-Napiştim, karısına dedi ki:"ölümsüz yaşamı dileyen şu adama bak, uyku sis gibi çöktü üstüne!"

Ut-Napiştim haklı, uykuya bile direncimiz sınırlıyken, nelerin peşindeyiz. taleplerimiz, şımarık bir çocuğun talepleri gibi çoğu defa. Gerçekten yetişkin olmak için beşerlikten sıyrılıp, "insan" olmak gerekiyor sanırım. 😇


Frida kesti mi beni, tabi ki hayır...

Şimdilik şu çayı içip, kalkıp okula gitmek lazım, ders var.

Selametle.... 

10 Haz 2020

Canlı Canlı Dersler :)))



Selamlar 
Herkesler gibi benim içinde hayatımın en ilginç dönemi oluyor. Aylardır okul ortamından uzağız. Ama ders anlatmaya devam ediyoruz. Dün bir arkadaşla konuşurken, yeğenim bilgisayarı masaya getiriyor, eba'dan canlı derse giriyor, biz çay çorba içerken öğretmen eba'dan ders anlatıyor. tüm aile dersi dinliyoruz dedi. Bu bende daha önce fark etmediğim bir aydınlatma yarattı. Ben, öğrenciler odalarına çekiliyor, ya da nisbeten sakin bir ortama, oradan derse katılıyorlar diye düşünmüştüm hep. Şu an, acaba kaç kişinin çay ya da sohbet ortamında, Kant'ın ahlakını, 20. yy felsefesinin temel tartışma konularını anlattım acaba diye sorguluyorum. :)))

Resimdekiler cânım arkadaşım Gonca'nın hediyesi. Ramazanda TRT'de yayınlanan Kuşlarla Yolculuk adlı diziden bahsetmiştik. Bu aslında bir kitap dedim. Hem kendine hem bana almış, kitabı. Nurettin Topçu'nun kitabı daha önce söylediğim gibi eğitim sendikalarından birinin öğrencilere okutmak için belirlediği kitaplardandı. Sendika projeye katılan çocuklara kitapları ücretsiz veriyor. Öğrencilerimden birinden alıp okumaya başlamıştım. Çok sevdim, alacağım kütüphaneme demiştim. Onuda almış benim için. Ördüğüm yastığın eksik rengini, harika bir motiften harika bir tutacağı, ve örgü ören herkesin, temel ihtiyaçlarından misinalı iki adet şişi ve o çok güzel kalbini koyup göndermiş paketi. İki gönül bir olsa üç aylık yolda ne var diyor ya eski bir türkü. Dostluk ve muhabbet bakiyse mesafelerin hiçbir önemi kalmıyor gerçekten.  çok teşekkür ederim Goncacan...



Benim tasarım battaniye merakım malum. Yine yeniden bir tasarım battaniye başladım. bu defa biraz zorluyor. En bi sevdiğimden. :))) 


Bu aşamadan biraz daha ilerledim, güncel olarak. Ama çok fazla değil. İskender Pala'nın son kitabı, Akşam yıldızı, Nurettin Topçu,Yarınki Türkiye, Karoo Wintage, canlı derslerim ve ben yuvarlanıp gidiyoruz. Gerçi böyle devam ederse gerçekten yuvarlanmaya başlayacağım. Epey kilo aldım. Ama bugün güzel bir karar alıp, doğru hamleyi yaptım. Sabah yürüdük kızımla bir saat. Kendime söz verdim. doğum günüme kadar, iki öğün beslenip, bir saat yürüyeceğim. 20 Temmuza kadar. Süreçte başarıp başaramadığımı samimi bir şekilde itiraf edeceğim, size de söz. 
Selametle. 

27 Mar 2020

Yeğene Battaniye ( açıklaması)

selamlar
Karantina günleri nasıl gidiyor adostlar? Ben açıkçası, hobileri olan biri olmama rağmen, fena halde bunaldım. Kendimi sürekli telkin ediyorum. Yoksa halimiz duman :)) 
Kendimi sakin tutabilmek adına, alıştığım saatte kalkıp, sevdiğim şeyleri yapmaya çalışıyorum. İlk hafta geç yatıp geç kalkma modunu denedim. Olmadı, kendimi daha kötü hissettim. O yüzden yine erken kalkıp, gece 11.30, 12 civarı uyuyorum. en azından biyolojik saatimi bozmamak adına. Sevgili Deep'in sayfasında bir mim gördüm. onu yazacağım yakında. O yüzden şimdilik burada kalsın. :)


Bu sürecin iyi yanı hobilerime daha fazla zaman ayırmak oldu. Dünyaya gelmek için gün sayan bebeklerden biri de yeğenim. Üçüncü kez teyze olacağım. Küçük beyimize sıcacık bir battaniye ördüm. Göründüğü kadar zor olmayan bir örgü. Hem bana arşiv olması hemde yapmak isteyenlere fikir olması açısından kısa bir açıklama hazırladım. Ördüğüm battaniyeden sevdiğim, sevmediğim yönleride belirttim. hadi bana kolay gelsin :)


Battaniye iki farklı renkle örülüyor ama ip geçişi yapmıyoruz. İpleri sırasıyla teker teker  örüyoruz. Yani gri iple örerken sarı ipi de beraber götürmüyoruz. Bu açıdan kolay. 5 numara şişle ördüm. Himalay'nın bir ipiydi. Şu an net hatırlamıyorum. Ama biraz kalın oldu sanki. O yüzden Alize happybaby ve ya Nako elitbaby gibi bir iple 4,5 numara şişlede örülebilir. Hatta daha iyi olur. Ayrıca kenarı pirinç örgü. ortası haroşa. Ama kenarı da haroşa olmalıymış. Gerçi kullandıkça açılır, kenardaki volan düzelir ama bugünkü aklım olsa haroşa örerdim. Bu notlardan sonra, açıklamaya geçelim.


MODELİN AÇIKLAMASI 
 İp ve şiş bilgilerini yukarıda verdim. 183 ilmek atarak başlıyoruz. Bu battaniyede 5cm tekli pirinç örgü var. Ben bir daha örersem 5cm haroşa öreceğim. Kenar bitince modelli kısıma geliyoruz. Her iki kenardan ana renkle bordür gideceğiz. O nedenle örgünün diğer tarafınada ana renkten bir yumak olması lazım. Yani 3 yumak beraber gidecek. Kenar bordürü için her iki başta 10 ilmek ayırdık. İster pirinç ister haroşa. siz karar verirsiniz. Tek ayrıntı. bu 10 ilmekten modelli kısmın dibindeki ilmek önden ters örülür, arakadan örmeden alınırsa bu volan oluşmaz zannediyorum. Benim aldığım açıklamada bu ayrıntı belirtilmemişti. Bitince böyle bir sonuçla karşılaştım maalesef. Zamanla formuna kavuşacak umudundayım.
Ben horaşayı sürekli ters örerek yapıyorum. O nedenle ters sırada renk değişikliği yaptım. Sürekli düz örüyorsanız düz sırada renk değişikliği yaparsınız. Bu nedenle düz ters diye bir ayrıntı belirtmedim. Birde renklerden bir diş horaşa örüp sonra diğer renge geçiyoruz. Malum bir diş horaşa iki sıra. yani her renkten 2 sıra örüp sonra diğerine geçeceğiz. Sıra sayısı diye belirttiğim, bir diş haroşa sırasıdır. Her sıranın yanına hangi renkle örüldüğünü yazdım. Bu sırayla örünce baklava dilimleri oluşuyor. Tırnak içindekiler tekrar edilen kısım.

1.sıra (sarı): 1 ör 1 boş al "9 ör, 1 boş al" sıra sonu 1 ör olacak
2. sıra: (gri): 3 ör,"1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 3 ör" sıra sonu 3 ör olacak.
3. sıra: (sarı): 2 ör, 1 boş, "7 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al" sıra sonu 1 boş al, 2 ör.
4. sıra (gri): 4 ör, "1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 5 ör" sıra sonu 4 ör.
5. sıra ( sarı): 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, "5 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al" sıra sonu 5 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör.
6. sıra ( gri): 5 ör, "1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 7 ör" sıra sonu 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 5 ör.
7. sıra ( sarı) 2 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al "3 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al" sıra sonu 3 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 2 ör.
8. sıra ( gri) 6 ör, " 1 boş al, 9 ör" sıra sonu 1 boş al, 6 ör.
9. sıra ( sarı): 2 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, " 3 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al" sıra sonları her zaman sıra başındaki işlerim tersinden yapılacak o nedenle artık yazmayacağım.
10. sıra ( gri): 5 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, "7 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al"
11. sıra ( sarı): 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, "5 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al"
12. sıra ( gri): 4 ör, "1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 5 ör"
13. sıra ( sarı): 2 ör, 1 boş al," 7 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al"
14 sıra ( gri): 3 ör, " 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 1 ör, 1 boş al, 3 ör"

Bu sıra bir tam gri baklava dilimi oluşturuyor. Bu sıralar 11 defa tekrar edilir. sonra bitirmek için yeniden ana renkle bordür yapılır ve ilmekler kapatılır.

umarım yeterince açıklayıcı olabilmişimdir. selametle....

24 Eyl 2019

ubuntu (ben biz olduğumuzda ben'im)

selamlar
bugün misafir oyuncu olarak gittiğim okuldaydı dersim. tedbili mekanda ferahlık vardır demiş atalarımız. haftada bir, takım değiştirmek bana iyi geliyor. uzun süredir kız meslek lisesinde çalışınca erkek öğrencilerin derse kattığı enerjiyi unutmuşum. çok iyi geldi. 
ama malesef yine ve yeniden tespitimdir ki, gençleri biz yada aileleri yönlendiremezken, sosyal medyayı elinde tutanlar çok güzel yönetip yönlendiriyor. başkalarının fikirlerini sanki kendi fikirleriymiş gibi sahiplenmek konusunda çok hevesliler. az okuyan herkesin başına gelen şeyler. karşısında süslü kelamlar edenlerin etkisine çok kolay girebiliyorlar malesef. ah kitap okumak sen ne kıymetli bir şeysin insan hayatında 


genelde başlanmış bir kaç işim olur benim. birinden sıkılırsam diğeri devam ederdim. ama  bir baktım elimde başlı iş sadece motifli hırkam onunda motifleri bitti birleştirme ipleri elimde yok. resmen işsizim. ne değişik bir psikolojidir :))
daha önce blog alemi sevgili hatice'nin öncülüğünde sofi karesi ördü malum. sofinin tasarımcısı dedri uys'un 2018 tasarımı. ubuntu.. videoların yayınlandığı ilk anlarda görüp beğenmiştim ama bir süre karar veremedim. hangi iple falan derken onlar bayağ 4 hafta öne geçtiler. sonra onlara ayak uydurayım derken ben yeniden koptum. uzun bir süre ara ara sohbet ettik



beraber şehir şehir gezdik :))


diyetimin yakın arkadaşı oldu. bu ara yeni bir diyete başlayacağım. yeni bir diyet arkadaşı bulsam iyi olacak.




dedri uys bu hikayeyi biliyor muydu. okudu mu bilmem ama ben battaniye kadar battaniyenin adını da sevdim.

 Günlerden bir gün,Afrika’da çalışan bir antropolog, bir kabilenin çocuklarına bir oyun oynamayı önerir.
Oyun basittir.
Çocukları belirli bir yerde, yan yana sıraya dizer ve açıklar…
“Herkes karşıdaki ağaca kadar tüm gücüyle koşacak ve ağaca ilk ulaşan birinciliği kapacak. Ödülü ise yine o ağacın altındaki güzel meyveleri yemek olacak!”
Çocuklar oyuna hazır olunca, antropolog oyunu başlatır.
İşte o anda,bütün çocuklar el ele tutuşur ve beraberce koşarlar. Hedef gösterilen ağacın altına beraber varırlar ve hep beraber meyveleri yemeye başlarlar.
Antropolog şaşırır ve çocuklara neden böyle yaptıklarını sorar. Aldığı cevap hayli manidardır…
“Biz Ubuntu yaptık. Yarışsaydık, aramızdan sadece bir kişi yarışı kazanacak ve birinci olacaktı. Nasıl olur da diğerleri mutsuzken yarışı kazanan bir kişi ödül meyveyi yiyebilir?
Oysa biz, Ubuntu yaparak hepimiz yedik.
Ubuntu, bizim dilimizde “Ben, biz olduğumuz zaman ben‘im” demek…”


aslında ubuntu için bir dolu resim çektim. ama arşivim acayip karmaşık. aradım taradım bulamadım. demek ki nasipte bunlar varmış. özellikle kenar işleri devreye girince örtü sanat eserine dönüyor. malesef işlerin güzelliğini yansıtacak bir makinam yok. belli mi olur, günün birinde alırım kendime bir fotoğraf makinası kursa falan giderim bu yaştan sonra." tolstoy'un bisikleti" olur da, "mavilalenin fotoğraf makinası" olmaz mı:))
selametle...

21 Eyl 2019

tadilat var.

selamlar
geçen sene bir gayret motifli şal ördüm. kes kopar işini çok sevmeme rağmen.. ama yüzde yirmi beş yün karışımı bir iple örmüştüm çok kalın oldu. bir türlü kullanamadım. halbuki çok beğenmiştim mantığını. öyle atıl kalmasına içim el vermedi. küçük bir diz battaniyesine dönüştürdüm. aslında epey önce bitebilirdi ama siyah ipim bitmişti. ipi alınca bir heyecanla tamamladım. aslında motifli hırkayı bitirmek istiyorum ama ipim bitti diye bir işimin yarım kalmasından nefret ederim. bana kısıtlanmışlık hissi veriyor.


üstünden yıl geçince şalın resmi kalmamış arşivde sağolsun instagram.  after before yapmama yardım etti.



hafta sonu temizlik macerası ile gidiyor. bu hafta çarşambaya kadar bizim evde durum bu. arada okuyabilirsem, "tanrı tedbili kıyafet gezer" isiimli bir romana başladım. onu bitireceğim. ve mümkünse motifli hırkamın motiflerini bitireceğim. bakalım planlar tutacak mı.
selametle