Selamlar
Dönem sonu yoğunluğu ve tatil rehaveti yazılarımı sekteye uğrattı malesef. Hızlıca toparlayayım inşallah. Rüya gibi geçen, hiç ummadığım kadar izi kalan o beş gününün, üçüncü gününde Kudüs sokaklarındaydık. İlk durak Kıyamet Kilisesi'ydi. Bu kilise Hristiyanlar için en önemli hac noktası. Çarmıha gerildiğine inandıkları Hz İsa'nın, çarmıh sırtında Çile Yolu'nu yürüdüğünü, bu yolda iki kere düştüğünü ama geri kalktığını fakat bu kilisenin olduğu noktada öldüğüne inanıyorlar.
Kilisenin içine girmeden bu merdivenin hikayesini anlatmak lazım. Yukarda söylediğim gibi Hristiyanlar için çok önemli bir merkez. Bu nedenle kilisenin temizliği konusunda gruplar arasında sürekli kavga çıkıyormuş. Kilisenin anahtarı konusunda çıkan kavgayı, Selahaddin Eyyubi çözmüş. Anahtar, yüzlerce yıldır iki Müslüman ailenin emanetinde. Sabahları bir aile açıyor, akşam da diğeri kilitliyor. Bu düzen hala böyle devam ediyor.
Merdiven hikayesine gelirsek; o da kilisenin temizliği konusunda çıkan kanlı çatışmaları öğrenen Abdulmecid bir ferman yayınlıyor. Konuyu soruşturacağını, bu süreçte her şey, o anda nasılsa o şekilde kalmasını istiyor. Ferman okunduğu sırada bir Ermeni kilisenin camlarını silmek için o balkona merdiven dayamış. İkinci bir ferman gelene kadar her şey aynı şekilde kalsın denildiği için ve dönemin kaotik yapısından dolayı ikinci bir ferman da gelmediği için merdiven 170 küsür yıldır orada duruyor.
Bana ilginç gelen bir detayı anlatmadan geçmeyeyim. Hz İsa'nın öldüğünü düşündükleri noktada bir taş var. Hemen kapının girişinde. Orada yıkanıp, yağlandığını düşünüyorlar. Hristiyanların o taşa yapışmalarını görmeniz lazım. Bildiğiniz yakıyorlar taşı. Yüzlerini sürüyorlar, cüzdanlarını sürüyorlar. kıyafetlerini sürüyorlar. taşa yapışıyorlar. Ben hiç böyle davranışları olduğunu bilmiyordum. Bizim bazı hacılar Kabe'ye dokunmak istese, Hacerül Esved'i öpmek istese, önce biz kınıyoruz. Cahil davranışı diyoruz. Bunlara gerek yok diyor hatta ifşa edip, aşağılıyoruz. Biz kendimizi çok fazla mı hırpalıyoruz ne dersiniz.
Selametle



























Hiç yorum yok:
Yorum Gönder